Ana SayfaYazarlarAkın OlgunHakikatin dili özgürlüktür – Akın Olgun

Hakikatin dili özgürlüktür – Akın Olgun

Ahmet Şık tam üç yüz gündür içeride.


Akın Olgun


O dili sahiplenip öğrendiğinizde evrensel konuşursunuz, çehreniz değişir, insanlığa dair kurduğunuz her cümle, bir insan kurtarır. Bir insan bir dünyadır çünkü…

Özgürlüğün dilini öğrendiğinizde potansiyel suçlu olursunuz.

Bedelini ve başınıza getirilecek tüm kötülükleri, sizden önce yaşamış olanların deneyimlerinden bilirsiniz ama özgürlük bilmektir zaten. Bilmek ve bildiklerinle direnmektir ve direnmek bazen sesi sese vermektir. Eli ele, omuzu omuza, gözü göze, sözü dile vererek çoğaltmaktır.

Söz çoğalır,

Ses seste,

Hakikat dilde büyülenir.

Çekersin sancısını, kıvranır bedeninde acı. Diklenirsin sese seslere ve bedenine örtülen hücre soğuktur. Dudağının yırtılmış kenarından, bastırırsın kanayan yanına ve üflersin ıslık olsun diye nefesin.

Sessiz boşlukta yankılanır ıslığının ezgisi. Ses duvara, duvar betona, beton demir parmaklıklara, kapılara çarpa çarpa taşar dışarıya. Bir günün özetidir bedel, bedeller.

Ahmet tam üç yüz gündür içeride. Çalıyor ıslığını beton duvarlarının arasından. Çalıyor ıslığını sana bana, bize, bizlere.

Sessizlikte bir ıslık, karanlığı üzerimize kapatanlara karşı büyük bir itirazdır. Çünkü hakikat dilin özgürlüğüdür.

Sende, bende, bizde, hepimizde var o nefes. Sadece üflemek gerek bu vakitler ve tutunmak birbirimizin ıslığına…

Yüz yüze bakabilmek için yarın ve ertesinde dostluğun, arkadaşlığın, dünyanın adına, “yapamadım” dememek için tutunmak gerek…

Geçer elbet gün, ay, yıl ve yıllar.

Arkamızda bıraktığımız hiçbir şey unutulmaz, unutulmuyor ve çıkarmadığımız her ses bir zincirin şakırtısı, prangası, kelepçesi olup tekrar tekrar dönüyor içimize.

Karanlık değil bizi düşüren. Biliyoruz, nefesi ıslığa dönüştüremeyen tereddütlerimizden olduğunu.

Duyulmasından korktuğumuz şey, aslında her şeyimizdir ve onu bastırdıkça intihar ediyor en umutlu yanımız.

Böyle eksiliyoruz işte, düşüyoruz aşktan, dostluktan, sevgiden.

Hakikat, özgürlüğün dilidir ve anlıyor ki insan paylaşmadan, öğrenilmiyor.

Tam üç yüz gündür Ahmet içeride. Biz dışarday-mışız gibi yapmalarımızdan mahkûmuz.

Oysa,

Söz çoğalır,

Ses seste,

Hakikat dilde büyülenir.