Ana SayfaGüncelAile anlatıyor: ‘Biz çocukların cenazesini kaldırırken polisler çay ve kahve içiyordu’

Aile anlatıyor: ‘Biz çocukların cenazesini kaldırırken polisler çay ve kahve içiyordu’

HABER MERKEZİ – Silopi’de polis zırhlı aracının girdiği evde ölen 2 çocuğun annesi Nesime Yıldırım, “Polisler çocuklarımın altında kaldığı betonu kaldırmaya yardım etmediler. 5-6 polis ‘Bir şey yok korkma’ diyorlardı” diye o anları anlatırken, nineleri Ayşe Yıldırım ise, “Biz çocuklarımızın cenazelerini kaldırırken polisler çay ve kahve içiyordu” diye konuştu.

Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde 3 Nisan gecesi devriye gezen polislerin kullandığı Akrep tipi zırhlı aracın evlerinden içeri girmesi sonucu 7 yaşındaki Muhammet ve 6 yaşındaki Furkan Yıldırım hayatını kaybetti.

Çocuklarını yitiren anne Nesime Yıldırım, o gece yaşadıklarını anlattı.

Panzerin ölümüne sebep olduğu 2 çocuğunun bulunduğu odanın bitişiğindeki odada 4 aylık bebeğini sallarken olayın meydana geldiğini anlatan anne Yıldırım, olayın şokunu atlatmış değil.

“Allah’ın verdiği ‘bela’ güzeldir, zalimlerin değil” diyen anne Yıldırım, dihaber’e o gece yaşananları şöyle anlattı:

3 çocuğum ile yan odadaydık. Aniden yüksek bir sesin gelmesiyle yerimden kalktım. Odaya yöneldiğimde bütün duvarın yıkıldığını ve çocuklarımın altında olduğunu gördüm. İnleme sesleri yükseliyordu. Betonu kaldırdığımda Muhammet’imi gördüm. Daha sonra Furkan’ı da komşularımız kaldırdı yerden.

Olay yerinden kaçarak uzaklaşan polisleri gördüğünü kaydeden anne Yıldırım, şu bilgileri verdi:

Polisler de oradaydı. Betonu kaldırmamda yardım etmediler. Sadece ‘Bir şey yok korkma’ diyorlardı. Nasıl bir şey yok? Ciğerim yandı. Evimiz yıksalardı keşke ama ciğerimi yakmasalardı. Devletin böyle yapmaya hakkı var mıydı? Dar sokakta ne işleri vardı? 5 ya da 6 polis araçta vardı ama bir kişiden bahsediyorlar.

Hastaneye gittikten sonraki süreci de anlatan anne Yıldırım, şöyle devam etti:

Çocuklarımı görmek istediğimi söyledim. Silahları bize doğrultarak, ‘Eğer bir şey yaparsanız silah kullanırız’ dediler. Hem çocuklarımız öldürüyorlar hem de silahlarını bize doğrultuyorlar. Vali’de gelip ‘Kader’ diyor. Ben sağ olduğum sürece bunun peşini bırakmayacağım.

Yaşamını yitiren kardeşlerin babaannesi Ayşe Yıldırım da, ölüme ve sonrasındaki açıklamalara tepki göstererek, şunları söyledi:

Bunu yapanların yanına kar kalmasın. Biz cenazelerimizi kaldırırken, evin yakınındaki polisler çay ve kahve içiyordu.” Ölen çocukların teyzesi Meryem Yıldırım ise, şunları dile getirdi: “Neden Kürt annelerinin çocuklarını öldürüyorlar? Çocuklarımız öldürüyorlar, evimizi yıkıp köylerimiz yakıyorlar. Çocuklarımız savaşa mı gitmişti? Her ikisi de yatıyordu.

Ne olmuştu?

Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Karşıyaka mahallesinde 3 Nisan tarihinde devriye gezen polislerin kullandığı akrep tipi zırhlı araç bir evin duvarını yıkarak içeri girmişti.

Polisler, 7 yaşındaki Muhammet ile 6 yaşındaki kardeşi Furkan Yıldırım’ın ölümüne neden olmuştu.

2 yeğenini kaybeden amca Suat Yıldırım, tanık olduğu olayı şöyle anlatmıştı:

Emniyette bir polisin bu olaya karıştığını fakat açıklayamayacaklarını söylemişler kardeşime. Savcı gelmedi olay yerine. Polisler gelir gelmez kobra aracı çekip götürdüler. Delil falan bırakmadılar. Kader diyorlar. Ama biz bunun peşini bırakmayacağız.

Çocukların öldürülmesinin ardından panzerin şoförünün alkollü olup olmadığı tartışması dönerken, Valilik ve Savcılık olayın bu yönüyle ilgili birer açıklama yapmışlardı.

Valilik açıklamasında olayın kendilerini ‘son derece üzdüğü ve derinden sarstığı’ savunulurken, şunlar ifade edilmişti:

Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medyada şoför polis memurunun alkollü olduğu iddiaları gerçeği yansıtmamakta olup; şoför polis memurunun nefes kontrolü ve kan tahlilinde alkol bulunmadığı tespit edilmiştir. Konu adli ve idari olarak her yönüyle incelenmektedir.

Şırnak Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Patlak tarafından yapılan açıklamada ise “kaza tespit tutanağının tutulduğu” ve “araçtaki görevli polislerin alkollü olmadıkları” bilgisi verilmişti.

Açıklamada “Meydana gelen olay hakkında Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma ayrıntılı ve titiz bir şekilde devam etmektedir” denilmişti.

Olay Meclis gündemine de taşınırken, HDP’li Leyla Birlik verdiği önergede, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması talebiyle “Söz konusu olayda zırhlı aracın içinde kaç polis vardı? Zırhlı araç içerisindeki kamera kayıtları incelenip bu polislerin kimlikleri tespit edilmiş midir?” diye sormuştu.

 

Previous post
🎬 | Toplumsal bellek ve hafızaya odaklanan bir film: 'Kaygı'
Next post
Kürt işçilere kapı kapatıldı: Çaykur'dan mevsimlik işçilere 'bölgede ikametgah' şartı