Ana SayfaGüncelDiyarbakır’da Vicdan ve Adalet Mitingi: ‘O mezara faşizmi gömelim’

Diyarbakır’da Vicdan ve Adalet Mitingi: ‘O mezara faşizmi gömelim’

HABER MERKEZİ – HDP, “Durmayalım, faşizmi durduralım” sloganıyla başlattığı kampanya kapsamında Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda Vicdan ve Adalet Mitingi düzenledi. Mitingde, HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın “Faşizmin panzehiri cesarettir, cesareti bulaştıralım, umudu büyütelim” başlıklı mektubu okundu. HDP Eş Genel Başkanı Kemalbay ise konuşmasında “Asla biat etmeyeceğiz, direnerek yeni yaşamı birlikte kuracağız” dedi. Son olarak konuşma yapan HDP Sözcüsü Baydemir ise Türkiye halklarına çağrı yaparak “Hatun Ana’dan boşalan o mezara faşizmi, baskıyı, OHAL rejimini el birliğiyle gömelim. O zaman ülkenin geleceği aydınlık olur” dedi.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), “Durmayalım, faşizmi durduralım” sloganıyla başlattığı kampanya kapsamında Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda düzenlediği Vicdan ve Adalet mitingi başladı.

HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, DTK Eş Başkanları Leyla Güven ve Berdan Öztürk, HDP’li milletvekilleri mitinge katıldı.

Yurttaşlar kurulan 2 arama noktasından miting alanına alındı.

Miting alanına ellerindeki pankartlarla girmek isteyen bazı yurttaşlar engellenerek pankartlarına el konuldu.

“Gençlerin bugünü ve geleceği karartılamaz”, “İnsan hakları yok sayılamaz”, “Demokratik hukuk ilkeleri çiğnenemez” ve “Toplumsal barıştan vazgeçilemez” pankartlarının asıldığı miting alanında binlerce kişi çalınan şarkılar eşliğinde zılgıtlarla halaya durdu. Mitingde sık sık “Direne direne kazanacağız” sloganı atıldı.

Miting, 7 Haziran 2015 seçimlerinde aynı alanda yapılan mitinge dönük gerçekleştirilen bombalı saldırıda yaşamlarını yitirenler anısına yapılan saygı duruşu ile başladı.

Demirtaş’ın seslendirdiği eser silindi

Ayrıca polis, miting alanında çalınacak parçaları da mercek altına aldı. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın seslendirdiği ‘Bir selamın gelsin baş göz üstüne’ parçası polis tarafından silindi.

Mitingde çalınacak olan 10’a yakın eser polis tarafından silindiği öğrenildi.

‘Hep birlikte özgürlük ve barışı getireceğiz’

HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Gülşen Özer yaptığı açılış konuşmasında “vicdan ve adalet” talebiyle meydanda olduklarını belirterek şunları söyledi:

Diyarbakır’da Kürt kalmadığını söylüyorlar. Bunu söyleyenler İstasyon Meydanı’na gelip baksınlar. Biz adalet, barış ve özgürlük talebimizi haykırıyoruz. Bu sesimizi kısamazsınız. Kardeşi kardeşe vurduruyorsunuz, ama ne yaparsanız yapın halkları ayrıştıramazsınız. Cenazelerimizi bile ayırıyorsunuz. Amacınıza ulaşamayacaksınız. Hep birlikte özgürlük ve barışı getireceğiz. Buna engel olamazlar. Halklar barışı ve özgürlüğü bu topraklara getirecektir. Sur’da tarihi yıkarak halkın tarihini yok etmeyi düşünüyorlar. Ancak halkın tarihini hiçbir güç yok edemeyecektir. Halkın iradesi Sur’un taşları kadar sağlamdır.

HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Cabbar Leygara ise mitinge katılanları selamlayarak şöyle konuştu:

Sürgünlerin, zindanlarda işkencelerin, KHK’lerin ve Kürt halkının iradesini zindanlara atan bu faşist zihniyete karşı, direnişin meşalesi Amed’te yakıldı. Faşizme karşı hesap soracak tek parti HDP’dir. HDP, faşizme karşı güçlü bir barikattır.

Hatun Tuğluk’un cenazesine yönelik saldırıyı hatırlatan Leygara, “O mezarı boş bırakıp, oraya kardeşliği gömmek istediler. Amed, ırkçılığı o mezara gömecektir. Faşizmin halklar üzerindeki baskısı gidene kadar Kürt halkı, HDP, kadınlar, gençlik direnecektir. Asla boyun eğmeyeceğiz” dedi.

Yüksekdağ’dan mesaj: Faşizmin panzehiri cesarettir

HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, konuşmasının ardından Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın Diyarbakır halkına gönderdiği mektubu okudu.

Yüksekdağ’ın “Faşizmin panzehiri cesarettir, cesareti bulaştıralım, umudu büyütelim” başlıklı mektubu şöyle:

Amed halkına merhaba. Yaşatılan onca acıya, katliama, zulme karşı boyun eğmeyen Amed halkı, kadınlar, gençler; Kandıra F Tipi Cezaevi’nden seçilmiş tüm yoldaşlarım adına hepinize yürek dolusu sevgilerimi, selamlarımı gönderiyorum.

Bizleri sizden ayıran, birbirimize sesimizin, sözümüzün dahi ulaşmasını engellemeye çalışan egemen zihniyete inat, yine yan yanayız, omuz omuzayız. Şu an bu meydanda attığınız her slogan, her zılgıt, havalandırmanın penceresinden girerek bize ulaşıyor. Direnişinizi, kararlılığınızı, hiçbir zaman zulme baş eğmemiş olan duruşunuzu görüyor, hissediyoruz. Nerede olursak olalım, aynı cesarette, aynı umutta buluşuyoruz. Biz içeride, siz dışarıda, faşizme karşı bu onur direnişini kararlılıkla sürdürüyoruz.

Değerli Amed halkı, hiçbir hapishane düzeni baki değildir. Kendisi için sınırsız serbestlik, halklar içinse itaat ve esaret isteyen hiçbir iktidar kalıcı olamaz. ‘Durmayalım, faşizmi durduralım’ diyerek başlatmış olduğumuz kampanyamız, tüm ezilen halkların, işçilerin, emekçilerin, gençlerin, kadınların demokratik birliğiyle adalete giden yolu aralamaktadır. Vicdan ve Adalet Nöbetlerimiz de, bugün burada başlattığımız mitinglerimiz de, faşizme karşı olduğu rolü dolayısıyla tarih sayfalarına yazılacaktır.

Tüm bu süreç boyunca dışarıda halkımızın ve partimizin verdiği mücadele ve baş eğmez tutumu bizlere güç verdi, onur duyduk, iyi ki varsınız.

Bugüne kadar haksızlığın, adaletsizliğin, ölümün ve zulmün bin bir çeşidiyle karşılaşan Amed halkının vicdan ve adalet hareketimizde yeni ve güçlü bir dönemeç yaratacağına inanıyorum. Çünkü kentlerimizi yıkanlar, insanlarımızı diri diri yakanlar, annelerimizin cenazesine dahi tahammül edemeyen zihniyetleri yaratanlar karşısında başka çaremiz yoktur.

Mezarlarımızdan bile korkan bu alçak faşist zihniyet karşısında elbette cesareti bulaştıran, umudu büyütenler kazanacak. Buna dair en ufak bir şüpheniz dahi olmasın. Çünkü biz varız, HDP var ve zulme asla boyun eğmemiş olan halklarımız var, sizler varsınız.

Yıkılan kentlerimizi yeniden kuracağız, yaralarımızı birlikte saracağız. Bu topraklara eşitlik ve özgürlüğü Türkiye halkları ile birlikte getireceğiz. Özgürlük halayına hep birlikte duracağız. Ve elbette; vardık, varız, var olacağız.

Hepinizi canı gönülden kucaklıyorum.

Kemalbay: Yeni yaşamı birlikte kuracağız

Yüksekdağ’ın mektubunun okunmasının ardından sahneye gelen HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, Diyarbakırlılara seslenerek şunları söyledi:

Vicdan ve Adalet için Diyarbakır’da, İstanbul’da, Van’da ve İzmir’de nöbet tuttuk. Parlamentonun 3’üncü büyük partisine yapılan büyük bir darbedir. Nöbetlerimiz tecrit altına alındı, polis barikatları ile engellendi. Bizler bu şartlarda mücadelemizi yürütüyoruz. Asla biat etmeyeceğiz, direnerek yeni yaşamı birlikte kuracağız.

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesinin cenazesine yapılan ırkçı saldırıya da değinen Kemalbay, şu ifadelerde bulundu:

Hatun annemizi Ankara’da defnedemedik. Irkçı saldırı ile karşı karşıya kaldık. Hatun anneyi doğduğu topraklara göndermek zorunda kaldık. Onu defnedemediğimiz yere, Türkiye halkları olarak faşizmi gömmek istiyoruz. Faşizmi gömersek, halklar o zaman birlikte eşit ve özgür bir şekilde yaşayabilir. Hatun anneye yapılan saldırı, 5 Haziran saldırısı gibi aynı odaklar tarafından gerçekleştirilmiştir. Türkiye’de kendi kendine provokasyonlar olmuyor. Ancak bir siyaset mühendisliği yapmak isteyenler, hukuksuz ve insanlık dışı adımlar atıp, saldırılar gerçekleştirebiliyorlar. Bu saldırıyı gerçekleştirenleri, istifa etmeyenleri kınıyor ve lanetliyoruz.

‘Mücadelemiz Nuriye ve Semih’ler yaşasın diye’

193 gündür işlerine geri dönme talebiyle açlık grevinde bulunan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya da selam gönderen Kemalbay, şöyle konuştu:

Semih ve Nuriye’ye selam gönderiyorum. Onlar KHK’ya karşı direnen eğitim emekçisi. Eğitim yılı başladı ama Nuriye ve Semih ölüme mahkum edilmek isteniyor. İşini kaybedenler için, yürütülen bir mücadele ve direniştir. Nuriye ve Semih’e selam olsun. Bu mücadele Nuriye ve Semih’ler yaşasın diye.

Son olarak tüm demokratik güçlere seslenen Kemalbay, “Demokrasi güçleri tek adam rejimini yıkmak istiyorsa, militarist, ırkçı, talancı, rantçı sistemi yıkmak istiyorsa bu sese kulak vermeli. Tecrit kalkmalı, yeni yaşam el birliğiyle demokrasi güçlerinin birliğiyle oluşturulmalıdır. Faşizmi durdurmak için birlikte mücadele yürüteceğiz. Ya hep birlikte ya hiç birimiz” diye konuştu.

Kemalbay’ın konuşması ardından sahne alan Serhat Çarneva, seslendirdiği ezgiler ile kitleyi coşturuken, miting konuşmalar ile devam etti.

Baydemir: O mezara faşizmi gömelim

Mitingin son konuşmasını ise HDP Sözcüsü Osman Baydemir yaptı.

Baydemir, konuşmasının başında 2 yıl önce düzenlenen bombalı saldırıya ve gelinen sürece değinerek şunları söyledi:

Bundan iki yıl önce bu meydanda kan emiciler, bir saldırı düzenlemişti. 5 canımızı yitirdik, yüzlerce kardeşimiz yaralandı. 2 gün sonra saldırının mağdurları yaralı kolları ve ayakları, yaralı yürekleri ile sandık başına giderek iradelerini kullandılar. O fotoğraf başlı başına zor aygıtının halkın vicdanın baskı kuramayacağının göstergesiydi. 2 yıl boyunca yalan ve dolanla HDP destek yitirdi diyorlar. İşte HDP, işte İstasyon Meydanı, işte özgürlük ve eşitlik. Yol yakınken gelin bu sevdadan vazgeçin. Yaraları sarmanın imkanı varken, ülkeyi kabristana çevirmekten vazgeçin, ey Erdoğan, ey Bahçeli. Onların anladığı tek bir şey var; ölümle ülkeyi yönetmek.

HDP Sözcüsü Baydemir de Hatun Tuğluk’un cenazesine yapılan saldırıya değinerek, şöyle konuştu:

Hatun annenin cenazesine saldırı düzenleniyor. İnsanlıktan nasibini almayan barbarlar, bir yandan cenazeye saldırıyorlardı, bir yandan Ermeni, Kürt ve Alevilere küfür ediyorlardı. Şimdi, AKP Genel Başkanı Erdoğan, ‘İnsanların bazıları içmişler’ dedi. Ben ve arkadaşlarımın tamamı oradaydık. Bunların barbarlığı ortaya koyduğu sırada, hakaretlerinin yanı sıra tekbir getiriyorlardı. İnancımıza, imanımıza ve ittifakımıza bir saldırıydı. Erdoğan, 2 yıldır topluma verdiğin ırkçılık şerbetini içmişlerdi. Bu şerbet insanları insanlığından çıkarandır. Bu tablonun senin için tehlike olduğuna inanıyorsan, gelin hep birlikte Hatun Ana’dan boşalan o mezara faşizmi, baskıyı, OHAL rejimini el birliğiyle gömelim. O zaman ülkenin geleceği aydınlık olur.

Son olarak Türkiye halklarına çağrıda bulunan Baydemir, “Faşizm bu ülkenin en büyük düşmanıdır” dedi.

Baydemir, sözlerine şöyle devam etti:

Zorbalık, bu ülkenin birliğinin en büyük düşmanıdır. Eğer gerçekten Kürt halkıyla birlikte yaşamak istiyorsanız, İzmir’den İstanbul’dan, Antalya’dan ve Anadolu’dan ırkçılığa hayır deyin. HDP’nin şemsiyesi altında hep birlikte faşizmi durduralım. Eğer faşizmi geriletirsek, emin olun bu ülke bir kez daha cennet bahçesine dönüşecektir. Çoğulculuk güzelliktir, tekçilik bu coğrafya için zulmün ta kendisidir. Durmayacağız, tekçiliği durduracağız, faşizmi durduracağız, Demirtaşları, Kışanakları, Yüksekdağları zindandan çıkaracağız. Özgürlük halaylarını bu meydanda birlikte tutacağız. O gün geldiğinde Hatun annenin kabrine gideceğiz. Hakkını helal et, ülkeye özgürlük ve barış geldi diyeceğiz.

Biri basın çalışanı 2 kişi gözaltına alındı

Miting sonrası ise Nehriban Aydın isimli bir kadın sarı, kırmızı, yeşil puşi taktığı gerekçesiyle gözaltına alınarak Bağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Ayrıca Özgürlükçü Demokrasi gazetesi dağıtımcısı Serkan Akay, gazete dağıtmak için mitinge geldi. Giriş kapısında gazetelerin içeriye alınmasına izin verilmedi. Buna karşı çıkan Akay, darp edilerek gözaltına alındı.