Ana SayfaKadınRukhmabai’nin 11 yaşında zorla evlendirilmesinden Hindistan’ın ilk kadın doktoru olmasına uzanan hikayesi

Rukhmabai’nin 11 yaşında zorla evlendirilmesinden Hindistan’ın ilk kadın doktoru olmasına uzanan hikayesi

HABER MERKEZİ – 11 yaşında zorla evlendirilen Rukhmabai, sömürgeleştirilmiş Hindistan’da kadın hakları için mücadele veren en önemli kadınlardan biriydi. Kadına yönelik ayrımcılığa neden olan gelenekleri reddi 1880’lerin muhafazakar Hindistan toplumunda birçok kişiyi de etkiledi. Yıllar boyunca Hindistan’da dışlansa da cesareti ve kararlılığıyla bu zorluğa göğüs gerdi ve birçok kadının sosyal hizmetlerde çalışması ve doktorluk yapması için ilham verici örneklerden biri oldu.

Rukhmabai, Hindistan’ın Mumbai kentinde 1864 yılında dünyaya geldi.

Rukhmabai’nin annesi, ‘gelenekler’ yüzünden 14 yaşında evlendirilmiş, 15 yaşında çocuk doğurmuş ve 2 yılın ardından zorla evlendirildiği eşini kaybetmişti. 24 yaşına geldiğinde ise üniversitede botanik profesörü olarak çalışan ve aynı zamanda doktor olan Sakharam Arjun ile evlendi.

Sakharam Arjun, Hindistan’da eğitim ve sosyal reform yanlısıydı. Ancak Rukhmabai 11 yaşına geldiğinde, 19 yaşındaki Dadaji Bhikaji ile zorla evlendirildi.

Zorla, ‘gelenek’ gereği evlendirildiği erkekle yaşamadı, evliliğinin ilk yıllarında anne ve babasının evinde hayatına devam etti. Bu süre zarfında üvey babasının da yönlendirmesiyle toplumsal normların karşısına çıkarak kendini eğitti.

Çok geçmeden Rukhmabai, zorla evlendirildiği eşinin eğitime karşı nefret duyan, güvenilmez bir erkek olduğunu anladı.

Rukhmabai geçen bu zaman boyunca zeki ve kültürlü genç bir kadına evrildi.

Zorla evli kalmaktansa hapsi göze alan bir kadın

Klostrofobik bir ilişki ihtimalinden dehşete kapılan Rukhmabai, böyle bir erkekle evli kalmak istemediğine karar verdi.

Dadaji, Rukhmabai’nin onunla yaşamasını istediğinde sene 1884’tü. Eğitimine devam etmekte olan Rukhmabai, bu isteği reddetti.

Dadaji ise ‘evlilik haklarının iade edilmesi’ için Bombai Yüksek Mahkemesi’ne başvurdu. Yani mahkemeden, eşinin onun evine gönderilmesini ve onunla yaşamasını talep etti.

Rukhmabai, zorla evlendirildiği biriyle gitmeyi kesin bir şekilde reddeti.

Mahkeme de ona iki tercih sundu; mahkeme kararına uymak ya da hapse girmek.

Mahkemenin sunduğu bu tercih hakkı, Rukhmabai’yi kararından vazgeçiremedi. İstemediği bir evliliğin devamındansa karara uymadığı için hapse girmeyi yeğlediğini söyledi.

Hindistan’da adı en çok duyulan davanın başlangıcı

Rıza ehliyetine sahip olmadığı bir yaşta yapılan evliliğe mecbur edilemeyeceği argümanı, o zamana kadar duyulmamış, tahayyül bile edilmemiş bir şeydi.

Rukhmabai’in bu duruşu, 19. yüzyılda Bombai’de, hatta Hindistan’da adı en çok duyulan davanın başlangıcı oldu.

Sadece Hindistan değil, Britanya basınında da geniş yankı buldu bu dava. Çocuk yaşta evliliğe zorlanma ve kadın hakları Britanya’da gündeme geldi.

Hindistan’da aralarında Behramji Malabari ve Ramabai Ranade’nin de bulunduğu bir grup reformcu, dava için kamuoyunda dikkat çekebilmek için Rukhmabai Savunma Komitesi’ni kurdu.

Sosyal reformcu, kadının özgürleştirmesi için çabalayan ve eğitimde öncülük yapan Pandita Ramabai ise hiddetle şunları kaleme aldı:

Hükümet, eğitimi ve özgürleştirmeyi savunuyor. Ancak bir kadın ‘köle olmayı’ reddettiğinde, aynı hükümet, yasalarının zincirleri perçinlemesine izin vererek kadının ruhunu kırıyor.

Rukhmabai, “Bir Hindu Leydisi” mahlasıyla Times of India gazetesine iki de yazı gönderdi.

Feminist bir bakış açısıyla kaleme alınan yazılarda, çocuk yaşta evlilik, ‘zorunlu dulluk’ ve toplumda kadının statüsü konu edildi.

Times of India’da 26 Haziran 1885 yılında yayınlanan yazısında, şu ifadelere yer verdi:

Bu habis çocuk yaşta evlilik uygulaması, hayatımdaki mutluluğu yok etti. Benim ve her şeyden çok değer verdiğim şeylerin -eğitim görme ve zihinsel gelişim- arasına girdi. Hiçbir suçum olmadan inzivaya (evden çıkamama) mahkum edildim. Cahil kız kardeşlerimin üstünden yükselmek için sahip olduğum her bir arzu, şüpheyle küçümsendi ve olabilecek en merhametsiz bir şekilde yorumlandı.

1888 yılına gelindiğinde Dadaji, evlilik kararının bozulması için maddi tazminatı kabul etti. Sonuç olarak her iki taraf ‘uzlaşma’ya varmış oldu ve Rukhmabai hapse girmedi.

Öte yandan Rukhmabai teklif edilen tüm maddi yardımları reddetti ve mahkeme masraflarını kendi karşıladı.

Mahkeme dışı bir uzlaşı olsa da bu dava; yaş, rıza ve evlilikte kadının tercihine yönelik konuları sömürgeleştirilmiş Hindistan’da gündeme getiren dönüm noktası oldu.

Doktorluğa uzanan bir mücadele

Bu dönüm noktasıyla birlikte eğitimine devam edebilme olanağına yeniden kavuşan Rukhmabai, doktor olmak istediğine karar verdi.

Bombai Cama Hastahanesi’nin Britanyalı yöneticisi Edith Pechey Phipson’ın da desteğiyle İngilizce öğrenmek için kursa gitti ve sonrasında Londra Tıp Okulu’nda eğitim görmek üzere 1889 yılında yola çıktı.

İskoçya’nın Edinburgh ve Glasgow şehirlerinde, Belçika’nın ise Brüksel kentinde yeterlilik kazandı, 1894’te de mezun oldu.

Eğitimini tamamlayan Rukhmabai, ülkesine döndü, Surat kentinde işe girerek Hindistan’da doktorluk mesleğini icra eden ilk kadın oldu. Bu aynı zamanda tıp alanında dikkat çeken 35 yıllık bir kariyerin de başlangıcıydı.

Rukhmabai, çocuk yaşta evliliğe zorlanma ve kadınların peçe giymesi hakkında yazılar kaleme almaya devam etti, bir daha evlenmedi ve 91 yaşında yaşamını yitirene dek sosyal reform alanında etkin kaldı.


Kaynaklar
  • Feminism in India
  • The Better India