Ana SayfaGüncel‘Mahalle bakkalı kokusu’ ile alternatif bir gıda paylaşım ağı: Kadıköy Kooperatifi

‘Mahalle bakkalı kokusu’ ile alternatif bir gıda paylaşım ağı: Kadıköy Kooperatifi

HABER MERKEZİ – Kadıköy Kooperatifi, üreticiden tüketiciye aracısız bir köprü oluşturmak amacıyla yola çıkan bir oluşum. Kooperatif ortaklarından Umut Kocagöz, nasıl bir araya geldiklerini, hayalini kurdukları alternatif bir gıda sistemini Gazete Karınca’ya anlattı.


Röportaj: PELİN ÖZKAPTAN


Günümüzün en büyük sorunlarından biri doğal ve sağlıklı besin maddelerine uygun fiyatlarla ulaşmak.

Toplumsal faydayı kendine ilke edinen Kadıköy Kooperatifi, üretici ve tüketicinin aktif rol oynadığı, dayanışma ile ‘annemizin mutfağındaki’ malzemeler tadındaki ürünleri harmanlıyor.

Caferağa Mahallesi’nde bulunan Kooperatif’e adımınızı attığınız anda mahallenin eski bakkallarındaki kokuyla karşı karşıya kalıyorsunuz.

Kadıköy Kooperatifi’nden Umut Kocagöz, küçük çiftçiyle ele ele veren kooperatifin sadece gıda alışverişinden ibaret olmadığını ve toplumsal felaket, doğal afet ve hak arama arayışlarında da kolektif fayda ile var olmaya hazır olduklarını söylüyor.

Kocagöz ile Gezi direnişi ile ortaya çıkan fikrin kooperatife nasıl evrildiğini, alternatif bir gıda sisteminin mümkün olduğunu ve daha pek çok konuyu konuştuk.

Kadıköy Kooperatifi nasıl kuruldu?

Kadıköy Kooperatifi önce Tüketim Girişimi olarak yoluna başladı. Temelleri de Gezi direnişi sonrası Kadıköy bölgesinde oluşan forumların katıldığı çalıştayda atıldı. Çalıştay, ‘Burada bir kooperatif nasıl kurulabilir?’ başlığını taşıyordu.

Boğaziçi Üniversitesi Mensupları Tüketim Kooperatifi (BÜKOOP), Anadolu’da Yaşam Kooperatifi, Çiftçi Sendikaları Konfedarasyonu (ÇİFTÇİ-SEN) ve Tohum İzi Derneği’nin katılımıyla yapıldı. Burada deneyimler aktarıldı. Ayrıca pratik ve teorik olarak ciddi bir altyapı üzerine oturuyor kooperatifimiz. Bunun üzerine çalışmalara 2014 yılı sonunda sipariş paketleri hazırlayarak başladık. Ve kendi ağını kurmaya çalışıp, bunu topluma yaymak için çabalayan bir hat izlendi.

Kuruluş amacınız nedir?

Amacımız bir grup insanın Kadıköy bölgesinde katılımcı ve kolektif bir örgütlenme sağlaması. Yaşam hakkı ve doğaya saygılı bir toplum inşa etmek istiyoruz. Hayalimiz; bu tarzda örgütlenen üreticinin ve tüketicinin örgütlü olarak topluma katıldığı, aracıları ortadan kaldırıp karşılıklı olarak üretim ve tüketimi belirleyebildiği bir model geliştirmek. Çiftçinin çiftçiyi denetleyebildiği, tüketicinin de bu denetime istediği anda dahil olabildiği katılımcı bir sistem savunuyoruz.

Ürünleri nasıl seçiyorsunuz?

Ürün alacağımız çiftçileri seçerken BÜKOOP’un hali hazırdaki üretici havuzundan yararlandık. Çünkü onlar da bizim ilkelerimizle örtüşen bir çalışma yapıyor. Temelde Çiftçi-Sen referansıyla bu işçilere ulaşılıyor. Ekolojik tarımı ve küçük çiftçiyi savunan bir oluşum olan Çiftçi-Sen etrafında şekillenen bir ağ var. Onların ürünlerini seçerek başladık. Yerelde üretim yapan, küçük mümkünse bulunduğu alanda örgütlü olan (Çiftçi-Sen vs.) çiftçiden ürün almaya çalışıyoruz.

“Toplumsal faydayı esas alıyoruz”

Kooperatif sattığı ürünlerden kar edecek mi?

Ürünlerden herhangi bir kar sağlamayı düşünmüyoruz. Burada ortaya çıkan bir artı miktar varsa bu dükkanın işleyebilmesi için kullanılıyor. Ortaklarımıza ‘kar payı’ dağıtmıyoruz (Kooperatif ortaklık sistemi üzerine inşa edilen bir yapı). Biz buna kolektif, toplumsal fayda diyoruz. Denetlenmeye açık, şeffaf bir çalışma anlayışımız var. Kar amacı gütmeyen, dayanışma temelli bir kooperatif modeli yaratmaya çalışıyoruz. Kooperatifçilik dünyada çok uzun yıllara dayanan, kar amacı gütmeyen, dayanışma amacıyla bir araya gelen oluşumlar. Dünyanın genel gidişatı, iktisadi politikalardan vs. kaynaklı onlar da kar amacı güden şirketlere dönüştürüldü ve dönüştürülüyor. Türkiye’de de kooperatiflere şirketleşmenin önünü açan bir yasa var.

Bu kooperatif sadece bir besin alışverişinden mi ibaret yoksa bir dayanışma ve toplumsallaşma ağı da diyebilir miyiz?

Kolektif faydayı, toplumsal çıkarı esas alan bir çalışma tarzı ve ilkelerimiz var. Tüketim ilişkilerini dönüştürmek için üretim ilişkilerini de dönüştürmek gerekiyor. Ülkede bir afet, toplumsal bir felaket olduğunda, hak arayışları gibi farklı eylemler geliştiğinde bunlarla maddi ve manevi olarak dayanışmak bizim esaslarımızdan. Gıdanın nerede, ne kadar, ne şekilde üretileceğine bunların aktörleri olan üretici ve tüketicinin karar vermesi gerekiyor. Mevcut sistemde aracı olanların -tüccar vs.- rant elde ettiğini, üreticinin gelirinin düştüğünü, tüketicinin de bu ürünleri daha pahalıya aldığını görüyoruz. Biz bunu ortadan kaldıran bir hayali hayata geçirmeye çalışıyoruz.

Gıda alanında son dönemlerde pek çok aktör ortaya çıktı. Organik pazarlar, dükkanlar. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gıda sistemi çok büyük bir sistem. Mevcut gıda sistemi; endüstriyel gıda sistemi diye ifade ettiğimiz, sağlıklı, nitelikli, besleyici gıdanın değil büyük şirketlerin karını amaçlayan, şirketlerin egemenliği içerisinde olan bir sistem. Biz bu gıda egemenliğine karşı alternatif bir sistem geliştirmeye çalışıyoruz. Doğayla dost olan üretimi savunuyoruz. ‘Organik’ günümüzde bir sertifikanın ismine dönüştü. Bu sertifikayı da şirketler vermekte. Araya bir sertifika koyup yine üretici ve tüketiciyi ayırmaktan ziyade karşılıklı ilişkinin geliştiği, güvene dayalı bir sistem alternatif olarak görülebilir.

Organik pazarlar ve bu tarz girişimler, Türkiye’de tarımın nasıl yapılması gerektiğine dair bir vizyon sunmasına rağmen beraber alternatif bir model yaratmadığı sürece sistem içerisine entegre olmak durumunda kalıyor bence. Ayrıca butik ve büyük şirketlerin böyle girişimleri de mevcut. Ama bunlar endüstriyel sistemin içerisinde yer alan alternatifler.

İlerleyen günlerde internet üzerinden satış yapmayı düşünüyor musunuz?

Düşünmüyoruz çünkü biz yerel bir sistem oluşturmaya çalışıyoruz. Kadıköy’ün başka mahallerinde de dükkan açmak gibi bir hayalimiz var. Mesela kargo isteyenlerde oluyor ama tercih etmiyoruz çünkü yüz yüze iletişimi önemsiyoruz.

Kadıköy kooperatifinin ilkeleri neler?

Küçük üreticiyle aracısız doğrudan çalışmak ilk ilkemiz. Diğer ilkelerimizi şöyle sıralayabilirim: Üretim ve tüketim üzerine karşılıklı inisiyatif, kolektif çalışma ve paylaşım, ekolojik toplumsal ilişkiler ve toplumsal dayanışma.

Hiyerarşi yok, gönüllük esas

Benzer bakış açısına sahip olduğunuz ve dayanışma yürüttüğünüz yapılar var mı?

Bu anlamda biz Kadıköy’ün her yerinde mahalli oluşumlar örgütlenmesini tahayyül ediyoruz. Farklı semtlerde kooperatifler kurulmasını destekliyoruz. Bizim esas derdimiz, sadece gıdaya değil tüketim ilişkilerine müdahale eden bir örgütlenme yapmak. Burada sabun var, Kazova Kooperatifinden gelen çantalar var. Ayrıca tarım için köylere, uzaklara gitmeye de gerek yok illa ki İstanbul’da da hala tarım yapılan yerler var, Yedikule bostanları gibi. Bunları da görmek, faydalanmak ve sürdürmek önemli.

Kadıköy Kooperatifine nasıl dahil olunabilir?

İlkelerimizi paylaşan herkes dahil olabilir. Hiyerarşik olmayan, isteyenin dahil olabileceği bir yapımız var. Önemli olan bu işin gönüllü olarak çalışmasını yapmak. Farklılığa açık olan, gıda meselesini dert edinen, bunun etrafında örgütlenmek isteyen herkese açık bir yapı.

Sizinle nasıl iletişim kurabilirler?

Ürünleri ve bizi tanımak isteyenler dükkanımıza geliyor, Facebook ve Twitter hesabımız var buraları takip ediyorlar. Her hafta düzenli olarak toplantı yapıyoruz ve bunları sosyal medyadan duyuruyoruz, isteyen gelebilir. Her ay ‘Kadıköy Kooperatifi kendini anlatıyor’ başlığı ile bir toplantı düzenliyoruz. Söyleşi ve film gösterimleri yapıyoruz. Önümüzdeki aylarda da kamu etkinlikleri düzenlemeye devam edeceğiz.

Kimlerden oluşuyor kooperatif?

İnsanları dil, din, ırk yada politik görüşlerine göre ayırmıyoruz. Buraya farklı görüşlerden insanlar geliyor. Buradan güçlü bir ses çıkarmak niyetindeyiz. Yapıyı bugün oluşturan topluluk buranın sahibi değil bu çalışmayı geliştirmek üzere gönüllü olarak çalışmaya katılan insanlar.

Yüksek lisans ve master öğencilerinden mimarlara, bilgisayar sektörü çalışanlarından işsizlere kadar geniş meslek ve yaş gruplarından insanlar var. Kadın erkek dengesi de var kooperatifimizde hatta daha çok kadınlar yer alıyor.