Ana SayfaGüncel1 yıl 8 ay 24 gün: Sur’da dünyanın en uzun yasağı

1 yıl 8 ay 24 gün: Sur’da dünyanın en uzun yasağı

HABER MERKEZİ –  Tam olarak 1 yıl 8 ay 24 gündür sokağa çıkma yasağının sürdüğü Sur’da yıkım sürüyor. Hakan Arslan, kentte yaşamını yitiren isimlerden ve 577 gündür cenazesi hala ailesine teslim edilmiş değil. HDP Milletvekili Feleknas Uca, hem kentteki ‘dünyanın en uzun yasağını’ hem yıkımı hem de ölümleri bir kez daha Meclis’in gündemine taşıdı. Uca, İçişleri Bakanı’na şu soruyu sordu: “10 Mart 2016 tarihinde ‘Sur’da operasyonlar bitti’ şeklindeki açıklamaya rağmen yasağın hala sürüyor olmasının sebebi nedir?”

28 Kasım 2015 tarihinde Diyarbakır merkez Sur ilçesinin Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş mahallelerinde ilan edilen “sokağa çıkma yasağı” tam olarak 1 yıl 8 ay 24 gündür devam ediyor.

Yasak, dünya tarihinin ‘en uzun süren sokağa çıkma yasağı’ olma özelliği taşıyor.

98 gün süren çatışmalardan sonra dönemin İçişleri bakanı Efkan Ala, 10 Mart 2016 tarihinde “Sur’da operasyonlar bitti” açıklaması yapmıştı. Ancak çatışmalar sonlanmasına rağmen ilçedeki 5 mahallede yasak bitmiş değil.

‘Acele kamulaştırma’ ve yıkım

Öte yandan 25 Mart 2016 tarihinde, Bakanlar Kurulu Sur ilçesinin tamamı için “acele kamulaştırma kararı” almıştı. Karar Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.

Böylece, Sur’un 15 mahallesinde bulunan toplam 368 adadaki 6 bin 300 parseli kamulaştırıldı, sağlam kalan binalar da iş makineleriyle yıkıldı.

Ayrıca tarihi kentte farklı inançlara ait kiliseler, camiler, konaklar, hamamlar gibi binlerce tarihi yapı da bu yasaya dayandırılarak yok edildi.

Ayakta kalan bir kaç bina ise polisler ve özel timler tarafından karakola dönüştürüldü.

Bir kez daha Meclis gündeminde

Konuyu bir kez daha Meclis gündemine taşıyan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca, yıkımın olduğu mahallelerin çoğuna hala giriş yapmanın yasak olduğunu hatırlatırken, içeride yeni bir kent inşa edildiğini belirtti.

İnşasını TOKİ’nin yaptığı çalışmaların tarihi hiç bir özelliği olmadığını vurgulayan HDP’li vekil, Sur’un sadece fiziksel olarak yıkıma maruz kalmadığını, aynı zamanda kültürel belleğinin de yok edildiğini ifade etti.

Uca, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle hazırladığı önergede ayrıca 22 Ocak 2016 tarihinde Sur’da yaşamını yitiren Hakan Arslan’ın cenazesinin 577 gündür ailesine verilmediğini de hatırlatarak, “Ölü bedene, ölü bedeni gömmeye, taziye kurmaya, yas tutmaya saygı evrensel bir hak; dünyanın her yerinde yaşanan çatışmalarda cenazelerin alınıp defnedilmesi ahlaki bir sorumluluktur” dedi.

Sorular

Uca’nın Soylu’dan yanıtlamasını istediği Sur soruları ise şu şekilde:

  • 10 Mart 2016 tarihinde “Sur’da operasyonlar bitti” şeklinde yapılan açıklama üzerinden 1 yıl 8 ay 24 gün geçtiği halde burada yasağın hala sürüyor olmasının sebebi nedir?
  • Cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanlar tarafından, Sur’ın eski mimarisine uyumlu bir inşa olacağı açıklamalarına rağmen TOKİ’in inşa ettiği evlerin tarihi hiç bir özelliği olmayan yapay, betonarme yapıya dayanmasının sebebi nedir?
  • Sur’da 28 Kasım 2015 tarihinden itibaren devam eden ablukada kaç kişi hayatını kaybetmiştir?
  • Sokağa çıkma yasağının 28 Kasım 2015 tarihinde ilan edildiği Sur’da bu güne kadar kaç kişi gözaltına alınmıştır? Bunların kaçı tutuklanmıştır?
  • Sokağa çıkma yasağının uygulandığı ve fiilen yasağın devam ettiği Diyarbakır Sur’da 22 Ocak 2016 tarihinde hayatını kaybeden Hakan Arslan’ın cenazesi nerededir?
  • Arslan’ın ailesi, içerisinde insan hakları örgütleri ile hukukçuların da yer aldığı bağımsız sivil bir heyet ile birlikte cenazenin bulunması için araştırma, inceleme ve kazı çalışmasının yapılması amacıyla resmi mercilere defalarca başvurduğu halde bunun engellenmesinin gerekçesi nedir? Bu talep hangi kişi ya da kurumlar tarafından engellenmektedir?
  • Sur’da 1 yıl 8 ay 24 gündür devam eden ablukadan dolayı, evleri yıkılmış, zorunlu göçe maruz kalmış, iş yerlerini kaybetmiş ve gıda gibi temel yaşam malzemelerine ihtiyacı olan Sur’lu yurttaşların mağduriyetinin giderilmesi için bakanlığınızın yürüttüğü bir çalışma var mıdır?