Ana SayfaGüncel‘İddianame çöktü’: Ceylanpınar’da polis cinayetleri davasındaki tahliyeler neye işaret?

‘İddianame çöktü’: Ceylanpınar’da polis cinayetleri davasındaki tahliyeler neye işaret?

HABER MERKEZİ – Ceylanpınar’daki polis cinayetinden dolayı tutuklu olan 7 kişiden 3’ü tahliye edildi. Tahliyeleri değerlendiren avukat Eyyüp Sabri Tınaş, savcılığın hazırladığı iddianamenin ‘çöktüğüne’ dikkat çekti.

“Müzakereleri bitiren olay” olarak nitelendirilen Ceylanpınar’daki polis cinayetlerine ilişkin Urfa 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde süren davanın dün görülen 4’üncü duruşmasında tutuklu 7 kişiden DBP ilçe yöneticisi Ömer Kılıç ve öldürülen polislerin yanında bulunan evi kiralayan Lütfü Abir ile kardeşi Murat Abir tahliye edildi.

Davanın avukatı Eyyüp Sabri Tinaş, 3 kişinin tahliyesini değerlendirdi. Avukat Tinaş, savcılığın hazırladığı iddianamelerin bir bir çürüdüğünü anlattı.

17 aylık tutukluluktan sonra 3 kişinin tahliye edildiğini söyleyen Tinaş, öldürülen polislerin dosyasındaki temel dayanağın bu şahısların o evi kasti olarak kiraladıkları yönünde olduğunu hatırlattı ve kiralanan evin arka balkonundan geçip polislerin evinde bu suçu işlediklerine dair iddianame hazırlandığını söyledi:

İleri süreçte kalan 4 tutuklunun da tahliye edilmesini bekliyoruz. Çünkü tahliye edilen Lütfi Abir, Murat Abir ve Ömer Kılıç gibi tutuklu bulunan Sedat Aydın, Hasan Aydın, Hüseyin Aydın ve Naci Yılmaz’ında olayla ilgili bir ilişkilerinin olmadığı ortada.

Ortada somut bir delil olmadan sadece iki telefon ihbarı üzerine 7 kişinin tutuklandığını hatırlatan Tinaş, şunları dile getirdi:

Baştan beri uydurma bir iddianame ile yargılandıkları ortada. Ortada hiç bir somut delil yok. Sadece iki ihbardan ibaret iddia mevcut. Bu iddialarda bizim ismimiz geçseydi biz içeride olacaktık. Gerek müvekkilim gerek diğer sanıklar haksız yere tutuklu bulunmakta.

Dosyadaki en önemli delil görgü tanığı bakkal dükkanı sahibi Şeyhmus Sağlam. Sağlam’ın olayın yaşandığı gece öldürülen polislerin yanında iki polisin daha olduğuna ve birlikte eve gittiklerine dair görgüye dayalı beyanı var. Her ne hikmetse gerek savcılık, gerekse ısrarlarımıza rağmen 17 ay geçtikten sonra daha yeni iki polisin beyanı alınıyor. Dünkü celsede, olay gecesi öldürülen polislerin yanında olan E.G., Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesi’ne talimatla verdiği beyanında ‘olay gecesi neredeydin’ sorusuna, son derece lakayt bir şekilde ‘olay gecesi ölen polislerin ailelerine taziyede bulundum’ şeklinde olmuş. Bu olayda Şeyhmus Sağlam’ın verdiği ifade doğrultusunda şüpheli olarak ifadelerine baş vurulması gereken 2 polis olmasına rağmen, sadece iki ihbardan dolayı müvekkillerimiz tutuklandı.

Tüm iddiaların çürüdüğünü ifade eden Tinaş, şöyle devam etti:

Barış sürecini bitiren bu olayın yürüdüğü tek nokta bu ihbarlar. Hiçbir hukuki delil yok. İhbardan bahsediliyor. Birinci ihbar, ilçenin PTT ankesörlü telefonundan yapılıyor. Diğerinin de Ceylanpınar FETÖ sorumlusunun kardeşi olan bir şahıs üzerine kayıtlı olduğu ortaya çıktı. Geçtiğimiz mahkemede, soyadı Bektaş olan kişi numaranın kendisine ait olmadığını ve bu numarayı hiç kullanmadığını ileri sürdü. Buradan anlaşılacağı üzere bu bir komplo. Bu komplo doğrultusunda 7 kişi yargılandı.

Tutukluların ağır işkence gördüğünü söyleyen Tinaş, şunları aktardı:

Özellikle Hasan ve Naci akıl almaz işkenceler gördü. Filistin askısına alındılar. Kendi mezarlarını kazmaları dayatıldı. Kafalarına silah dayatıldı. İşkence raporları olmasına rağmen savcılık takipsizlik verdi. Dün tahliye edilen Ömer Kılıç ise olayın yaşandığı gece Elazığ’da görüntülenmesine rağmen 17 ay tutuklu kaldı.

Ne olmuştu?

22 Temmuz 2015’te Suruç katliamından kısa süre sonra polisler Feyyaz Yumuşak ve Okan Uçar evlerinde başlarından vurulmuş halde bulunmuştu.

Cinayetin ardından yürütülen soruşturma kapsamında yedisi tutuklu 13 sanık hakkında, ‘devletin birliği ve ülke bütünlüğü bozma’ ve ‘kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme’ suçlarından müebbet hapis cezasıyla dava açılmıştı.

Davaya bakan hakim ise 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tutuklanmıştı.

“Müzakereleri bitiren olay” olarak nitelendirilen Ceylanpınar’daki polis cinayetlerine ilişkin HDP’nin Meclis’e sunduğu araştırma önergesi ise AKP ve MHP oylarıyla reddedilmişti.

HDP Milletvekili Osman Baydemir, “Eğer bugün biz bu karanlık olayı aydınlığa çıkarmayı başarırsak, darbe mekaniğinin bütün işleyen aksanlarını ve uzantılarını da açığa çıkarmanın kapısını aralamış oluruz” demişti.