Ana SayfaDünya‘Sarraf’ın avukatları Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gizli görüşme yaptı’

‘Sarraf’ın avukatları Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gizli görüşme yaptı’

HABER MERKEZİ – ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını yasa dışı yollarla delmekle suçlanan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın yargılandığı davada suçunu kabul eden ve tanık olan Rıza Sarraf tanık ifadesine kaldığı yerden devam etti. Sarraf ile savcının arasındaki anlaşmanın detaylarının anlatıldığı duruşmada , Sarraf’ın kefaletle serbest bırakılmak için başvuruda bulunabileceği kaydedildi.

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) İran’a yönelik yaptırımlarını yasa dışı yollarla delme, rüşvet ve para aklama suçlamasıyla ABD’nin New York kentinde görülen davada, Rıza Sarraf savcılığın tanığı olarak ilk kez 30 Kasım’da jüri karşısına çıkmıştı.

Davanın önceki duruşmalarında Sarraf, cezaevinde tehdit edildiği için FBI tarafından koruma altına alındığını ve ifadesinde dönemin başbakanı Erdoğan’ın para ve petrol transferinin başlatılması için onay ve talimat verdiğini söylemişti.

İran’la ticaret belgeleri

Rıza Sarraf ayrıca ifadesinde, Türkiye’de 17 – 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında tutuklandığında rüşvet vererek serbest kaldığını da itiraf etti.

Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın yargılandığı davada, Rıza Sarraf tanık ifadesine kaldığı yerden devam etti.

Duruşmayı izleyen gazeteci Adam Klasfeld, Sarraf’ın dünkü ifadesinde bahsettiği İran’la ticaretin kamuoyuna açık bazı belgelerini paylaştı.

Sarraf’tan Atilla için ‘çarka çomak sokan biri’ yorumu

Sarraf, Atilla’nın avukatı Cathy Fleming’in sorması üzerine Atilla’ya hiç rüşvet vermediğini söyledi.

Ayrıca Atilla’nın kendisinden hoşlanmadığını bildiğini de doğrulayan Sarraf, Halkbank ile iş yaptığı dönemde, Atilla’yı Süleyman Aslan’a şikayet ettiğini dile getirdi.

Duruşmada ayrıca Sarraf’ın Süleyman Aslan’la bir telefon konuşmasında Atilla için “çarka çomak sokan biri” dediği belirtildi.

‘İran’a gitmeme nedenim hayat tarzı’

Sarraf, Fleming’in sorusu üzerine İran’a girişinin yasaklandığına dair bir bilgisi olmadığını, ülkeye gitmemesinin nedenininse “hayat tarzı” olduğunu söyledi.

Çapraz sorguya alınan Sarraf, “yalan söylemenin ABD hapishanesinden çıkmanın en hızlı yöntemi olduğu” şeklindeki sözleri söylediğini kabul etti.

Gazeteci Klasfeld, Sarraf ve savcılık arasındaki anlaşmanın detaylarını aktardı. Buna göre Sarraf davadan sonraki herhangi bir aşamada yeni bir kefaletle serbest kalma başvurusu yapılabilecek.

Anlaşmanın gereklerini hatırlatan Avukat Fleming, Sarraf’a “İşlediğiniz tüm suçları itiraf edecek, ABD hükümetine yardım edeceksiniz. Ama anlaşmanıza göre bundan çok daha fazlasını yapmanız gerekecek. Soruşturmaya “diğerleriyle” ilgili somut bilgilerle destek vermeniz gerekecek” dedi.

Sarraf’ın avukatlarından biri ABD’nin eski Adalet Bakanı

Sarraf’ın avukatlarından birisi, eski New York Belediye Başkanı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın seçim kampanyasındaki önemli destekçilerinden Rudy Giuliani, diğeri ABD’nin eski Adalet Bakanı Michael Mukasey’di.

Fleming ile Sarraf arasında avukatlara dair geçen bir diyalog ise şöyle:

F: Avukatlarınız siyasi aracıları kullanarak bırakılmanızı garantilemeye çalıştı mı?

R: Yani Rudy Giuliani ve Michael Mukasey? Hukuka uygun olarak, bazı çabalarda bulundukları doğru.

‘FBI’ya bildiğim şeyleri anlatmaya başladım’

Bu diyaloğun ardından avukat Fleming, Giuliani ve Mukasey üzerinden “kendini sağlama alma” çabalarının başarısız olması sonucu Sarraf’ın “öfkelendiğini” savundu ve sorgu şöyle devam etti:

F: Rudy Giuliani ve eski adalet bakanı Michael Mukasey’i serbest bırakılmanızı sağlamaları için tuttunuz değil mi? İlk bir sene bunun işe yarayacağını düşündünüz?

S: Bunun olabileceğini düşündüm hanımefendi.

F: Ve gerçekte bunun gerçekleşmemesi nedeniyle Türkiye’deki insanlara kızgındınız değil mi?

S: Hiç kimseye karşı kızgın değilim hanımefendi.

Sarraf, sorgunun devamında Ağustos 2017’de FBI yetkilileri ile bir araya gelerek bildiklerini anlatmaya başladığını ifade etti.

Sarraf, işbirliği anlaşmasından önce 12 kez, sonrasında ise hemen hemen her gün savcılık yetkilileri ile buluştuğunu kabul etti.

Avukatlar Erdoğan ile gizli görüşme gerçekleştirdi

BBC Türkçe’nin haberine göre Giuliani ve Mukasey’in adları, dava sürecinde en çok Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptıkları gizli görüşmeyle gündeme geldi.

Giuliani Türkiye’deki temasları sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’la da görüştüğünü söyleyerek, uzlaşı için zemin arayışında olduğunu ifade ermişti.

‘Sarraf cezaevinde esrar içerken yakalandı’

Verilen aranın ardından devam eden duruşmada Hakan Atilla’nın avukatı Flemming, Sarraf’ın savcılığın ilgilendiği kişilere “tuzak kurarak” onları tutuklanabilecekleri yerlere getirmeyi önerip önermediğini sordu.

Sarraf ise bu soruya “Eğer böyle bir istek gelirse ben bunu yerine getirmek zorundaydım. Savcılık makamına Bay Rejai’nin sık sık Almanya’ya seyahat ettiğini söyledim” yanıtını verdi.

Flemming, Sarraf’ın savcılara, “Rejai’nin kendisine 15 – 20 milyon dolar borçlu olduğunu, bu sayede tuzağa düşürülebileceğini önerdiğini” açıkladı. Sarraf da bunları kabul etti.

Flemming, Sarraf’ın cezaevinde sentetik esrar içerken yakalandığını söylemesi üzerine Sarraf, “Bunun suç olup olmadığını bilmiyorum. Cezaevinde yasak olabilir” yanıtını verdi.

Sarraf, gardiyana rüşvet verdiğini kabul etti

Mahkemedeki muhabirlerden Pete Brush, Sarraf’ın bir gardiyana 45 bin dolar rüşvet verdiğini kabul ettiği ifadesini aktardı.

Sarraf paranın Türkiyeli avukatları tarafından verildiğini, paranın alkol, cep telefonu ve bir soğuk algınlığı ilacı için olduğunu açıkladı.