Ana SayfaManşetProf. Cengiz Aktar: Türkiye ve AB memnun, ‘demokrasi’ diyenler artık daha da yalnız

Prof. Cengiz Aktar: Türkiye ve AB memnun, ‘demokrasi’ diyenler artık daha da yalnız

ANKARA – Avrupa Parlamentosu’nun, Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasını öneren raporu geniş bir oy çokluğuyla kabul etmesini Gazete Karınca’ya değerlendiren Prof. Dr. Cengiz Aktar, ilişkilerde gelinen noktadan Türkiye ve Avrupa Birliği’nin ‘memnun olduğunu’ belirtti. Türkiye ve AB arasındaki ilişkilerin yalnızca ticari olarak devam ettiğini söyleyen Aktar, bu durumun Türkiye’deki iş dünyasını da memnun ettiğine vurgu yaptı. Aktar, ‘insan hakları, demokrasi, adalet, eşit yurttaşlık’ diyenlerin ise artık eskisinden daha fazla yalnız olduğuna da dikkat çekti.


Haber: Altan Sancar


Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Kate Piri tarafından kaleme alınan ve Türkiye ile yürütülen müzakerelerin askıya alınmasını tavsiye den rapor dün Avrupa Parlamentosu’nda görüşüldükten sonra bugün oylanarak kabul edildi.

AP’nin tavsiyesine ilişkin Gazete Karınca’ya değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Cengiz Aktar, fiiliyatta biten ilişkilerin hukuken de bitme yoluna girdiğini belirtirken, gelinen durumdan Ankara ve Brüksel’in ‘memnun olduğuna’ dikkat çekti.

Türkiye’ye mesaj üstüne mesaj veriliyor

Kabul edilen rapor ile alınan tavsiye kararının Türkiye açısından oldukça ciddi bir mesaj içerdiğine dikkat çeken Aktar, 16 Nisan referandumunda kabul edilen anayasa değişikliği sonrası tavsiye kararının daha fazla anlam kazanacağını belirtti.

AB’nin Türkiye’ye ‘hayalci teklifler’ ile geldiğini söyleyen Aktar, karara ilişkin şunları söyledi:

Herkes haberi karar olarak geçiyor, ancak ortada bir tavsiye var. Çünkü müzakerelerin geleceği ile ilgili olarak Avrupa Parlamentosu’nun bir karar alma yetkisi bulunmuyor. 16 Nisan’da kabul edilen anayasa paketi tamamen hayata geçtiğinde bu tavsiyenin bir anlamı olacak ki anayasa paketi de hayata geçecektir. Avrupa Parlamentosu’nun temenni dışında bir ağırlığı yok, ancak ortada ciddi bir mesaj var ve Türkiye’ye mesaj üstüne mesaj veriliyor.

Tavsiye kararı fiiliyatta bitmiş olan müzakerelerin, hukuken de bitme yoluna girdiği anlamına geliyor. Bilmediğimiz bir şey değil ama artık AB il ilişkilerin en hallerde olduğunu ortaya koyması açısından önemli bir durum. AB ile olan ilişkiler fiilen zaten bitmiş durumdaydı ve ortada yalnızca ticari bir ilişki söz konusuydu. Her iki taraf da bu durumdan memnun durumda aslında. AB tarafı da ilişkilerin bu hale gelmesinden razı bir durumda.

AB, Türkiye’ye hayalci birtakım teklifler getiriyorlar ve bunların gerçekleştirilmesinin imkanı oldukça zor. Öyle ki Türkiye razı olmadıkça AB veya üçüncü bir ülkenin ülkede bulunan sivil toplum ile birebir ilişki kurması mümkün değil. Ortada karşılıklı büyük bir sahtekarlık var ve Ankara da Brüksel de ilişkilerin geldiği noktadan gayet memnun durumda.

Türkiye ve AB gelinen durumdan ‘memnun’

AB’nin ve Türkiye’nin ilişkilerin bu noktaya gelmesinden memnun olduklarını da belirten Aktar, Türkiye ve Avrupa arasında yaşanan siyasi krizlere rağmen hız kazanan ticari ilişkilere dikkat çekti.

Avrupa ile olan ticari ilişkilerin Türkiye iş dünyasını da memnun ettiğini belirten Aktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

Açık biçimde söylemek gerekirse Avrupalılar ilişkilerin bu noktaya gelmiş olmasından gayet memnunlar. Yani gergin siyasi ilişkilere rağmen, ticari ilişkilerin ivme kazanıyor olması bahsettiğimiz gibi her iki tarafı da gayet memnun ediyor. Dün Ulaştırmadan Sorumlu Komiser Türkiye’ye geldi ve dünyada havalimanı endüstrisinde çalışan herkesin manasız bulduğu üçüncü havalimanı projesini  öve öve bitiremedi. Avrupa neden böylesi mesajlar veriyor? Sözüm ona o mega ve çılgın projelerde Avrupa şirketleri hiçbir engelle karşılaşmadan, iş güvenliği ve çevre koruma normlarına takılmadan istedikleri gibi çalışabiliyorlar. TÜSİAD gelinen durumdan oldukça memnun, Türkiye iş dünyası ilişkilerin bu hale gelmiş olmasından gayet mutlu. Ancak tüm bu yaşananların faturası toplum ve toplumdaki demokrasi ve adalet beklentisi taşıyanlara çıkacak ki çıkıyor da. Avrupa’nın artık Türkiye demokrasisinin bekası ve geleceği ile ilişkili bir beklentisi yok, çünkü Avrupa’da Türkiye’nin 21. yüzyıldaki yapısında yer alamayacak bir ülke olduğu kanaatini taşıyor.

‘Demokrasi’ diyenler artık yalnızlar

AP’nin tavsiyesinin Türkiye’deki demokrasi güçlerine olan etkilerini de değerlendiren Cengiz Aktar, demokrasi güçlerinin eskisinden daha fazla yalnızlaşacağını belirtti.

Türkiye’deki insan hakları, demokrasi, adalet, eşit yurttaşlık diyen insanlar artık eskisinden daha fazla yalnızlar. Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve genel anlamda 1945 sonrası kurulmuş olan Avrupa kurumlarının artık onlara verebileceği hiçbir şey yok. Örneğin son süreçte mesleklerinden ihraç edilen 150 bine yakın insan için verilen son AİHM kararı yaşanan sürecin bir parçasıdır. Gerçekçi olmak lazım ki Türkiye’de demorkasi, hukuk, adalet ve özgürlük diyen insanlar artık Avrupa’dan hiçbir şey beklememelidir.