Ana SayfaÇeviriMatthew Barber’in analizi: Şengal’de ne oluyor, YBŞ’yle çatışan ‘Roj Peşmerge’ kim?

Matthew Barber’in analizi: Şengal’de ne oluyor, YBŞ’yle çatışan ‘Roj Peşmerge’ kim?

HABER MERKEZİ – Şengal’de KDP’ye yakın birlikler ile kentteki YBŞ güçleri arasında başlayan çatışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan akademisyen Matthew Barber, IŞİD soykırımının hedefi olduğu dönemde Bağdat ve Erbil yönetiminin Şengal’i yüz üstü bıraktığını belirterek, “KDP YBŞ’nin varlığını ortadan kaldırmak ve sanki hiçbir şey olmamış gibi eski günlere dönmek istiyor” dedi. Şengal’de YBŞ ile çatışan ‘Peşmerge Rojava’ isimli birliğe ilişkin de bilgiler veren Barber, bu birliği “KDP’nin maaş verdiği ve KDP’nin siyasi iradesini hayata geçirmek için kullanılan, başka bir ülkeden gelmiş yabancı bir güç” olarak tanımladı. Barber, KDP’nin bölgeye müdahalesi için ise “Bu, hiçbir haklı gerekçesi olmayan bir saldırı” yorumunu yaptı.


Çeviri-Derleme: SERAP ŞEN


Şengal’de Kürdistan Demokrat Partisi’ne (KDP) bağlı Peşmerge grubu ile Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) arasında çıkan çatışmada bir YBŞ savaşçısı yaşamını yitirdi, iki taraftan yaralananlar oldu.

YBŞ çatışmadan KDP’yi sorumlu tutarken, çatışmanın Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani’nin Ankara ziyaretinin ardına gelmesi dikkat çekti.

Söz konusu çatışmalar 2014 yılında IŞİD’den kurtarılan ve o zamandan beri YBŞ denetiminde olan Xanesor’da yaşandı.

Chicago Üniversitesi’nde Yakın Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Departmanı’nda İslam Düşüncesi ve Tarihi üzerine araştırmalar yapan, Ezidi soykırımının başlangıcında bölgede bulunan ve Ezidiler üzerine çalışmalar yapan Yazda’nın bir yıl süresince Irak direktörlüğünü yapmış olan Matthew Barber, son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“KDP, YBŞ’nin varlığından hoşlanmıyor”

Xanesor’un Aralık 2014’te IŞİD’den kurtarılmasından bu yana güvenli ve korunan bir bölge olduğuna dikkat çeken Matthew Barber’e göre burada bir çatışma başlatmanın ‘hiçbir haklı gerekçesi yok’:

2 yıldan fazla süredir Xanesor, Şengalli yerel Ezidilerden oluşan bir milis gücü olan ve PKK ile bağlantılı YBŞ’nin kontrolünde. YBŞ IŞİD’e karşı savaşta en etkili Ezidi milis oldu, cihatçıları öldürdü, Ezidileri kurtardı ve bölgeyi IŞİD’den geri aldı. Ama Şengal’i kendi milisleri (Peşmerge) ile kontrol etmek isteyen KDP, YBŞ’nin varlığından hoşlanmıyordu.

“Soykırımın hedefi olduğunda Bağdat ve Erbil Şengal’i yüz üstü bırakmıştı”

Değerlendirmesinde üzerinde ‘hak iddia edilen’ Şengal’in IŞİD işgali sırasında Erbil ve Bağdat yönetimi tarafından yalnız bırakıldığına da dikkat çeken Barber, şöyle devam etti:

Şengal Irak Kürdistan Bölgesinin parçası değil, hem Erbil hem de Bağdat’ın üzerinde hak iddia ettiği tartışmalı bir bölge. Ama 3 Ağustos 2014’te soykırımın hedefi olduğunda ne Bağdat ne de Erbil imdadına koşmuştu bölgede yaşayanların. Tam aksine, Peşmerge IŞİD Şengal’e saldırmadan önce geri çekilerek Ezidileri katliam ve köleliğe terk etti.

Boşluğu doldurmak için yerel Ezidiler kendi milislerini oluşturdular ve birçoğu o bölgede IŞİD’e karşı mücadelede öne çıktı. YBŞ, PKK desteği sayesinde en başarılı milis gücü haline geldi. PKK aynı zamanda YBŞ’yi eğitmek ve öncülük etmek için komutanlar da gönderdi.

“YBŞ yerel bir Ezidi gücü”

Bu gelişmeler üzerine PKK’nin bölgede siyasi nüfuzunu artırdığını ifade eden Barber, şunları söyledi:

Birçok Ezidi katıldı ve siyasal kanadı Tevda Bağdat’ta yasal bir siyasal parti olarak resmen kayıtlı olan PKK, artık Şengal bölgesinde sağlam bir zemine sahip. Bağdat, bu durumun KDP’nin Şengal’le ilgili planlarına engel olacağını bildiğinden, PKK’nin Şengal’deki varlığına karşı çıkmadı.

KDP’nin, zamanında Ezidileri ‘yüz üstü bıraktığı’ değerlendirmesini yineleyen Barber, şimdi ise YBŞ’nin dağılmasını istediğini ve böylece Şengal’de sanki ‘hiçbir şey olmamış gibi’ yeniden kontrol sağlayabileceğini düşündüğünü de kaydederek ekliyor: “KDP YBŞ’nin varlığını ortadan kaldırmak ve eski günlere geri dönmek istiyor.” Ancak Barber’e göre bölgedeki ‘gerçeklik’ farklı:

“PKK’yi Şengal’den çıkarmak”tan bahsediyorlar. Ama bu söylem bir gerçeği inkâr ediyor: YBŞ yerel bir güç; yabancı değil. Siyasal manzara değişti—Irak’ta PKK ile bağlantılı bir örgüt bu artık. YBŞ yerel bir Ezidi gücü, şimdi onlara saldıran Peşmerge ise Ezidi değil, Şengal’den değil, Irak’tan bile değil.

Şengal’de çatışan ‘Roj Peşmerge Birliği’ kimdir?

Barber değerlendirmesinde Şengal’de YBŞ ile çatışan ‘Roj Peşmerge Birliği’ne ilişkin de şu bilgileri aktardı:

Peşmerge Rojava, KDP tarafından Irak içindeki mülteci kamplarından toplanmış Suriyeli Kürt mültecilerden oluşturulmuş bir milis gücü. Bunlar Suriye’de çatışmalardan kaçan adamlar. KRG mülteci kamplarına ev sahipliği yapıyor ve KDP bu milise adam toplamak için kamplara asayişi gönderiyor. Şengal’deki Ezidiler kendi bölgelerini savunmak için milis oluşturmak üzere bir araya geldiler, oysa Peşmerge Rojava, şimdi KDP’nin maaş verdiği ve KDP’nin siyasi iradesini hayata geçirmek için kullanılan, başka bir ülkeden gelmiş yabancı bir güç.

Bugün siyasal hedefleri Şengal’i siyasi rakiplerinden temizlemek—bunlar Şengal’in yerli halkı, soykırımdan kurtulanlar, IŞİD’in düşmanları olsa bile. Şengal’in statüsünün ne olacağı çok dikkatli bir şekilde ele alınmalı, bu şekilde değil. Ezidiler partiler üstü kurumlarla yerel yönetim çerçevelerini oluşturabilmek için uluslararası yardım aradılar yana yakıla. (Bu konuda Barber’in şu yazısına bakılabilir.)

“Bu şiddet kabul edilebilir değil”

“Bu şiddet kesinlikle kabul edilebilir değil ve Ezidi toplumunu daha da geriye götürecek” diyen Barber, saldırının ayrıntılarına ilişkin ise şu bilgileri aktardı:

Dün, Khanasour (Xanesor) ve Snune arasında yüzlerce Peşmerge Rojava gücü toplandı. YBŞ bunların Khanasour’a girmesine izin vermedi ve Suriye’ye geçmek istiyorlarsa bunu doğrudan YPG kontrolündeki alandan geçerek yapabileceklerini ve girip giremeyeceklerini YPG ile görüşmeleri gerektiğini söyledi. Bu ordunun Khanasour’a girmesine izin vermenin orada kontrolü kaybetmek olduğu tabi ki aşikardı. YBŞ onlara burasının kalabalık sivil nüfusu ile güvenli bir kasaba olduğunu ve orada çatışmaya yer olmadığını da söyledi.

Konuştuğum görgü tanıkları Peşmerge Rojava güçleri arasında yüzleri kapalı askerler olduğunu söylediler. Bu da bu operasyona Türk istihbaratının öncülük ettiği söylentilerine neden oldu. Şu anda bu konuda spekülasyon yapamayız ama herkes bu saldırının Barzani’nin Erdoğan’la buluşması sonrasında geldiğini konuşuyor.

YBŞ Peşmerge Rojava’ya alanın güvenli olduğunu, ek askere ihtiyaç olmadığını ve enerjilerini halen Şengal Dağı’nın güneyindeki Ezidi kasabalarını kontrol eden IŞİD’le mücadeleye odaklamaları gerektiğini söyledi. Ancak Peşmerge Rojava takviye kuvvet getirtti ve saldırıya hazırlandı. Zırhlı askeri araçlar getirdiler. Ardından bu sabah da saldırı başladı.

İlk ateş açan Peşmerge oldu. Şu an Khanasour’u korumaya çalışan savunma pozisyonundaki YBŞ çatışmanın içine çekildi. YBŞ silah açısından Peşmerge’den zayıf durumda, bu yüzden uzun süredir bu çatışmadan kaçınıyorlardı.

Çatışma şu anda Khanasour ile Snune arasında sürüyor ama Khanasour’a yakın, kasabanın çıkışından 1-2 kilometre mesafede. Peşmerge şehre Katyuşa roketleri fırlatıyor. YBŞ ağır silah konusunda ciddi sıkıntı içinde. Amerika’nın KDP’ye yaptığı ve şimdi Ezidi kasabasına saldırmak için kullanılan silah desteğinden faydalanmadı.

Daha önemlisi, Şengal’in kuzey kısmındaki Ezidi kolektif köylerinin (mujamaʿāt) tümü içinde Khanasour, yerinden edilmiş Ezidi ailelerinin geri dönüş oranının en yüksek olduğu yer. Kamplardan topraklarına geri dönüyorlar çünkü IŞİD’in yıkımından diğer kolektiflerden daha az zarar görmüş burası, dolayısıyla evler daha sağlam.

Bu aynı zamanda Peşmerge’nin en işlevsel Ezidi sivil alanlarından birine saldırdığı anlamına da geliyor. Aileler şu anda dehşet içinde kaçıyorlar, aynen IŞİD ilk saldırıp soykırıma başladığında olduğu gibi. Peşmerge Rojava Snune’ye giden yolda olduğundan, ailelerin Suriye’ye doğru, batıya kaçtığını düşünüyorum. Bu haritada Şengal Dağı çevresindeki yolların bazılarını işaretledim.

Peşmerge Snune’ye kuzeyden geldi, ardından batıdan Khanasour’a geldi. Şu anki endişelerden biri, güney istikametinde Snune’den sağa giden yol üzerinden dağa da saldırıp saldırmayacakları. Dağın kendisi büyük oranda YBŞ hakimiyetinde. Kalıp ölümüne IŞİD’le savaşmaya karar vermiş birçok aile halen dağın tepesinde yaşıyor. Asla Dohuk’taki kamplara gitmediler. Dağın tepesi asla IŞİD’in eline geçmedi çünkü başkaları kaçarken bu cesur insanlar direndiler.

Amaç ne?

Barber’in tüm yaşananlara ilişkin değerlendirmesinin devamı ise şu şekilde:

Şu anda Peşmergelerin Ezidilerin anayurduna saldırdığına inanamıyorum aslında. Tam anlamıyla şok içindeyim. Şengal’deki bir adamla konuştum. Bana şunları söyledi:

“Burada çatışma çıkarmanın zamanı değil. Tek bir düşmanımız var, o da DAİŞ. Peşmerge Rojava’nın Şengal’e gelip burada çatışma başlatmaya hiçbir hakkı yok. Onlar Suriye’den geliyorlar. Ailelerimizin yanında çatışma çıkarıyorlar.”

Bu hiçbir haklı gerekçesi olmayan bir saldırı. Peşmerge Rojava bir Ezidi kasabasına ateş açıyor. Şunu bir düşünün: KDP Şengal’de, Kasım Şeşo komutasında, KDP’ye bağlı Ezidi Peşmergelerden bir güç bulunduruyor. Khanasour’a saldırmak için neden onlar gönderilmedi? Çünkü Ezidileri başka Ezidilere saldırmaya göndermek çok rezilce görünürdü, değil mi? Dolayısıyla görünen o ki Suriyeli Müslüman Kürtlerden oluşan bir gücü Ezidilere saldırmaya göndermek daha makul sayılmış, çünkü iş halledildikten sonra dağın tamamını kontrol etmek için Kasım ve Haydar Şeşo’nun güçlerini gönderebilirler ve onlar da ellerinde Ezidi kanı olmadığını iddia edebilirler.

Şimdi bana söylenen Kasım Derbo’nun (başka bir Ezidi KDP komutan) Snune’de güçlerini diğer Peşmerge Rojava güçleri ile birleştirdiği; Peşmerge Rojava, YBŞ’yi belirli bir alandan çıkarınca oraya girip kontrolü ele almaya hazırlanıyor olabilirler.

Şunu bir düşünün: KDP Şengal’de YBŞ’yi ezerse ne olur? O zaman KDP asayiş (her zerrelerine bulaşmış zalimlikleriyle) Şengal’in tamamının kontrolünü yeniden ele geçirir. O zaman herhangi bir şekilde PKK ile bağlantılı herhangi bir oluşum içinde bulunmuş her Ezidi özel bir muameleye tabi tutulacaktır. Baas tarzı, Esad tarzı, Saddam tarzı, Muhaberat tarzı, KDP asayiş tarzı bir özel muamele.

Her yerde olanla aynı şey: tutuklama ve işkence başlayacak, yanlış siyasal ilişkilere sahip aileler yıllarca taciz edilecek. Bu, ülkeden daha fazla göçe sebep olacak.

Ancak ABD, Şengal’de doğrudan yerel, özyönetimli kurumların inşa edilmesini, yani neredeyse her Ezidi’nin son 2,5 yıldır yana yakıla istemiş olduğu şeyi desteklemiş olsaydı tüm bunlar engellenebilirdi. Bunun yerine ABD yönetimi (Obama zamanı) Ezidilere “Kürtlerle birlikte çalışın” dedi (sanki bunun bir anlamı varmış gibi).

Ve KDP ile yeni işbirliği anlaşmaları imzaladılar, böylece KDP sürekli artan ABD desteğinden faydalanmaya devam edebildi. Ama Ezidilere karşı en azından tam güç bir Peşmerge saldırısı, Obama yönetimi sırasında yaşanmamıştı.

Hayır, bu şimdi oluyor. Şengal’deki insanlar şu an iki tarafın da kayıplar verdiğini söylüyorlar ama iki tarafın ayrı ayrı kayıpları üzerine elimizde rakam yok. Çatışmalar şu an için durulmuş gibi. Umarız tamamen biter ve yeniden başlamaz. Şimdilik ne olacağını bekleyip göreceğiz.

2,5 yıldır neredeyse tüm Ezidiler (KDP’li olanların bile çoğu) dünyaya, özellikle de ABD’ye, Şengal’i mutlak kontrol altında tutan büyük partilerin hepsinin üzerinde işleyecek yerel özyönetim kurumları üzerinden halkın kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olacağı yeni bir Şengal’e geçişe vesile olmaları için yalvardılar. ABD, doğrudan Irak İçişleri Bakanlığı altında, hiçbir parti bağı olmayan, partiler üstü, yerel bir güvenlik gücü geliştirilmesine yardımcı olacağını vaat etmişti. Ama hiçbir şey olmadı.