Ana SayfaGüncelCumhuriyet Davası | Kadri Gürsel tahliye edildi

Cumhuriyet Davası | Kadri Gürsel tahliye edildi

HABER MERKEZİ – Gazeteciler Akın Atalay, Murat Sabuncu, Kadri Gürsel, Ahmet Şık ve Emre İper’in tutuklu yargılandığı Cumhuriyet davasının 3’üncü duruşması görüldü. Duruşmada söz alan avukat Bahri Belen iddianamenin siyasi olduğuna dikkat çekerek “Gelinen noktada diyecek bir şey kalmadı” dedi. Mahkeme, Kadri Gürsel’in tahliyesine diğer isimlerinin ise tutuklularının devamına karar vererek duruşmayı 31 Ekim’e ertelendi.

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, köşe yazarı Kadri Gürsel, muhabir Ahmet Şık ve muhasebe çalışanı Emre İper’in  tutuklu yargılandığı davanın 3’üncü duruşması dün (25 Eylül) Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Tutuklu gazeteciler Ahmet Şık, Murat Sabuncu, Kadri Gürsel, Akın Atalay, Emre İper ile “jeansbiri” twitter hesabının kullanıcısı Kemal Aydoğdu’nun hazır bulunduğu duruşmada, izleyicilerin salona alınmasının ardından kimlik tespitine geçildi. Kimlik tespitinin yapılamasının ardından ise duruşma başladı.

Duruşmaya, Aydoğdu hakkında tanık beyanında bulunan ve başka bir suçtan tutuklu bulunan Fatih Aytuğ, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

Tanıklar Alev Coşkun ve Rıza Zelyut’un da katıldığı duruşmaya, tanık Mehmet Faraç katılmadı.

Zelyut: Ben Türkiye’nin en iyi köşe yazarıyım

Duruşmada konuşan tanıklardan Rıza Zelyut, “Ben kimseyi FETÖ’cülükle suçlamadım. Cumhuriyet’in Atatürkçü çizgiden uzaklaştığını, operasyon gazetesine dönüştürüldüğünü yazdım” dedi.

Vakıf üzerinden birilerinin gazeteye el koyduğunu iddia eden Zelyut, şöyle devam etti:

Nuray Mert’i, Can Dündar’ı Aydın Engin’i kim getirdiyse o yapmıştır. Yazarları suçladığım düşünülmesin. 12 haberin 8’i HDP ve Selahattin Demirtaş’tı. Bir gazetenin internet sayfasında HDP ve Demirtaş’ın 8 haberi olamaz.

2008 Aralık’ta Can Dündar hakkında 10 gün yayın yapıldı, İlhan Selçuk da onlardan biriydi. Can Dündar hayatında hiçbir gazetede yayın yönetmeni olarak çalışmadı. Yayın yönetmenliğiyle habercilik başka bir şeydir. Ben Türkiye’nin en iyi köşe yazarıyım.

Aydın Engin: Türkiye’nin en iyi yazarıymış, tanımıyorum kendisini

Zelyut’un iddiaları üzerine söz alan gazetenin tutuksuz yargılanan yazarlarından Aydın Engin, Zalyut’u kast ederek şunları söyledi:

Türkiye’nin en iyi yazarıymış. Tanımıyorum kendisini. Bu konuda kendimi geliştirmeye çalışacağım. Ama dedi ki “Nuray Mert’i, Aydın Engin’ kim işe aldıysa..” Beni İlhan Selçuk işe aldı, sonra yazı işleri müdürü yaptı. Tüm gazete benim elimden çıktı. Aydın Engin’in Cumhuriyet gazetesine alınmasının tüm sorumluluğu İlhan Selçuk’undur.

Savcı mütalası: Tutukluluklarının devamına…

Savcı gerekçe ve nedenlerin henüz ortadan kalkmaması gerekçesiyle tüm sanıkların tutukluluğunun devamını talep etti.

Ayrıca savcının gerekçeleri arasında ara karardaki eksikliklerin giderilmesi ve bilirkişi raporlarının beklenmesi de yer alıyor.

Avukat Belen: Gelinen noktada diyecek bir şey kalmadı

Verilen aranın ardından devam eden duruşmada söz alan avukat Bahri Belen, savcılık makamının siyasi bir iddianame düzenlediğini savundu.

Belen, “Gelinen noktada tutuklu gazetecileri tutukluluğuna ilişkin söyleyecek bir şeyimizin kalmadığını düşünüyoruz. Karar sayın heyetinizindir” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Kadri Gürsel: Haksız bir gerekçe ile tutukluluğum sürüyor

Kadri Gürsel ise ‘tanıklar üzerinde baskı yapma ihtimali’ olduğu öne sürülerek tutukluğunun haksız bir gerekçe ile sürdüğünü belirtti.

Gürsel savunmasına şöyle devam etti:

Ben gözaltına alınıp tutuklandığımda 34 günlük yayın danışmanıydım. Beni bu sözde yardım suçlamasıyla ilişkilendirmek mümkün değil. Sadece 34 gün görev yapmış birisinin bu suçu işlemiş olamaz. Göreve geliş şekli başında tutukluluğum devamını gerektiren “kaçınılmaz bağ ve illiyet” ileri sürülemez. Beni hapiste tutmak için herhangi bir gerekçenizin kalmadığından hareketle sayın mahkemenizden önce tahliyemi istiyor, beraatimi rica ediyorum.

Şık: Heyetinizden birisi medya organlarına belge sunuyor

Star gazetesinin duruşma henüz sürerken Twitter hesabı üzerinden paylaştığı “Cumhuriyet Gazetesi davasında savcı, 6 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi” ifadelerini gündeme getiren Ahmet Şık, Ya sizin heyetinizden birisi, ya kalemden birisi bazı medya organlarına belge sunuyor” dedi ve ekledi:

Ben gazeteciyim. Bana belge getirirlerse yazarım. Ben bu suç duyurusunu gazetelere yönelik değil, bu belge sızdıranlara yapılması. gerektiğini söylüyor dikkate almanızı istiyorum. Sabah gazetesine hiç soruşturma açıldı mı? Ben bunu merak ediyorum. Başka bir talebim yok.

Şık, “6 yıl önce beni ergenekonda suçladıklarında bu şekilde haberleri de STV açıyordu. Ben bu oyunu gördüm” dedi.

Suç duyurusunu kabul eden mahkeme başkanı ise Star gazetesi hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyledi.

Mahkeme başkanı ayrıca “Haberi buradan biri sızdırdıysa adam değildir” ifadesini kullandı.

Kadri Gürsel tahliye edildi

Mahkeme, gazetenin yayın danışmanı ve yazar Kadri Gürsel’in tahliye edilmesine, diğer gazetecilerin ise tutukluluklarının devamına karar verdi.

Bir sonraki duruşma 31 Ekim salı günü, saat 9.30 Çağlayan Adliyesi’nde görülecek.

‘Hakikati dillendirmeye devam ediyoruz’

Duruşması öncesi ise gazeteciler ve avukatlar adliye önünde basın açıklaması yaptı.

“Herkes için adalet”, “Savunmaya özgürlük, herkes için adalet” pankartlarının açıldığı açıklamada tutuklu bulunan gazetecilerin fotoğrafları taşındı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Garo Paylan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Barış Yarkadaş, Sezgin Tanrıkulu, Mahmut Tanal’ın yanı sıra çok sayıda gazetecinin destek verdiği açıklamaya avukatlar cüppeleri ile katıldı.

Cumhuriyet Gazetesi Davası Koordinasyonu adına açıklamayı yapan DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren, ilk duruşmada iddianamenin çökmesine rağmen gazetecilerin cezaevinde tutulmasındaki ısrarın devam ettiğini söyledi.

Gazetecilik üzerinde baskıların devam ettiğini, 160’tan fazla gazetecinin tutuklu bulunduğunu, gazetecilerin sahada çalışırken silah ile tehdit edildiğini anlatan Eren, şunları kaydetti:

Her şeye rağmen halkın haber alma hakkı için, basın özgürlüğü için, demokrasi için, hakikati dillendirmeye devam ediyoruz.

Eren, haber almanın ve haber vermenin hak olduğunu söyleyerek, basın özgürlüğü önündeki engellere son verilmesini istedi.

Cumhuriyet Gazetesi ise bugün “Bu hukuksuzluk bitsin, gazeteciler özgürlük” manşetiyle çıktı.

Önceki duruşmalarda ne olmuştu?

Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları “PKK ve FETÖ’ye üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” iddiasıyla suçlanıyor.

Davada tutuklu olarak yargılanan karikatürist Musa Kart, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyeleri Bülent Utku ve Önder Çelik, vakfın Danışma Kurulu Üyesi Avukat Mustafa Kemal Güngör, Okur Temsilcisi Güray Öz, köşe yazarı Hakan Kara ve Kitap Eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay 29 Temmuz’da sona eren ilk duruşmada tahliye edilmişti.

İkinci duruşmada ise dosyaya bir diğer tutuklu Cumhuriyet Çalışanı Emre İper de dahil edildi.

Duruşmada mahkeme heyeti, açıkladığı ara kararında tahliye taleplerini reddederek 5 tutuklu gazetecinin tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Tutukluluğa devam kararını okuyan Mahkeme Başkanı, “Diğer üç tanık dinlendikten sonra tutuklulukla ilgili daha sağlıklı karar vereceğiz” açıklaması yapmıştı.