Ana SayfaGüncel‘Terzi Fikri’ ve Fatsa deneyiminin güncelliği: Oğlu ve mücadele arkadaşı anlatıyor

‘Terzi Fikri’ ve Fatsa deneyiminin güncelliği: Oğlu ve mücadele arkadaşı anlatıyor

HABER MERKEZİ – 1979’da Ordu’nun Fatsa ilçesinde bağımsız belediye başkanı seçilen ve ilçeyi ‘Halk Komiteleri’ ile yöneten ‘Terzi’ lakaplı Fikri Sönmez’in aramızdan ayrılmasının üzerinden 32 yıl geçti. Sönmez’in oğlu Naci Sönmez, “Fatsa’da Fikri Sönmez’in yaktığı işaret fişeği esas olarak bugünkü sosyal mücadelelerde, kimlik mücadelelerinde, özgürlük mücadelelerinde ve bir şekilde yerinden yerelden demokrasinin geliştirilme mücadelesinde kendini bulan bir anlayıştır” diyor.

Türkiye tarihine özyönetim deneyiminin önemli mimarlarından biri olarak geçen “Terzi Fikri” lakaplı Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez, 4 Mayıs 1985 yılında aramızdan ayrıldı.

32’nci ölüm yıldönümünde mücadele arkadaşı İbrahim Akın ve oğlu Naci Sönmez, “Terzi Fikri”yi dihaber’e anlattı.

‘Tekçi devlet yapısı karşısında farklı bir siyaset’

O dönem Devrimci Yol hareketi içerisinde yer alan İbrahim Akın, Fikri Sönmez’in tarihteki rolünün önemine dikkat çekerken, onun aynı zamanda bir insan olarak da çok önemli biri olduğunu söylüyor:

Halk ‘Terzi Fikri varsa biz de varız’ diyordu. Onun adaylığı ile bilinen bir yapı oldu. Kendi söz ve kararlarını inşa eden, mevcut tekçi devlet yapısı karşısında farklı bir siyaset yapısının olması modeli yaşanmaya başlandı.

Söz konusu modelin ardından Fatsa için “Bir anlamda işgal edildi” diyen Akın, şöyle devam ediyor:

Aslında insanların o günlerde kendi kendini yönetmesini, söz, karar ve iktidar sürecinde ‘biz de varız’ demesine karşın olağanüstü hal koşulları inşa edildi. Bugün de aynı şey inşa edildi. ‘Hayır biz kendi kendimizi yöneteceğiz’ diyen insanların tepesine çökmüş bir anlayış ve politika var. Fatsa’yı anlamak, söz kullanmak önemli. O zaman küçük bir ateşti belki; ama o ateş aslında bakarsanız dünyanın bir çok yerinde deneyim olarak biliniyor.

Naci Sönmez: Bu modeli Türkiye’ye yayalım

Sönmez’in oğlu Naci Sönmez ise Fatsa’yı ve yaşananları nostaljik bir şekilde okumadığını belirterek, şunları kaydediyor:

Fatsa’da Fikri Sönmez’in yaktığı işaret fişeği esas olarak bugünkü sosyal mücadelelerde, kimlik mücadelelerinde, özgürlük mücadelelerinde ve bir şekilde yerinden yerelden demokrasinin geliştirilme mücadelesinde kendini bulan bir anlayıştır. Kürt coğrafyasında yerinden özerk yönetim taleplerinde ve Rojava’da okuyabiliriz. Bunun Avrupa tarihinde de yeri var. Türkiye demokrasi güçlerinin, demokratik bir ülke nasıl yaratılacak arayışı içerisinde olan herkesin kendi tarihindeki bu Fatsa deneyimine bakması gerekir. Fatsa’nın işaret fişeğini ete kemiğe büründürecek bir model olarak ortaklaştıralım ve geleceğe yürüyelim. Bu modeli Türkiye’ye yayalım.

Fikri Sönmez hakkında

1938 yılında Fatsa’nın Kabakdağ köyünde doğan Fikri Sönmez, ilkokulu bitirdikten sonra ailesinin geçimine katkıda bulunmak için terziliğe başladı.

60’lı yıllardan itibaren Türkiye İşçi Partisi (TİP) içerisinde çeşitli kademelerde görev alan Sönmez, bu yıllarda yükselen gençlik mücadelesine katılarak, özellikle Karadeniz bölgesinde emekçilerin ve köylülerin örgütlenmesinde çalıştı.

1972’de THKP-C Davasından yargılanan Sönmez, 20 ay kadar tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi.

12 Mart darbesinin ardından Karadeniz’deki mücadelenin örgütlenmesinde gençlere her zaman örnek oldu.

1978 yılından itibaren devrimci sosyalist grupların Fatsa’da hakimiyetini sağlaması ile birlikte, 1979 yılında Belediye Başkanı Nazmiye Komitoğlu’nun vefatıyla yapılan ara seçimde Fatsa Devrimci Yol ekibinin adayı olan ve mesleğinden dolayı “Terzi” lakabıyla anılan Fikri Sönmez belediye başkanı olarak seçildi.

Sönmez’in seçilmesi ile birlikte Fatsa, özelliklerine göre 11 bölgeye ayrılarak “Halk Komiteleri” oluşturulurken, iki ayda bir yapılan halk toplantılarında komite üyeleri belediye çalışmalarını denetleyip belediye yönetimine katkıda bulundu.

11 Temmuz 1980 tarihinde ilçeye binlerce asker ve polisin katılımıyla düzenlenen “Nokta operasyonu” ile ilçe merkezine tanklar girerken, yurttaşların ikinci bir emre kadar sokağa çıkmaları yasaklandı. Operasyondan önce dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ve bakanlarının Fatsa’yı hedef gösteren söylemlerine rağmen Adalet Partisi (AP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milli Selamet Partisi (MSP) ilçe başkanlarının dahi yaptıkları “Fatsa’da komünist işgal yoktur. Fatsa’da ateş ile barut yok, böylesine huzurlu bir yerde olay çıkartmayı istemek niye?” açıklamaları operasyonu durduramazken, aralarında Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez’in de bulunduğu onlarca kişi gözaltına alınarak tutuklandı, bir o kadarı da öldürüldü.

Yıllarca süren işkenceler, cezaevleri ve yargılamanın ardından Sönmez daha fazla yaşananlara dayanamadı. Mahkemede halka olan bağlılığını “Ben ne yaptıysam halkım için yaptım” diyerek anlatan Sönmez, 4 Mayıs 1985 günü cezaevinde kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi.

Previous post
Ankara Üniversitesi Rektörü İbiş, ihraç edilen akademisyene bir de dava açtı
Next post
Erdoğan'dan fotoğraf açıklaması: Putin'e ilettim, 'inceleyeceğim' dedi