Ana SayfaEkonomiOHAL ve kriz pazarı teğet geçmiyor: ‘Ne para var ne huzur’

OHAL ve kriz pazarı teğet geçmiyor: ‘Ne para var ne huzur’

HABER MERKEZİ –  Ülkenin içinden geçtiği siyasi atmosfer ve ekonomide yaşanan dalgalanma doğrudan pazarı vurdu. Vatandaş da esnaf da “Ne huzur var ne para” diyerek durumu tarif ederken, geleceklerindeki belirsizlikten şikayetçi.


ÇAĞDAŞ KAPLAN


15 Temmuz darbe girişimi, ardından ilan edilen OHAL, Suriye’de devam eden ‘Fırat Kalkanı’ operasyonu, hemen her hafta Türkiye’nin bir kentinde patlayan bombalar ve yaşanan katliamlar ekonomiyi de vuruyor.

Dolar ve Euro, Türk Lirası karşısında rekor yükselişine devam ederken, siyasi iktidardan gelen döviz bozdurun ve faizlerin düşürün çağrıları da pek işe yaramış gibi gözükmüyor.

Geçtiğimiz hafta açıklanan enflasyon rakamları da beklentilerin üstünde gerçekleşti. Türkiye’nin 2016 yıllık enflasyonu, yüzde 5.0 olan hedeften yüzde 59 sapma ile yüzde 8.53’e yükseldi.

Peki ülkenin içinden geçtiği siyasi atmosfer ve ekonomide yaşanan bu kriz hali vatandaşın cebine ve pazara nasıl yansıyor.

Gazete Karınca, ekonominin nabzını pazardan tutmaya çalıştı.

Göztepe Cuma pazarında pazarcının da vatandaşın da durumu kötü. Vatandaş artan fiyatlar ve torbasını dolduramamaktan, pazar esnafı ise iş yapamamaktan şikayetçi. İki taraf ta birbirini suçlamıyor. Vatandaş da pazarcının artan bezin vb. üretim maliyetlerinden haberdar, pazarcı da vatandaşın cebinde para olmadığından.

Hem esnaf hem de yurttaş ülkenin geleceğinden endişeli ve pazara yansıyan krizin sebebinin siyasi olduğu görüşünde. Vatandaş hem patlayan bombalar ve yaşanan katliamlar nedeniyle pazarlara çıkmaktan korkuyor hem de cebindeki az miktardaki parayı geleceğinin belirsizliği nedeniyle saklamayı tercih ediyor.

Pazar esnaflarından Sercan Bağ, ekonomide yaşanan dalgalanmanın pazarı doğrudan etkilediğini söylüyor. Son 5 aydır çoğu esnafın pazarlardan siftahsız döndüğünü belirten Bağ, “İnsanlarda ne huzur ne para var” diyor.

Bağ, pazarın halini şu sözlerle anlatıyor:

‘Ne huzur var ne para’

Ekonomide yaşananlar satışlarımızı ciddi bir şekilde etkiledi. Çünkü pazar boş. Çoğu esnaf siftahsız dönüyor. Müşteri de haklı. Fiyatlar pahalı. Salata 8 lira. 20 lirayla pazara çıkan insanlar var. E o parayla ne alabilirler ki?

Her şey ortada. OHAL var, her gün her yerde katliam var. Mazotun litresi olmuş 5 lira. Geçen bir arkadaşım patatesin hepsini yaktı. Mazot böyleyken ben patates yetiştirip satamam dedi.

5 aydır bu durum böyle. Pazarcılar da darbe yedi.

İnsanlarda huzur yok. İnsanlar evlerinden çıkamıyor patlama korkusundan. Pazara gelmeye korkuyor insanlar. Canımdan olacağıma pazara çıkmam diyor. Artık insanlar kalabalık ortamlarda bulunmuyor.

“Kriz burada, pazarda”

25 yıldır pazarcılık yapan İzzet Altay da meslektaşı Bağ’la aynı görüşte:

Ne para var ne huzur üstüne bir de fiyatlar pahalı” diyor ve ekliyor “Vatandaşı da anlıyoruz nasıl pazar yapsınlar ki?

25 yıldır bu işi yapıyoruz. İşlerin bu kadar kötü olduğu bir dönemi hiç hatırlamıyorum. Zaten iş yoktu bir de ekonomi böyle olunca pazarcılar da vatandaşta zor duruma düştü.

Eskisi gibi değil pazar bitti.

Pazar bomboş. Mal alıp satamıyoruz. Çünkü fiyatlar ürkütücü. Vatandaş da hem patlamalardan hem fiyatlardan korkuyor. Kriz teğet falan geçmez. Zor biraz. Kriz burada pazarda.

‘Boş gelip boş gidiyorum’

Gürsel Budak da yılların pazarcısı. O da artan ve pazarcıları doğrudan etkileyen mazot fiyatlarından şikayetçi. Durumunu şöyle anlatıyor:

Mazot 5 milyon. Ben anlamadım. Para çok diyorlar. Hani nerede para. 3 haftadır çalışıyorum boş gelip boş gidiyorum eve para götüremedim.

Pazarda poşetleri dolduran yurttaşların sayısı ise az. Büyük çoğunluğu asgari ihtiyaçlarını alıp evine dönmeye çalışıyor.

‘Aç da değiliz tok da olamıyoruz’

Alış veriş yapmaya çalışan bir yurttaş ekonomide yaşananların ceplerine nasıl yansıdığını şu sözlerle anlatıyor:

Eskiden haftalık en fazla 40 lira harcardık. Şimdi o da yok ki harcayasın. Emekli maaşı ile ne alabiliriz ki? Her şey pahalı cebimiz boş gelip poşetimiz boş dönüyoruz. Aç da kalmıyoruz tok da olamıyoruz.

Bir başka yurttaş ise “Yok ki alalım” diyor. Pazardan kendisine 1 liraya teşbih alabilmiş. “Bunu da ucuza buldum yoksa onu da alamazdım” deyip basıyor kahkahayı. Ekonomide yaşananlardan siyaseti sorumlu tutuyor ve şöyle diyor:

Çıkış yolu da belli değil. Kimse ne yaptığını bilmiyor ki. Her gün bu kadar genç ölüyor.Başın sağ olsun diyorlar. Başın sağ olsunla olmuyor ki işte.

‘Savaş çıkar diye kimse para harcamıyor’

Bir başka esnaf ise şunları söylüyor:

Alıcı da esnaf da ağlıyor. Ülkede huzur yok. İnsanlar her an iç savaş çıkabilir diye cebindeki beş kuruşu da harcamıyor.

‘Gizli kriz var nedenini iktidar iyi bilir’

Alışveriş yapmaya çalışan bir başka yurttaş ise pazarın halini şu sözlerle anlatıyor:

Eskiden haftada 20 liraya  mal oluyordu pazar alışverişi. Sebze meyve giyim hepsi zamlandı. Bunun nedenini iktidar daha iyi bilir. Gizli bir kriz var. Ama basın bunu yazamıyor. Ülkede basın özgürlüğü de yok ki yazssınlar. Nereye gidecek kestiremiyoruz. Ne yapacağımızı da bilemiyoruz.