Ana Sayfa1915'TEN BUGÜNE1915’ten BUGÜNE | Rakka ve Deyr ez Zor çölleri: Ermenilerden Ezidilere uzanan bir ‘ölüm yolu’ ve ‘havariler’

1915’ten BUGÜNE | Rakka ve Deyr ez Zor çölleri: Ermenilerden Ezidilere uzanan bir ‘ölüm yolu’ ve ‘havariler’


Haber: Nazım Daştan


Bazı fotoğraflar insan beleğinde müthiş bir hatırlatmaya gider. Olayı hatırlatır, yüzyıllık acıyı hissettirir. O tarihe, o ana götürür. Düşünmeye başladıkça geriye gider hafıza. Bir yolcu gibi geçmişe yol alınır.

İşte Rakka ve Deyr ez Zor çölleri arasında çekilen bu fotoğraf da böylesi bir duygu yaşatıyor. Tren rayları Suriye’nin en büyük kenti olan Halep’ten başlayarak, Deyr ez Zor çöllerine kadar uzanıyor.

1915 ve sonrasına gidildiğinde bu tren rayları Ortadoğu’nun kadim halklarından Ermeniler için bir ölüm yolu olmuş. Ermeniler buna “Ölüm yürüyüşü” diyorlarmış.

1915 yürüyüşü, Ağustos 2014 tarihini gösterdiğinde, ayaklarından ve ellerinden prangalanan Ezidi kadınları buldu.

Ermeni Soykırımı

Tarih sayfaları 24 Nisan 1915’i gösterdiğinde Ortadoğu coğrafyası, Türkiye ve Kürt kentlerinden çıkarılan yüz binlerce Ermenin kafileler halinde Suriye ve Irak’a sürgün edilip, ölüme mahkûm edilmesine tanıklık ediyordu.

Bu jenosit üzerinden tam bir asır geçti. Osmanlıların Ermenilere yönelik başlattığı etnik temizlik kapsamında tarihi verilere göre yaklaşık 1,5 milyon insan katledildi.

Soykırım iki aşama şeklinde gerçekleştirilirken, yerlerinden yurtlarından zorla çıkarılan Ermeniler Suriye çöllerine sürüldü.

“Ölüm yürüyüşü” olarak da adlandırılan sürgün sırasında, kimi yaşlı, kadın ve çocuklar aç bırakılarak ölüme terk edilirken, kimileri yolda kurşuna dizildi, kimileri de gasp ve tecavüze uğradı. Ermenilerin son “Ölüm yürüyüşü” ise Deyr ez Zor çöllerine oldu.

Suriye’ye göç ettirilen Ermeniler, Serekaniye, Rakka, Halep, Minbic, Bab ve Mesken kamplarında toplatılıyordu. Sayıları 500 bini bulan Ermeniler, buradan da toplatılarak Deyr ez Zor çöllerine sürüldü. Bu sayının yaklaşık 250 bini göç yolunda katledildi. Deyr ez Zor’da Ermeniler için yaptırılan kamplara hiç kimse yetişemedi. Her iki kent arasında bulunan çöllerde halen Ermenilere ait kemikler bulunuyor. Kadim bir kültürün soykırım izlerinin dağıldığı topraklarda şimdi tarihi günler yaşanıyor.

73’üncü Ferman

1915’te yok edip, talan eden ve diri diri ölüme götüren anlayış hiç durmadı. Zaman zaman seyrinde azalma görülse de daha güçlü bir şekilde hortladı. Katliam, soykırım, talan, zulüm ve ferman birçok kez Ortadoğu halkları için tekerrür etti.

3 Ağustos 2014 tarihine gelindiğinde ise sahneye IŞİD çıktı. Birçok yere saldırıp talan eden, kendisinden farklı olan her şeyi yok eden IŞİD, en büyük zulmü ise Ezidilere yaptı. Ezidilerin kutsal mekanı Şengal’e saldıran IŞİD, gerçekleştirdiği 73’üncü Ferman ile Ortadoğu kıyımlar takvimine yeni bir kıyım ekledi.

Şengal’de önüne gelen her şeyi yakıp yok eden IŞİD, on binlerce Ezidi’yi hafızalardan kolay kolay unutulmayacak bir katliamdan geçirdi. Binlerce anne, baba, çocuk, genç kadın ve yaşlı Ezidi’yi esir alan IŞİD, tıpkı Ermenilere yapıldığı gibi Ezidi kadın ve çocukları sıraya dizerek kafileler halinde Musul ve Rakka’ya götürerek köle pazarlarında sattı.

Havariler

Şimdilerde bu yolun geçtiği hat tarihi anlara tanıklık ediyor. Rakka’dan Deyr ez Zor’a adım atılan her yer IŞİD’den arındırılıyor.

Rakka’daki özgürlük operasyonları üçüncü ayını geride bıraktı. Deyr ez Zor’a başlatılan hamle ise 3’üncü haftasına girdi. IŞİD’den yara almış her kesimden savaşçı, operasyonlarda yer alırken, bunlar arasında Ezidilerin savunma gücü olan Şengal Kadın Birlikleri (YJŞ) de var.

Bu güne kadar on binlerce insan karanlık pençelerden kurtarıldı. Onlar arasında çok sayıda Ezidi kadın ve çocuk da bulunuyor. Ezidi kadın savaşçılar, IŞİD’in elinde bulunan esir kadınları kurtarmak için ev ev iz sürüyor. Rakka’da bakılmadık ev, sokak, cadde bırakılmıyor.

Deyr ez Zor çöllerine sürülen Ezidi kadınlar…

IŞİD’in elinde bulunan kadınlar için, kurtarılan her sivil ve esir alınan her IŞİD’linin ağzından da şu cümleler dökülüyor:

Onların birçoğu Rakka operasyonu başlamadan önce Deyr ez Zor’a, Meyadin’e götürüldüler.  Çıkan emirler esir aldıkları Ezidi kadınlarla birlikte çıktılar kentten. Çoğunu otobüslere yükleyip Deyr ez Zor çöllerine yolladılar.

1915’te yaşanan çöllere sürülme zulmü, bu sefer Ezidi kadınları bulmuştu. “Ölüm Yürüyüşü” 102 yıl sonra tekrar gerçekleştirilerek, binlerce kadın kent kent ölüme götürüldü.

Birçoğu kaybediliyor, birçoğu da sürgün yolunda katlediliyor. Ayakları ve elleri prangalı olan kadınlar, nereye götürüldüklerini bilmeden her gün ölüyor, öldürülüyor.

1915 ve bugün

Ermenilerin imdadına kimse yetişmedi. Hepsi kırımdan geçirildi. Rakka ve Deyr ez Zor bu sefer kaderine terk edilmedi. İki şehir için de havariler gibi yetişen kadın savaşçılar, Ermenilerin unutulduğu gibi Ezidilerin unutulmasına izin vermiyor.

Esir alınan kadınlar için Deyr ez Zor çöllerine de yol alan kadınlar, hemcinslerinin arayışında.

1915’in ve 3 Ağustos’un kesiştiği bu topraklar, her adımda filizleniyor. Yüzyıllık acıların hesabının sorulduğu coğrafyada, bir devir de sonlanıyor. Karanlığın son kaleleri kadınlar tarafından kuşatılarak, son darbeler indiriliyor. Kadınlar darbe vurdukça aydınlık günler doğuyor.


Kaynak: Mezopotamya Ajansı