Ana SayfaGüncel10 Ekim Katliamı Davası: IŞİD sanığının ‘tanıyorum’ dediği polislerden çelişkili ifadeler

10 Ekim Katliamı Davası: IŞİD sanığının ‘tanıyorum’ dediği polislerden çelişkili ifadeler

HABER MERKEZİ – 10 Ekim Ankara Katliamı davasının 6’ıncı duruşmasında tanık sıfatıyla polislerin ifadeleri dinlendi. Duruşmada sanık Suphi Alpfidan’ın teşhis ettiği tanık polis Beyazıt Bestami Duman hakkında suç duyurusunda bulunulması talep edildi. Yunus Durmaz’ın deposundan çıkan dijital materyallere MİT’in el koyduğunu söyleyen müştekilerin avukatı Senem Doğanoğlu, “Bunun anlamı, deliller kaçırılmıştır demektir” diye konuştu.

10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı’nda yapılmak istenen Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne IŞİD tarafından düzenlenen ve 102 kişinin hayatını kaybettiği canlı bomba saldırısına ilişkin açılan davanın Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 6’ncı duruşması sanık Suphi Alpfidan’ın “IŞİD hakkında kendilerine bilgi taşıyordum” dediği polisler Tahir Sarıışık ve Beyazıt Bestami Duman, tanık olarak dinlenildi.

Basına ‘sokakta öldürüldü’ diye yansımıştı, polis ‘evde öldürüldü’ dedi

Polis Tahir Sarıışık ifadesinde “Sanık Suphi’yi tanımıyorum. Sanık hakkında amirim Bestami Duman’ın bana bilgi vermesi ve internette yaptığım araştırma sonucu davada adımın geçtiğini öğrendim. 2015-2016 yıllarında istihbarat Şube’de görevliydim” dedi.

Sanık Alpfidan’ın avukatı Deniz Akın’ın sorularını yanıtlayan Sarıışık, Antep’de IŞİD operasyonunda öldürüldüğü iddia edilen polis memuru Hüseyin Gümüş’ün ölümüyle ilgili soruları da yanıtladı.

Sarıışık, Hüseyin Gümüş’ün evde vurulduğunu duyduğunu söyleyerek, “Peki, basına neden sokakta öldürüldü diye yansıdı” sorusuna ise cevap veremedi.

Sarıışık, istihbarat şubede “Ertuğrul” takma ismini kullandığını da kabul etti.

Daha sonra 2015-2017 yılları arasında Gaziantep Emniyet Müdürülüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü olan Bestami Duman tanık olarak dinlendi. Bestami Duman sanık müdafinin sorusu üzerine “İhbar olursa biz tutanak tutarız ama istihbarat bizim görevimiz değil” ifadesini kullandı.

‘Polisler kimi korumaya çalışıyor anlamıyorum’

Sanık Suphi Alpfidan ise “Bestami Duman’ı Terörle Mücadele Şube Müdürü olarak tanıyorum. Onun arkadaşı ile irtibat kurup bu sanıklarla işlem yapılmasını istedim o da beni Bestami Duman’a yönlendirdi. Bestami Duman ile birebir görüştüm. Bu kişiler IŞİD’lidir polisler neden korumaya çalışıyorlar, şu an doğruyu söylemiyorlar. Polisler beni çok iyi tanır. İşyerimi dahi bilirler, neden beni tanımadıklarını söylüyorlar anlamıyorum. Kimi koruyorlar” dedi.

Hüseyin Gümüş’ün öldürülmesi olayını bildiğini söyleyen Duman, “Hüseyin evde öldürüldü” dedi.

Basına “Sokakta öldürüldü” diye bilgi verildiğinin hatırlatılması üzerine Duman, “Bilemiyorum, ben evde şehit edilmiş diye biliyorum” ifadelerinde bulundu.

Mehmet Kadir Cebael’in bitişik atışla öldürülmesinin sorulması üzerine Duman, “Demek ki yakın mesafede çatışma olmuş” diye cevap verdi.

‘Kimin ÖSO’lu kimin IŞİD’li olduğunu anlayamıyorduk’

Duman kendisine sorulan “Antep’te DAİŞ militanları hastanelerde ameliyat edilmiş siz de gidip hastane önünde fotoğraf çekmişsiniz ancak bu kişiler daha sonra gidip tekrar sınıra bırakılmış. Neden gözaltına almadınız” sorusuna ise “Kimin DAİŞ kimin ÖSO olduğunu anlayamıyorduk” diye cevap verdi.

Daha sonra söz alan Avukat Ahmet Özdel tanık Beyazıt Bestami Duman hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

‘Dijital materyallere MİT el koymuş, bunun anlamı deliller kaçırılmıştır demektir’

Ara verilen duruşma öğleden sonra dosyaya eklenen sanıklara ait HTS kayıtlarının sorgusu ile devam etti.

Müştekilerin avukatı Senem Doğanoğlu beyanlarında Antep’teki kolluk güçlerinin mahkemenin istediği bilgi ve belgeleri göndermediğine işaret etti. Mahkemeden bilgi saklamanın suç olduğunu söyleyen Doğanoğlu, “Antep’teki sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağız” dedi.

Yunus Durmaz’ın ölü muayene ve otopsi raporuna değinen Doğanoğlu, “Yunus Durmaz’ın otopsi raporu henüz gelmiş değil. Bizim kendi çabalarımızla ulaştığımız bir ölü muayene raporu var ve bu rapora göre, Yunus Durmaz’ın olmayan elinden parmak izi alınmış. Çatışma çıkmadan kendini patlattığı söylenen Yunus Durmaz’ın bedeninden mermi çıkmış. Yunus Durmaz neden öldürüldü?” diye sordu.

Yunus Durmaz’ın deposundan çıkan dijital materyallere Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) el koyduğunu söyleyen Doğanoğlu, “MİT, ‘Başkası bu incelemeyi yapamaz’ diyerek dijital materyallere el koymuş. Ancak bu materyaller ortada yok. Bizim dosyamıza da gönderilmedi. Bunun anlamı, deliller kaçırılmıştır demektir. Ne yazık ki savcılık da bu delillerin peşine düşmemiştir” şeklinde konuştu.

Duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.

Davanın sanıkları

Davada 19’u tutuklu, 17’si firari toplam 36 sanık yargılanıyor.

Davanın tutuklu sanıklarının isimleri şöyle: İbrahim Halil Alçay, Resul Demir, Hüseyin Tunç, Mehmedin Baraç, Nihat Ürkmez, Hakan Şahin, Yakup Şahin Yakup Karaoğlu, Metin Akaltın, Erman Ekici, Burak Ormanoğlu, Hacı Ali Durmaz, Abdülmüttalip Demir, Talha Güneş ve Abdulhamid Boz, Suphi Alpfidan, Hatice Akaltın, Esin Durgun.

Firari sanıklar sanıklar ise şöyle: Ahmet Güneş, Bayram Yıldız, Deniz Büyükçelebi, Edremit Türe, Hasan Hüseyin Uğur, İlhami Balı, Kasım Dere, Muhammet Zana Alkan, Mustafa Delibaşlar, Nusret Yılmaz, Ömer Deniz Dündar, Savaş Yıldız, Yakup Selağzı, Kenan Kutval, Walentina Slobodjanjuk ve Cebrail Kaya.

Bir önceki duruşmadan

Davanın bir önceki duruşması 25-26 Eylül tarihlerinde yapılmıştı.

Davanın 5’inci duruşmasının ilk gününde mağdur avukatlarından Zinet Özçelik, olayda sorumluluğu olduğunu düşündükleri emniyet mensuplarının mahkemeye getirilerek dinlenmelerini istemişti.

Özçelik ayrıca, olay günü ambulanslardan 11’inin patlama sonrasında hiç yaralı almadığını vurgulamıştı.

Duruşmanın ikinci gününde ise sanık Hacı Ali Durmaz’ın avukatı Hatice Aydın, önceki celsede kendilerinin müştekiler tarafından tehdit edildiğini iddia ederek, “Suskunluğumuzu güçsüzlük olarak algılamayın, herkes haddini bilsin” diyerek duruşma salonundakileri tehdit etmişti.