Ana SayfaGüncelTahliye yok, ceza artırımı var: Gazeteci Türfent’e 8 yıl 9 ay hapis cezası

Tahliye yok, ceza artırımı var: Gazeteci Türfent’e 8 yıl 9 ay hapis cezası

HABER MERKEZİ – Sokağa çıkma yasakları döneminde yaptığı haberler nedeniyle 19 ay önce tutuklanan gazeteci Nedim Türfent’in yargılandığı davanın beşinci duruşmasında mahkeme, cezanın artırımına gitti. Onlarca tanığın “İşkence altında ifade verdiğik ve tanımıyoruz” dediği Türfen’in cezasının 8 yıl 9 aya çıkarılmasına hükmeden mahkeme, gazetecinin tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi. Türfent ise savunmasında ‘muhalif bir gazeteci olduğu için cezaevinde olduğunu’ söyledi.

Van’da 30 Mayıs 2016 tarihinde tutuklanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Nedim Türfent hakkında 22.5 yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın beşinci duruşması Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

19 aydır tutuklu bulunan Türfent’in duruşmasını Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral, Bianet muhabiri Özgün Özçer, Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24) ve ailesi takip etti.

Gazeteci Türfent mahkemeye avukatı Barış Oflas ile birlikte cezaevinden SEGBİS’le katılırken, diğer bir avukatı Harika Karataş ise duruşma salonunda hazır bulundu.

Kimlik tespitinin ardından duruşmaya geçildi.

Bir tanık daha Türfent’i tanımadığını söyledi

Duruşmada Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesi’nden SEGBİS’le bağlanan tanık dinlendi. Tanık Nedim Türfent’i kastederek ekrandaki şahsı tanımadığını söyledi.

Tanık, “Okuduğunuz Emniyet ifadesi bana ait değil. Emniyet’te 1000’e yakın fotoğraf gösterdiler. Ben 9-10 kişi hakkında teşhis yaptım. Ekrandaki kişiyi tanımıyorum” dedi.

Bunun üzerine konuşan avukat Harika Karataş, tanığın ifadesinin 2 yıl önce alındığını, o zaman tanığın 14 yaşında olduğunu, bu durumun Çocuk Koruma Kanunu’na aykırı olduğunu söyledi. Karataş, “Beşinci duruşma oldu, hep aynı şeyleri söylüyoruz. Tanık sanığı tanımadığını söylemiş olsa da, ifadesi kanuna aykırı olarak alındığı için dosyadan çıkarılmasını istiyoruz” diye konuştu.

Avukat Karataş, Nedim Türfent’in aleyhine ifade veren tek sanığın başka bir davada verdiği ifadeyi mahkemeye sundu. Karataş, ifade tanığın bu davadaki ifadesiyle çeliştiğini belirterek, “Dosyada aleyhte delil kalmamıştır” ifadesini kullandı.

Daha önceki duruşmalarda dinlenen 13 tanıktan 12’si işkence altında ifade verdiklerini, Türfent’in de gözaltı sırasında işkence gördüğünü belirtmişlerdi.

Savcı, Türfent’in tutukluluk halinin devamını istedi

Avukatların ardından mütalaasını veren savcı, ‘kaçma şüphesi olduğu’ gerekçesiyle Nedim Türfent’in tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.

Türfent: Savcının mütalaası art niyet içermekte

Savcının mütalaasından sonra söz alan Türfent, şunları söyledi:

Yaklaşık iki yıl önce tutuklandım. Keşke savcı ilk duruşmada mütalaasını vermiş olsaydı, o zaman yargılama daha hızlı biterdi. Bütün tanıklar mahkeme huzurunda beni tanımadığını belirtti. Sayın savcının mütalaası art niyet içermektedir. Bu mütalaa hukuki bir mütalaa değildir. Savcı sanki tanıkları mahkeme huzurunda hiç dinlememiş gibi. Savcının mütalaası kolluğun hazırladığı fezleke doğrultusunda hazırlanmıştır. Tek tanık dışında tüm tanıklar beni tanımadığını, işkence altında ifade vermeye zorlandıklarını beyan etmişlerdir.

Gizli tanık ifadesinde beni bir kampta gördüğünü söylüyor. Bu doğru olsaydı benim HTS kayıtlarım istenir ve bu ispatlanırdı. Ben hiçbir zaman bu kampa gitmedim. Gitmediğimi ispatlamam mümkün değildir. İddia makamı iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Ben gitmediğimi nasıl kanıtlayacağım? Sosyal medya paylaşımlarımın ve haberlerin içinden cümle cımbızlayarak suç oluşturulmaya çalışılmıştır. Oysa bu paylaşımlarımın hiçbiri suç değildir. Yaptığım röportajda röportajı veren kişinin ifadesi ben söylemişim gibi cımbızlanmış. Ben gazeteciyim, röportaj verenin tırnak içinde söyledikleri beni bağlamaz.

Savcılık yapmış olduğumuz savunmaları göz önüne alarak ön yargısız bir şeklide görevini yapmalıdır. Savcı da benim gazetecilik sıfatımdan dolayı yargılandığımı biliyor. Bizler muhalif gazeteci olduğumuz için içerideyiz. İktidarın değirmenine hiçbir şekilde şu taşımayacağız. Gazetecilik yapmaya devam edeceğiz. Gazetecilik halkın vicdanıdır, bunun aksine bir şekilde haber yapmamız mümkün değildir. Gazetecilik iktidarın üstünde bir kontrol mekanizmasıdır. Ben “Türk’ün gücünü göreceksiniz” haberini yapmasaydım cezasızlık mekanizması sürdürülmeye devam edecekti. Ben “Türk’ün gücünü göreceksiniz” haberi yüzünden hedef alındım ve bunun için içerideyim.

Bizim mahkemelere olan inancımız devam etmektedir. Böyle bir inanç olmasaydı ölümle tehdit edilirken buralarda kalmazdım. Ben sadece gazetecilik yaptım. ‘Terör örgütüne üyelik’ suçlamasını kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum.

Avukatlar: Türfent, Metin Göktepe gibi bir son yaşayabilirdi

Türfent’in savcılık mütalaasına karşı yaptığı savunmadan sonra da avukatları savunma yaptı.

Avukat Karataş, mahkemenin bir delil sunamadığına oysa yargılamanın maddi gerçeği ortaya koyması için tartışılabilir delillerin olması gerektiğine işaret etti ve şunları söyledi:

Nedim Türfent, Metin Göktepe gibi bir son yaşamadıysa bu kamuoyu baskısı nedeniyledir. Müvekkilim sadece gazeteci olduğu için yargılanıyor, Metin Göktepe nasıl kolluk kuvvetleri tarafından sadece gazeteci olduğu için katledilmişse bugün kolluğun yapamadığı infaz mahkemeniz eliyle yapılmak isteniyor.

Hukuksuzca alınan tanık ifadelerine tekrar değinmeyeceğini dile getiren Karataş, Türfent’in tahliyesini talep etti.

Avukat Barış Oflas ise Türfent’in tutuklu olmasının tek nedeninin Yükseova’da sokağa çıkma yasağı sırsında gazetecilik yapmış olması olduğunu vurguladı.

İfade veren bütün tanıkların işkence altında ifade vermeye zorlandığını belirten Oflas, “Tanıklardan kimisi, dişinin kerpetenle çekmekle, kimisi tecavüzle tehdit edildiğini anlattı. Sayın savcıda hiç mi kanaat oluşmadı? Adil bir yargılama yapılarak eldeki delillere ve vicdani kanaate göre karar verilmesini talep ediyorum” dedi.

8 yıl 9 ay hapis cezası

Duruşmaya verilen kısa aradan sonra kararını açıklayan mahkeme heyeti, gazeteci Türfent’in “örgüt üyesi olmaktan” 8 yıl 9 ay ceza almasına ve tutukluluk halinin devamına karar verdi.

İlk dört duruşma

Nedim Türfent’in 14 Haziran’da görülen ilk duruşmasında tanık olarak dinlenenler, işkence altında ifadelerinin alındığını söylemişti.

Duruşmada savunma yapan Türfent ise gözaltı sırasında işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını anlatmış ve tutukluluk süresine dikkat çekerek, “Tutukluluk halimin devamı için ‘kaçma şüphesi’ gerekçe gösteriliyor. Ben ölüm tehdidi aldığımda bile kaçmadım. Tutukluluk sürem kendi başına cezanın infazı oldu” diyerek, tahliye talep ederek beraatını istemişti.

Ancak mahkeme heyeti, Türfent’in tutukluluk halinin devamına karar vermişti.

Türfent’in 9 Ağustos’ta görülen ikinci duruşması ise 6 saat gecikmeli başlamıştı. Bu yüzden mahkeme heyetiyle tartışan avukatların savunma yapmadan duruşma salonundan ayrılması ile duruşma yine ertelenmişti.

1 Kasım’da görülen üçüncü duruşmada ise savunma yapan Türfent, “Tanık ifadeleri tutmayınca gizli tanığa başvuruldu. ‘Türk’ün gücünü göreceksin’ haberinin intikamı alınıyor” demişti. Mahkeme, Türfent’in tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 17 Kasım’a ertelemişti.

17 Kasım’da görülen davanın dördüncü duruşmasından yine tahliye kararı çıkmamıştı.

Ne olmuştu?

Gazeteci Nedim Türfent’in de içerisinde bulunduğu araç 12 Mayıs 2016 tarihinde Van girişinde durdurulmuştu. Türfent burada gözaltına alınmıştı.

Türfent, gözaltına alınmadan önce kimi sosyal medya hesaplarında ölüm ile tehdit edilmişti.

İlk etapta Türfent’ten haber alınamazken, kamuoyu baskısı sonucu gazetecinin Yüksekova’ya götürüldüğü açıklanmıştı.

Daha sonra Türfent, “örgüt üyesi olma” iddiasıyla 13 Mayıs’ta tutuklanmıştı.

Türfent’in tutukluluk kararında yaptığı haberler ve gizli tanık ifadeleri gerekçe gösterilmişti.

Gazeteci Türfent, önce Hakkari Cezaevi’ne daha sonra Van M Tipi Cezaevi’ne ve oradan da Van T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilmişti.

Türfent, aylarca tek kişilik hücrede tutulmuştu.


Bu haberde MA ve P24’ten yararlanılmıştır.