Ana SayfaÇeviri‘Yönetilebilirliğin’ son bulduğu çağ – RAÚL ZIBECHI

‘Yönetilebilirliğin’ son bulduğu çağ – RAÚL ZIBECHI

HABER MERKEZİ – Siyaset bilimci, gazeteci ve yazar Raúl Zibechi, Chiapas Support’ta yayınlanan makalesinde Latin Amerika ülkelerinin deneyimlediği yönetimsel sıkıntılar üzerinden bütün dünyanın ‘yönetilemez’ bir hal aldığını öne sürüyor. Subcomandante Marcos’un ‘dünyanın bu yönetilemezlik üzerinden kocaman bir çiftliğe dönüştürülmeye çalışıldığı’ hakkında söylediklerinin doğruluğuna işaret eden Zibechi, “Çok iyi örgütlenmeliyiz ve ‘çiftliğimizin sahiplerinin’ değişmesine kesinlikle izin vermemeliyiz” diyor.


Çeviri: EZGİ GÜL


Latin Amerika kıtasında, küresel jeopolitik ayrışmalar her politik akımdan devleti etkileyen bir ‘yönetilemezlik’ durumuna dönüşüyor. Ülkelerde düzeni sağlamakla görevli güçler bölgesel ya da küresel bağlamda varlıklarını sürdüremiyor, bu durum Birleşmiş Milletlere mensup ‘daha stabil’ ülkeleri etkiliyor.

Özellikle medyaya çok yansıyan problemlerden bir tanesi, analizlerin biçemsel olarak çok yalın olması: ‘Trump deli’ ya da benzer ifadeler kullanılıyor veya Trump’ı ‘faşist’ olarak nitelendiriliyor. Kullanılan bu ifadeler, derinlemesine analiz yapılması önünde engel teşkil eden ‘sadece sıfat’lar. Çok iyi biliyoruz ki Hitler hiçbir zaman ‘deli’ olmadı, aksine Hitler küresel pazarları domine etmeye muktedir olan, büyük ‘akılcı’ Alman topluluklarını temsil ediyordu.

  Dördüncü Dünya Savaşı'nın bin kolu - RAÚL ZIBECHI

Eleştirel düşünce metoduyla, burada da benzeri bir şeyin yaşandığı ortaya çıkıyor. Gelişmiş hükümetlerle zıt düşen bu problemler, aslında emperyalizmin, sağın, OAS’ın (Organization of American States/Amerikan Devletleri Örgütü) ve medyanın suçu. Bu faillerden hiçbiri kendi yarattıkları problemin sorumluluğunu üstlenmiyor, bırakın üstlenmeyi yolsuzluğun ulaştığı akıl almaz seviyelerden bahis dahi etmiyor.

Latin Amerika için bu sürecin gerçekliği olarak ‘yönetilemezlik’ karşımıza çıkıyor. Arjantin’de karşımıza çıkan pratik (yaygın çalışma alanı sağlayan sektörlerin Mauricio Macri hükümeti karşısında yolsuzluk üzerinden aldığı direniş kararı), sağcıların toplumsal barışı sağlayamadıklarına ve kısa ya da orta vadede sağlayamayacaklarına işarettir.

Arjantinli işçiler, bir asrı aşkın süredir ‘güçlü’lere karşı direnme pratiğini deneyimliyor, dolayısıyla onları nasıl devireceklerini, en çok parçaya nasıl böleceklerini iyi biliyor. Arjantin, 17 Ekim 1945 ve 19-20 Aralık 2001’deki isyanlardan, Cordobazo toplumsal ayaklanmasına ve düzinelerce başka halk isyanına birçok değerli tecrübeye sahip.

Brezilyada, Michel Temer tarafından yürütülen sağ hareket, emeklilik ve işçi hakları konusunda getirmek istediği reformları uygulamaya koymakta büyük güçlük çekiyor. Sadece sendikalaşma ve direniş değil, politik sistemi çıkmaza sokan uluslararası kriz de bu duruma sebep oluyor. Brezilya, tarihte belki de kurumlarının meşruluğunun en çok sıfıra yaklaştığı dönemi yaşıyor.

Lula’nın ilk hükümetiyle beraber BNDES ( Brezilya Kalkınma Bankası) başkanlığı yapan ekonomist Carlos Lessa “Brezilya’nın artık aynada kendisine bakarak kendisini tanımlayamayacağını, ülkenin küreselleşmenin getirdiği hareketsizliğin içinde kaybolmuş bir katman olduğunu” söylüyor. Ünlü Brezilyalı düşünürün bu savı, bölgedeki diğer ülkeler için de gerçekliğini koruyor. Aslında Brezilya, çok az kişinin anladığı, geleneksel politik sınıfların dağıldığı bir evreden geçiyor. Operation Car Wash (Lava Jato)* aslında geride hiçbir şeyi sağlam bırakmayacak bir tsunami.

Venezuela’da da politik aktörler zıt söylemlerde bulunsa da bu ülkelere benzer bir manzara sunuyor. Sistematik yıkılmanın içindeki bu söylemlere katılanların yaptığı aktiviteler, sadece sorumluluklarından sıyrılmaya çalıştıkları için kıt verimliliğe sahip.

Venezuela’nın ‘yönetilemezliği’ni sadece sağın istikrarsızlığına ve imparatorluğa bağlamak yanlış olur, geniş katılımlı sektörlerin uzun dönemde mikropartiler aracılığıyla üretim ve sosyal hayat düzenini bozma yoluyla Bolivarcı devrim sürecini uğrattığı erozyonun da payı vardır. Ya da Chavist olduklarını iddia eden bazıları gibi bachaqueonun (kaçakçılık) geniş katılımlı sektörleri etkileyen bir pratik olduğunu görmezden gelinebilir.

Sosyolog Emiliano Terán Mantovani bunu hiç bükmeden ifade ediyor: Toplumsal dokunun bozulması ve insanların ayrışmasını petrol rönasansındaki krizler tetikledi. Bireycilik politik kültürü tekrar domine etmeye başladığında olumlu bir geleceğe doğru bir gelişme göstermek imkansız hale gelir.

Özetle, bölgenin sunduğu manzara –üç ülke küçük nüans farklarıyla ele alındı fakat bütün bölgeye genişletilebilir- kesinlikle ‘yönetilemez’ bir hal aldı. Bu hale hükümetlerin tavrından öte, güçlü bir kaos eğilimi, yolsuzluğun patlaması sebep oldu ve bu karmaşadan çıkış yolu bulmak gittikçe zorlaşıyor.

Bu durumun altında üç ana sebep var. Birincisi ‘alttakilerin’, yerlilerin ve siyahilerin büyüyen potansiyeli, kırsalda ve çiftçilik sektöründe gençler ve kadınlarla birlikte örgütlenmeleri ve harekete geçmeleri. Meksika’nın alt tabakaya uyguladığı soykırım da her ne kadar bu potansiyelin organize olmasına ve yeni bir söylem oluşturmasına reddedilemez bir zorluk çıkarsa da kırsal kesimde tam anlamıyla başarılı olamadı.

İkincisi ise Brexit’le, Donald Trump’ın seçilmesiyle, Amerika’yı durdurmak ve başıboş gezen Avrupa Birliği’ni ortadan kaldırmak için sürdürülen Rusya Çin ittifakıyla küresel sistem krizlerinin ve jeopolitik ayrışmanın ivmesinin artması. Anlaşmazlıklar bizi hiçkimsenin stabil düzen sağlayamayacağı bir nükleer savaşın eşiğine getiriyor.

Üçüncü sebep bölgedeki elit tabakanın, aynı devletin basit sosyal devlet ihtiyaçlarını ve kesin ulusal egemenliği sağlayamaması gibi uzun vadede geçerli olacak bir çözüm bulmaya muktedir olmayışından öte geliyor. Bu çerçevede elitler geçmişte girişimcilerle, işçilerle ve devletle ittifaklar kurdu fakat hiçbiri kalıcı olamadı.

Bu üç dinamiğin birleşmesi, dünya sistemlerindeki ve kıtanın her köşesindeki ‘büyük kasırga’yı oluşturuyor. Yukarıda bahsedilen sebepler ve failleri, Subcomandante Insurgente Moisés’in de birkaç gün önce değindiği gibi ‘yönetilemez bir hale gelindiği için dünyayı sadece kocaman bir çiftliğe çevirmeyi’ amaçlıyor. Bu zorlu koşullarda iyi örgütlenmeliyiz ve ‘çiftliğimizin sahiplerinin’ değişmesine kesinlikle izin vermemeliyiz.


Kaynak: Chiapas Support


* Brezilya’da devletin, yolsuzluğa karşı yürüttüğünü iddia ettiği bir operasyon.
Previous post
Macron-Putin görüşmesi: İki lider, Suriye'yi ve Çeçenistan'da LGBTİ'lere yönelik baskıyı konuştu
Next post
Demirtaş'ın duruşma tarihi belli oldu