Ana SayfaGüncelDemirtaş’tan yayıncılara çağrı: Hapishanelerde yayımlanmayı bekleyen yüzlerce eser var

Demirtaş’tan yayıncılara çağrı: Hapishanelerde yayımlanmayı bekleyen yüzlerce eser var

HABER MERKEZİ – Mektup aracılığıyla cezaevinden yazdığı kitabı ‘Seher’i anlatan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, edebiyatındaki ‘neşeyi’ anlattı, “Direniş güç veriyor, neşemiz bundan” dedi. Hapishanelerde yayımlanmayı bekleyen yüzlerce edebi eser olduğunu da vurgulayan Demirtaş, yayıncılara, “Lütfen hapishane edebiyatına daha fazla ilgi gösterin” çağrısında bulundu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, cezaevinden yazdığı ve ciddi satış rakamlarına ulaşan öykü kitabı ‘Seher’e dair konuştu.

Tutulduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nden mektup aracılığıyla Cumhuriyet’ten Nazan Özcan’ın sorularını yanıtlayan Demirtaş, cezaevi koşullarına dikkat çekerek, “Aslında koşullarımız çok ağır. Burası bir tutukevi değil, ağır koşulları olan bir infaz kurumudur. Önce tek tek tecritte tutulduk, şimdi de ikili tecritteyiz” dedi.

Bir ‘irade savaşı’ verdiklerini ifade eden HDP Eş Genel Başkanı, “İlkelerimiz uğruna direnmek bize güç ve moral veriyor, neşemizin kaynağı budur. Bunu dışarı yansıtıp dışarıdan da moral ve güç alıyoruz” diye konuştu.

Röportajında direnişin önemine vurgu yapan Demirtaş, “Biz içeriyi zindan olmaktan çıkarıyoruz, siz de kendi zindanınızı dışarda inşa etmeyin” dedi.

‘Seher’deki öykülere, bunların nasıl yazıldığına dair sorulara da yanıt veren Demirtaş, Nazan Özcan’ın ‘hapishane edebiyatı’ olarak ifade ettiği kitabındaki ‘neşeyi’ ise şöyle tanımladı:

Bence hapishane koşullarında üretilen bütün edebi eserler çok kıymetlidir. Beni ve arkadaşlarımı tutuklatarak temsil ettiğimiz milyonları kedere boğmayı hedefleyenlerin bu ucuz amaçlarını da boşa çıkarmak adına, umudu ve cesareti büyütmeye çalıştım. Bunun için de, mizahı ve ironiyi özellikle kullandım.

Devamla hapishanelerde yayımlanmayı bekleyen yüzlerce edebi eser olduğunu vurgulayan Demirtaş, şu çağrıda bulundu:

Gebze Kadın Cezaevi’nden değerli arkadaşım Gülazer Akın bana gönderdiği son mektubunda, bu konuya dair haklı sitem ve eleştirilerini yazmış. Yayınevleri, hapishanelerde yazılanları yayımlamaya yanaşmıyorlar. Bu emeklerin çoğu içerde olduğu gibi duruyor. Onlar da içerde bir yayın komisyonu oluşturmuşlar. Şimdi dışarıda bir yayınevi kurarak sadece hapishane edebiyatının toplumla buluşmasını sağlamaya çalışıyorlar. Ancak çok fazla zorluk ve imkânsızlıklar var. Dışarıdaki duyarlı yayıncılara bu vesileyle çağrı yapmış da olalım. Lütfen hapishane edebiyatına daha fazla ilgi gösterin.