Ana SayfaGüncelAltan kardeşler ve Ilıcak’ın yargılandığı davada tahliye çıkmadı, Ahmet Altan’ın SEGBİS’ten sesi kısıldı

Altan kardeşler ve Ilıcak’ın yargılandığı davada tahliye çıkmadı, Ahmet Altan’ın SEGBİS’ten sesi kısıldı

HABER MERKEZİ – Altan kardeşler ve Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu 17 sanıklı davanın 4’üncü duruşması görüldü. Duruşmaya SEGBİS ile katılan Ahmet Altan’ın sesinin mahkeme başkanı tarafından kısıldığı duruşma, 12 Şubat 2018 tarihine ertelendi.

15 Temmuz darbe girişimi ardından tutuklanan gazeteci-yazar Ahmet Altan, akademisyen kardeşi Mehmet Altan ve gazeteci Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu altısı tutuklu 17 sanıklı davanın dördüncü duruşması İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmada tutuklu sanıklardan Nazlı Ilıcak hazır bulundu. Ahmet Altan ile Mehmet Altan ise duruşmaya SEGBİS ile katıldı.

Savcı, Altan kardeşler ve Nazlı Ilıcak’a “Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etme” iddiasıyla 1’er kez ağırlaştırılmış müebbet istedi.

İddia makamı, Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu altı tutuklu sanığın tutukluk halinin devamına karar verilmesini de talep etti.

Savunmalar

Savcı, TBMM ve Başbakanlığının davaya katılma taleplerinin kabulünü istedi.

Mütalaaya karşı savunma yapan Nazlı Ilıcak, hukukta iddiaların somut delillere dayandığını, niyet okumaya dayanmadığını dile getirdi.

Ilıcak, “Gazetecinin attığı tweetlerin, yazdığı yazıların FETÖ’nün yapılanması, darbe ile ne alakası var. Benim yazılarım, konuşmalarım ile darbe arasında bir bağ yok” dedi ve beraat talebinde bulundu.

SEGBİS’ten duruşmaya bağlanan Mehmet Altan ise savcı Can Tuncay tarafından mahkemeye 23 Ekim 2017 tarihinde Altan kardeşlerin Bylock kullanıma dair gönderilen belgeye dikkat çekti.

Altan, belgenin belli kısımlarının karartılmasına ve eksiltilmesine dikkat çekti.

Altan, darbe suçunda cebir şiddet aranması gerektiğini belirterek, “Cebir şiddet olmayan bir programa müebbet istemek içtihata aykırı. AİHM de bu yapılan işin AİHS’e aykırı olduğunu biliyor. 15 aydır biz hep bu ihlallerle tutuluyoruz. Peki, ama neden? Yatırmaya devam etmek isteyen bir irade varsa birazdan bunu göreceğiz, yok hukuk uyanmışsa beni burada tutmanıza imkân yok” dedi.

Ahmet Altan da savunmasını SEGBİS üzerinden yaptı.

Altan, “Talebim var, şikâyetim de var. Bir savcı Mehmet Altan’ın anlattığı gibi nasıl bir belgede tahrifat yapabilir? Bu suçtur. Mahkemenize gönderilen belgede savcı çok açık tahribat yapıyor. Görevi gerçeği bulmak olan bir savcı bir belge üzerinde neden tahribat yapıyor. Bu bir suçtur. Bunun nasıl bir sistematize hale geldiğini gösteriyor” dedi.

Mahkeme başkanı Altan savunma yaptığı sırada SEGBİS’in sesini kıstı.

Altan kardeşlerin avukatlarından Figen Çalıkuşu, sanıkların lehine olan hiçbir belgenin kayda geçirilmediğini savundu.

Çalıkuşu, savcılığın topladığı aleyhe belgelerin tek kayıtlara geçirildiğini dile getirdi.

Mahkeme başkanının sık sık Çalıkuşu’nun sözlerini keserek, “Talepleriniz söyleyin, mikrofonu kapattıracağım” sözlerini kullanması dikkat çekti.

Tahliye yok, duruşma 12 Şubat’a ertelendi

Avukat savunmalarının ardından duruşmaya verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Altan kardeşler, Ilıcak ve diğer tutuklu 3 kişi için tutukluluk halinin devamına kararı verdi.

Mahkeme, TBMM ve Başbakanlığın davaya katılma talebi ve mal varlıklarına tedbir konulması talebinin daha sonraki duruşmada değerlendirileceği ifade edilerek, duruşmayı 12 Şubat 2018 tarihine erteledi.

Dava hakkında

“FETÖ” soruşturması kapsamında açılan davada yazar Ahmet Altan, kardeşi Mehmet Altan ile gazeteci Nazlı Ilıcak, Zaman gazetesi eski genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı, eski Taraf yazarı Emre Uslu, gazeteci Tuncay Opçin, Samanyolu Televizyonu’nun Washington temsilcisi Şemseddin Efe, Today’s Zaman gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Bülent Keneş, Profesör Osman Özsoy, Zaman gazetesinin İsrail muhabiri Abdulkerim Balcı, genel yayın yönetmen yardımcısı Mehmet Kamış ile yönetici Faruk Kardıç, gazetenin görsel yönetmeni Fevzi Yazıcı, Polis Akademisi’nde öğretim görevlisi olan Şükrü Tuğrul Özşengül, Zaman gazetesinin marka müdürü Yakup Şimşek ve gazetenin kültür sanat sayfasında çalışan Ali Çolak ile iddianamede Zaman Gazetesinin 10 Ekim 2015’de yayınlanan ve darbe çağrışımında bulunduğu iddia edilen reklam filmini çektiği tespit edilen ajansın sahibi Tibet Murat Sanlıman yargılanıyor.

Dava kapsamında Nazlı Ilıcak, Yakup Şimşek, Mehmet Altan, Ahmet Altan, Şükrü Tuğrul Özşengül ve Fevzi Yazıcı tutuklu yargılanıyor.

Abdulkerim Balcı, Ali Çolak, Bülent Keneş, Ekrem Dumanlı, Emrullah Uslu (Emre Uslu), Faruk Kardıç, Mehmet Kamış, Osman Özsoy, Şemseddin Efe, Tuncay Opçin hakkında yakalama kararı bulunuyor.

Altanlar ile Ilıcak için “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçlamasıyla ayrıca 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapis; Dumanlı, Uslu ve Opçin için “darbe teşebbüsünden” üçer kez ağırlaştırılmış müebbet, “örgüt yöneticiliğinden” 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapis, Uslu için ayrıca “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçlamasıyla da üç yıla kadar hapis;Sanlıman için “örgüte yardım”dan 7 buçuk yıldan 15 yıla kadar hapis; geri kalan sanıklar içinse “darbeye teşebbüs”ten üç kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi.