Ana SayfaGüncelDan Brown’lık hadise: ‘Da Vinci Şifresi’ kitabı Silivri Cezaevi’ne alınmadı

Dan Brown’lık hadise: ‘Da Vinci Şifresi’ kitabı Silivri Cezaevi’ne alınmadı

HABER MERKEZİ – Dan Brown’un ünlü kitabı ‘Da Vinci Şifresi’ Silivri Cezaevi’ne alınmadı. CHP’li Yarkadaş, uygulamanın ‘keyfi’ olduğunu belirterek, “İş hakikaten Dan Brown’luk bir meseleye dönüşmek üzere” dedi.

Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine her gün bir yenisi ekleniyor. Son ihlal haberi ise Silivri Cezaevi’nden geldi.

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, dünyaca ünlü yazar Dan Brown’ın “Da Vinci Şifresi” adlı kitabının Silivri Cezaevi’ne alınmadığını söyledi.

Silivri Cezaevi’ndeki tutuklu ailelerinin kendisine bilgi verdiğini aktaran Yarkadaş, uygulamanın ‘keyfi’ olduğunu belirterek, şunları söyledi:

Silivri Cezaevi yönetimi, Da Vinci Şifresi adlı kitabı içeri alamayacaklarını söylemiş tutuklu ailesine… Sanırım kitapta şifre sözünü görünce huylandılar. Başka bir izahı yok çünkü. Yoksa kitabı niye almasınlar? Sanırım bu sorunun cevabını Dan Brown, Türkiye’ye gelerek çözebilir. Çünkü olan biteni anlamak için Dan Brown gibi bir şifre çözücünün olaya el atması gerekiyor. Dan Brown, Inferno yani Cehennem kitabında, kahramanını İstanbul’a yollamıştı. Serinin yeni versiyonunu Silivri’den bile başlatabilir. Yeni kitabın adını da Silivri’nin Şifresi olarak koyabilir.

Konuyu Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e bir soru önergesiyle sorduğunu da belirten Yarkadaş, sözlerine şöyle devam etti:

Adı geçen eser, Altın Kitap’tan çıktı. Cezaevi yönetimi ‘Altın Kitap’tan çıkan eserleri içeri almıyoruz’ demiş. Galiba Altın Kitap ile ‘terör örgütü FETÖ’nün Altın Nesil’i arasında da hayali bağlar kurmuşlar. Tam anlamıyla bir akıl tutulması ve paranoya örneği. Sayın Abdülhamit Gül’ün bu sorunu çözeceğine inanıyorum. Yoksa iş hakikaten Dan Brown’luk bir meseleye dönüşmek üzere…

Kitap hakkında

New York Times’ın ‘en çok satanlar’ listesine “1 Numara”dan giren, filme de uyarlanan Da Vinci Şifresi’nin konusu şöyle:

Harvard Üniversitesi Simge-Bilim Profesörü Robert Langdon, Paris’te iş gezisindeyken, gece yarısı, Louvre Müzesi’nin yaşlı müdürünün ölü bulunduğu haberini alır. Langdon ve yetenekli Fransız kriptoloji uzmanı Sophie Neveu, cesedin etrafındaki izleri takip ederek bu garip esrar perdesini araladıkça, ipuçlarının onları Da Vinci’nin tablosuna götürdüğünü keşfederler. Büyük usta bu sırrı herkesin görebileceği bir yere, ünlü eseri Mona Lisa tablosunun içine gizlemiştir.

Langdon bu garip bağlantıyı açığa çıkarınca tehlike artar. Cinayete kurban giden müze müdürü de, Sir Isaac Newton, Botticelli, Victor Hugo, Da Vinci ve aralarında diğer ünlülerin de bulunduğu gizli bir kuruluş olan Sion Manastırı Derneği’nin bir üyesidir.

Langdon, aydınlatmaya çalıştıkları bu tehlikeli sırrın yüz yıllardır tarihin derinliklerinde gizlendiğinden şüphelenir. Böylece Paris ve Londra sokaklarında amansız bir kovalamaca başlar. Langdon ve Neveu, kendilerini, atacakları her adımı önceden bilen esrarengiz olduğu kadar da çok zeki olan bir adamla karşı karşıya bulurlar. Eğer bu karmaşık bilmeceyi çözemezlerse Priory’nin büyük yankılar uyandıracak bu çok eski gerçeği ebediyen kaybolacaktır.