Ana SayfaÇalışma YaşamıAtanamayan 1100 hekimden sadece biri: ‘Depresyondayız, süreç uzarsa intihar vakaları başlayabilir’

Atanamayan 1100 hekimden sadece biri: ‘Depresyondayız, süreç uzarsa intihar vakaları başlayabilir’

HABER MERKEZİ – Ekim ayında doktorların güvencesiz çalışma koşulları, sadece iki gün içinde üç hekimin intiharı ile gündeme gelmişti. OHAL döneminde ‘güvenlik soruşturmasına’ takıldığı için hiç atanamayan hekimler ise konunun bir başka boyutu. Hakkında yürütülen güvenlik soruşturması henüz sonuçlanmayan 1100 doktor henüz mesleğe başlayamazken, süreç uzadıkça, mahalle baskısına maruz kalan doktorlar açısından ‘intihar vakalarının başlayabileceği’ belirtiliyor.

Olağanüstü hal (OHAL) döneminde tıp fakültesini bitirip iki yıllık zorunlu hizmete başlayabilmek için hakkında yürütülen ‘güvenlik soruşturması’ henüz sonuçlanmayan 1100 doktor henüz mesleğe başlayamadı.

Sağlık Bakanlığı, atamalardaki gecikmelerin güvenlik soruşturmalarından kaynaklandığını söylerken, “Güvenlik soruşturmaları tamamlandıkça hekimlere tebligatlar yapılmaktadır” diyor.

Atanamayan doktorlar tebligatlarını bekledikleri süre içinde ise market kasiyerliği, inşaat işçiliği ve eczane çıraklığı gibi asgari ücretli işlere başvuruyor.

BBC Türkçe’de yer alan bir haber ise durumun vahametini gösteriyor.

Haber, atanamayan doktorların bu süreçte ve iş başvurularında karşılaştıkları sorunlara ve çıkmazlara dair vakalara ayna tutuyor.

Fundanur Öztürk imzalı haberde, atanamadığı için mahalle baskısına maruz kalan hekimlerin durumuna dikkat çekiliyor.

Mahalle baskısı

Atanamadığı için iş arayan hekimlerden biri, “Geçen çırak arayan bir eczaneye uğradım, ‘Biz doktor çalıştırmaktan utanırız’ dediler ve işe almadılar. O yüzden market kasiyerliği, garsonluk gibi işlere bakıyorum” diyor.

Aynı hekim, bu süreçte inşaat işçisi olarak çalışmak zorunda kalan arkadaşlarının olduğunu da aktarıyor.

Atanamadığı için akrabaları ve çevresi tarafından sürekli itham edildiğini anlatan genç kadın, “Ben artık rüyamda bile kendimi suçluymuşum gibi görüyorum” diyor.

“Süreç uzarsa intihar vakaları başlayabilir”

Şanlıurfa Eğitim Araştırma Hastanesi’ne atanan ve bir aylık evli olan bir doktor da, iş başvurusu yaptığında ‘Biz kalkıp bir doktoru bu işte çalıştıramayız’ yanıtını aldığını fakat çalışmak zorunda olduğunu anlatıyor:

Bunca yıl okumuş ve 28 yaşına gelmiş bir insan olarak ailemizi geçindirmemiz gerekiyor. Şu an hamallık yapmam gerekse gidip hamallık yapacağım, borç içindeyim. İnanın ben dahil birçok arkadaşımız depresyonda. Süreç biraz daha uzarsa intihar vakalarının başlayacağına inanıyorum. Altı aydır evden dışarı, insan içine çıkamıyoruz.

Atanamadığı için nişanlısının ailesi tarafından hakkında şüphe duyulan ve maddi zorlukların içinde okumuş bir başka doktor ise ailesinin maddi sıkıntılarını anlatarak, BBC Türkçe’ye 6 aylık süreçte yaşadıklarını şu sözlerle aktarıyor:

Tebligatım gelmeyince ben bir işte çalışmayı düşündüm ama vazgeçtik, çevredekilerin ‘Doktor olmuş hala başka işte çalışıyor, acaba bize yalan mı söylüyor’ diye düşünmelerinden çekindik.

Hekim intiharları

Ekim ayında sadece iki gün içinde iki hekim bir tıp öğrencisi intihar etmişti.

Üç ayrı ilçede gerçekleşen intihar vakalarının ardından yazılı bir açıklama yayınlayan Türk Tabipler Birliği (TTB), “Bu acılar artık yaşanmasın” diyerek, hekimlerin çalışma koşullarının düzeltilmesi gerektiğini belirtmişti.

Yapılan açıklamada, intiharların gerekçesi “Değersizleştirilen emeğimiz ve mesleki kimliğimiz, güvencesizlikle yaratılan geleceksizlik…” olarak sıralanmıştı.



BBC Türkçe’nin atanamayan hekimlerle ilgili haberinin tamamına BURADAN bakabilirsiniz.