Ana SayfaDünyaQueer İsyan ve Özgürlük Ordusu: Rakka’da IŞİD’e karşı savaşan LGBTİ’ler

Queer İsyan ve Özgürlük Ordusu: Rakka’da IŞİD’e karşı savaşan LGBTİ’ler

HABER MERKEZİ – Onları Demokratik Suriye Güçleri tarafından “Büyük Savaş” operasyonunun yürütüldüğü Rakka’dan paylaştıkları fotoğrafla tanıdık. IŞID’e karşı savaşın verildiği Rakka sokaklarında ellerinde gökkuşağı bayrağıyla “Barbarlığa karşı mücadele” mesajı veren Suriye’deki ilk LGBTİ birlik olan Queer İsyan ve Özgürlük Ordusu’na ulaşan Gazete Karınca, birliğin sözcüsü Heval Rojhilat ile görüştü. Amaçlarının “IŞİD’e karşı savaşmak ve Rojava Devrimi’ni korumak” olduğunu söyleyen Rojhilat, ‘queerlerin savaşta bir rolü olması gerektiğine inandıklarını’ vurguluyor. Rojhilat’a göre savaşa katıldıklarında insanlar onları sadece ‘kimlikleri’ üzerinden görmüyor: “En nihayetinde onlar da aynı diğerleri gibi özgürlük için hayatını riske atmaya gönüllü olan insanlar.”


Haber: Ezgi Gül


Pazartesi günü YPG (Halk Savunma Birlikleri) ile birlikte savaşan Enternasyonalist Özgürlük Taburu’na bağlı anarşist IRPGF (Uluslararası Devrimci Halkların Gerilla Kuvvetleri), ilk LGBTİ ordunun kurulduğunu duyurdu.

Suriye’de IŞİD’e karşı savaşa katılan uluslararası gönüllülerden oluşan ordunun ismi ise TQILA (The Queer Insurrection and Liberation Army), yani Queer İsyan ve Özgürlük Ordusu.

Gazete Karınca, grubun savaştaki yeri, kuruluş amacı ve gelen tepkiler hakkında TQILA sözcüsü Heval Rojhilat ile konuştu.

‘Zaten uzun süredir savaştaydık, Rojava bize ilham verdi’

Rojhilat, TQILA’yı kurma fikrinin nasıl ortaya çıktığı sorusuna ‘zaten üyelerin uzun süredir savaşta olduğu, uzun süre Rojava’da kalan üyelerin oradaki yeni yaşam inşasından ilham aldıkları’ cevabını veriyor:

Grup zaten halihazırda IRPGF altında savaşan anarşistlerden oluşuyor. Birçoğumuz uzun süre Rojava’da kaldık ve kadın devriminin muazzam kazanımlarını ve bölgedeki LGBTİ mücadelesini gördük. Kürdistan’da ve diğer yerlerde, Kürt hareketleri içerisinde sosyal devrim ve dönüşüm için  kadınların özgürlüğü temel görülüyor. İttifakta olduğumuz diğer enternasyonal oluşumlarda da sadece kadınların özgürlüğü değil LGBT*QI+ konuları da ilerici bir şekilde ele alınıyor. Hatta onları dağlardaki gerilla güçlerine katılmaya teşvik ediyorlar.

Tabii ki feodal bir bakış açısına sahip olup henüz LGBT*QI+ gerillalara hazır olmayanlar, hatta bu konunun açılmasını bile istemeyenler var. Fakat biz YPJ ve YJA’daki Kürdistan kadınlarının erkeklerden çok daha ilerici olduğunu gördük. Rojava’da Jineoloji derslerinde, cinsiyetin sadece bir yapı olduğunu ve feminizm ve queer teori yoluyla birçok konunun çözüme ulaşacağını gösteriyorlar. Judith Butler ve Michel  Foucault’yu bile okuyorlar.

‘Asıl amacımız IŞİD’i yenmek, Rojava’yı korumak ve gerekirse Afrin’i savunmak’

Grubun asıl amacı sorulduğunda ise Rojhilat, ‘Ana amacımız IŞİD’i yenmek ve Rojava Devrimi’ni savunmaktır. Tabii ki saldırılara karşı Afrin’i de savunuruz’ diyor.

TQILA sözcüsü, anarşistlerin kendilerini hem savaşçı hem işçi olarak tanımladığını ekliyor:

Biz, anarşistler olarak savaşçı ve işçiyiz. Sivil toplum içerisinde çalışmaya ve Rojava ve Kürdistan’da özgür ve sürdürülebilir bir gelecek yaratmaya yardım etmeye hazırız.

‘Queerlerin bu savaşta rolü olmalı’ 

TQILA şu anda IRPGF ile birlikte Rakka’da operasyonlara katılıyor.

Grup sözcüsü Rojhilat’a göre ‘queerlerin savaşta bir rolü olmalı’:

Şu anda TQILA ve IRPGF, Rakka’da IŞİD’e karşı yürütülen operasyonlara destek veriyor. Uzun aylardır Rakka’dayız, bazılarımız Mınbiç’ten beri burada. Queerlerin savaşta bir rolü olması gerektiğine inanıyoruz. Hayatımız boyunca da hissettiğimiz baskıya ve tahakküme karşıyız. Rojava’daki savaş insanlık için savaştır, özgürlüktür. İnanıyoruz ki bu savaşa katıldığımızda insanlar bizi sadece bir ‘kimliğimiz’ üzerinden görmüyor, en nihayetinde biz onların aynı onlar gibi özgürlük için hayatını riske atmaya gönüllü olan yoldaşlarıyız.

‘Cinsiyet kimliğimiz ya da cinsel yönelimimiz savaş alanında bizi diğerlerinden farklı kılmıyor’

Rojhilat Rakka’da bir LGBT*QI+ oluşumunun nasıl tepki aldığı sorusuna karşılık ise, ‘en başta birçok kişi bu konuda kendisini rahatsız hissetti fakat sonra savaş alanına geldiğimizde onlardan farklı olmadığımızı hatırladılar ve sorun çözüldü’ diyor:

Sadece çok az problemle karşılaştık. Birçok yoldaşımız ilk önce kendilerini geri çekip biraz rahatsız hissettiler fakat sonra hemen bizim cinsiyet kimliğimizin ya da cinsel yönelimimizin savaş alanında bizi onlardan farklı kılmadığını hatırladılar. Hepimiz terliyoruz, kanıyoruz, kokuyoruz ve yoldaşlarımızı kaybettiğimizde ağlıyoruz. Belki yavaş olacak ama Kürdistan’daki kadınların özgürlük mücadelesinde bütün cinsiyet kimlikleri ve cinsel yönelimler için avantaj elde edeceğine inancımız tam.

‘Özgürlük savaşımız, baskılanan ve özgürlük için savaşan herkesin savaşıyla birbirine bağlıdır’

IŞİD’in öldürdüğü LGBTİ’ler hakkında üzüntü duyduklarını belirten Rojhilat, ‘Fakat, özsavunmamız bize bir güç verdi ve aynı zamanda hayat boyu sürecek devrimci bağlarımızı da kurdu. Bu birlikler, özgürlük mücadelesini beslemeye ve zenginleştirmeye devam edecektir.’ diyor.

Rojhilat’a göre cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim onların sadece bir parçasını tanımlıyor:

Cinsiyet kimliğimiz ve cinsel yönelimimiz bizim bir parçamızı tanımlar fakat biz yerel kültürün, dinlerin ve geleneklerin idrakındayız. Kimliklerimizi göze sokmuyoruz ama tabii ki yoldaşlarımızın buna saygı göstermesini bekliyoruz. Baskıcı yapıların queerleri silmeye aynı zamanda da kadınları, işçileri, köylüleri ve azınlıkları bastırmaya çalıştığı somut bir gerçektir. Bizim özgürlük savaşımız, baskılanan ve özgürlük için savaşan herkesin savaşıyla birbirine bağlıdır. Bunlardan birinin zarar görmesi, herkesin zarar görmesidir.

‘Doğudan ve batıdan birçok etnik kökene mensup birçok cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinden insanlar var’

Uluslararası gönüllülerin çoğunlukla nereden geldiği sorusuna ise Heval Rojhilat, ‘Güvenlik gerekçeleriyle üyelerimizle ilgili bilgiler paylaşmıyoruz fakat doğudan ve batıdan birçok etnik kökene mensup, birçok cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinden yoldaşlarımızın olduğunu söyleyeyim. IRPGF militan, yatay, özörgütlenen, silahlı bir mücadele kolektifi ve TQILA da dahil bütün üyeleri savaşçı. Kolektif hayatı sağlayabilmek için bütün bu üyelerle tüm işleri paylaşıyoruz’ diyor.

IRPGF’nin manifestosunda anarşist prensiplere bağlı olduğu yazılsa da üyeler kendisini birçok farklı tanımla tasvir ediyor:

IRPGF’deki herkes genel anlamıyla anarşist diyebiliriz. Bazıları kendilerini anarşist, anarkomünist, anarkosendikalist, sosyal anarşist, özgürlükçü komünist, özgürlükçü sosyalist ve antiotoriter marksist olarak anımlıyor. Birliğimizin manifestosunda yaptığımız açıklamada, anarşist prensiplere ve değerlere bağlı olduğumuz yazıyor.

TQILA’nın kuruluş açıklaması

TQILA’nın ordunun kuruluş amacı ile ilgili twitterdan yayınladığı açıklamanın Türkçesi ise şöyle:

Biz, IRPGF, resmi olarak IRPGF’nin bir alt grubu olan ve LGBT*QI+ yoldaşlarımızın yanında ikili cinsiyeti yıkmaya çalışan, çok kapsamlı cinsiyet, cinsel ve kadınların devrimini destekleyen yoldaşlarımızdan oluşan TQILA’yı ( Queer İsyan ve Özgürlük Ordusu) kurduğumuzu duyuruyoruz.

TQILA’nın üyeleri faşist ve ekstremist güçlerin dünya genelinde Queer topluluklara uyguladığı ve onları ‘hasta, rahatsız, doğal olmayan’ olarak nitelendirip birçok topluluk üyesini katledişini dehşetle izledi. Gaylerin IŞİD tarafından çatılardan atılarak ve taşlanarak öldürülmesi bizim oturup izleyebileceğimiz bir şey değil. Üstelik Queerlere, translara yönelik nefret sadece IŞİD’le sınırlı kalmıyor, diğer ikiliksiz insanlar da dini motivasyon kaynağı olarak kabul ederek nefret suçları işliyor ve bize saldırıyor. Dünyanın kuzeybatısındaki hıristiyan muhafazakarlar da LGBT*QI+’lere onları susturmak ve varlıklarını yok etmek için saldırdı. Biz queerfobinin, homofobinin ve transfobinin İslam’ın ya da herhangi bir dinin doğasından gelmediğini vurgulamak istiyoruz. Aslında bizim özgünlüğümüzü kabul eden ve bununla barışık olan, hatta kendisi Queer olan birçok müslüman, yahudi, hıristiyan, hindu, budist vb. tanıyoruz. Faşizme, zorbalığa ve baskıya karşı bu insanlarla dayanışma içindeyiz. Üstelik buradaki ve ülke dışındaki devrim hareketleri içerisinde Queer karşıtı düşünce içerisinde olanları da eleştiriyor ve bununla mücadele ediyoruz.

Otoriteye, patriarkaya, baskıcı heteronormatifliğe, queer/homofobiye ve transfobiye karşı verdiğimiz mücadeleye bağlılığımız, Kürt kadın mücadelesinin ve devrimin kazanımlarıyla güçleniyor. Jineoloji derslerinde cinsiyetin inşasına ve cinselliğe dair tartışmalarnı yapıldığı gerçeği, devrimci kazanımları hızlı bir şekilde talep eden kadınlarıyla Kürdistan’daki ve Rojava’daki devrimci kazanımların önemini gösteriyor. IRPGF’nin Queer yoldaşlarının TQILA’yı oluşturmasını harekete geçiren de Queer mücadeleyi ilerletirken kadın devriminin kazanımlarını güçlendirmek için duyulan bu arzu ve gereksinimdir.

Queer özgürlüğü! Gökkuşağı kapitalizmine hayır!

Karşı ateş aç! Bu ibneler faşistleri öldürüyor!

Devrim ve queer anarşizm için yatay özörgütlenen militan kolektif ve topluluklar!