Ana SayfaBilim ve Teknoloji“Biz hiçbir şeyi olmayan insanlarız ve Dünya’yı almaya geliyoruz”

“Biz hiçbir şeyi olmayan insanlarız ve Dünya’yı almaya geliyoruz”

HABER MERKEZİ – İşçilerin Ekonomi Toplantısı’nın ikincisi Selanik’te yapıldı. Toplantıya Türkiye’den Kadıköy Kadın Kooperatifi, Özgür Kazova İşgal Fabrikası ve çeşitli akademisyenler katıldı. Toplantıya katılan Prof. Dr. Neşe Özgen, Gazete Karınca’ya izlenimlerini yazdı.

Prof. Dr. Neşe Özgen

2. Euromediterranean Workers’ Economy Meeting (İşçilerin Ekonomi Toplantısı) 28-30 Ekim 2016 tarihleri arasında Yunanistan’ın Selanik kentindeki Vio.Me Fabrikası’nda yapıldı.

Vio.me, Türkiyeli aktivistlerin de yakından tanıdığı, izlediği, tartıştığı bir örnek: Selanik’te 2013 Şubat’ında “iflas gerekçesiyle fabrikayı kapatan ve kendilerini tazminatsız atan patronlara karşı, işçinin geliştirdiği özyönetimle üretim” örneklerinin en ilginç olanlarından birisi. Bu özyönetim üretiminin tüm tartışmaları ve aşamaları, Türkçe de dahil olmak üzere Vio.me‘nin web sitesinden bulunabilir.

Özyönetim üretimi

toplantı

2’ncisi yapılan Workers’ Economy Toplantısı’na gelince: İlki geçen yıl Arjantin’de yapılan buluşma; bu yıl esas olarak özyönetim üretiminin kapitalist olmayan yollarını aramaya ve bu deneyimleri paylaşmaya, özyönetim ekonomisinin uluslararası ağını oluşturmaya ve ahlaki bir ekonomi arayışına yöneldi. Latin Amerika, Balkanlar, Kuzey ve Orta Avrupa, Kuzey Amerika’dan yüzlerce işgal fabrikası işçisi, ahlaki ekonomi üzerine düşünen ve hayata geçirenler, akademikler, aktivistler, dayanışma ekonomisinin izin sürenler, imkan arayan ve yaratanlar Vio.me’nin çağrısı ve olağanüstü organizasyonuyla fabrikada toplandılar.

Gönüllüler tarafından 6-7 dil içinden yapılan çevirilerde, hemen herkes kendisini en iyi bildiği dilden ifade edebildi, ortak yayınlı alternatif radyo sayesinde şirketlere para ödenmeden ortak tartışma ve konuşma sağlandı; yiyecekler çeşitli komünler tarafından pişirilip getirildi, müzik hem de en güzel müzikler coşkuyla birlikte söylendi. Kooperatiflerden getirilen şarap, tsipiru ve bal, köy komünlerinin meyveleri yenilip içildi, tuvaletler ortak temizlendi, bulaşıklar birlikte yıkandı, gece kalacak yerler yoldaşlıkla paylaşıldı.

Temizlik düzen ve konuşmada söz hakkı ve sistemli ve ilerletici tartışma, büyük bir ilke birliğiyle sağlanırken, daha önceki eylemlerden birbirini tanıyan dostlar hasretle kucaklaştı.

toplantı1

“Dünya’yı almaya geliyoruz”

Türkiye’den Kadıköy Kadın Kooperatifi, Özgür Kazova İşgal Fabrikası ve çeşitli akademisyenler katıldı. Rojava’dan Ekonomi ve Kadın Ekonomisini Geliştirme Bölümü sorumlusunun konuşması, bütün salon ve katılanların en yoğun izlediği ve beklediği konuşmaydı. Bu konuşma bu toplantının özünü söylüyordu: “Biz hiçbir şeyi olmayan insanlarız ve Dünya’yı almaya geliyoruz.”

Tartışılan konular

Bir önceki toplantıdan çıkan fikirlerin güçlendiği ve sadece işgal edilen fabrika/işyeri/toprakların nasıl yönetileceği vb. değil; özyönetimsel ekonominin ahlaki sürdürebilirliği, fabrika/işyeri içi ve dışı ekonomilerin ve paylaşımın sistem dışına çıkarılması, özyönetimde tartışma, karar alma ve demokrasinin ilkeleri, Dayanışma bankacılığı/sandığıyla destekleme, ortak mülkiyetin kamusal sorumlulukları, vergisiz yaşamak, alternatif ekonominin işçisi olmak, işgal üretiminde ve özyönetim üretiminde toplumsal cinsiyet meselesi ve kadın söz hakkı, ortak bir üretme ve paylaşım nasıl olmalıdır? Verimliliğin reddi mümkün müdür? Dayanışmacı ekonominin eğitimi, sendikal kısıtlara karşı sendikayı dönüştürme deneyimleri, sosyal hareketler ve sınıf işbirliğini sokakta ve üretimde geliştirme, dayanışmacı üretim ile özyönetimsel üretim arasındaki ilişki ve tartışmalar, pazarlığın gücü, karar yaratma demokrasisi, radikal demokrasi için üretimin kollektifleşmesi meselesi gibi pek çok konu ciddiyetle tartışıldı.

Diyebilirim ki Dünya’nın ve Türkiye’nin yüreğimi üzüntüyle titrettiği bugünlerde, Workers’ Economy toplantısı sıcak bir vaha gibiydi.

toplantı2