Ana SayfaEkonomiTürkiye ekonomisindeki yüksek büyüme sürdürülebilir mi?

Türkiye ekonomisindeki yüksek büyüme sürdürülebilir mi?

HABER MERKEZİ – Financial Times ve BBC Türkçe, Türkiye ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 11.1 oranında büyümesini sayfalarına taşıdı. FT’ye konuşan ekonomist İnan Demir, büyümenin ‘çok dengesiz’ olduğuna dikkat çekerek, “Büyümeyi kredi yönlendiriyor” dedi. Ekonomist Evren Bolgün ise durumu ‘Hormonlu bir büyüme’ olarak değerlendirdi ve “Sürdürülebilir olmayacağı çok açık” diye konuştu.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte yıllık olarak yüzde 11,1 büyüdü. Böylelikle son altı yılın en yüksek büyüme rakamı kaydedilmiş oldu.

Britanya merkezli Financial Times gazetesi, Türkiye ekonomisindeki büyüme rakamlarını sayfalarına taşıdı.

Gazete, bu rakamların uzmanların beklentilerinin üzerinde çıktığına dikkat çekti.

FT, güçlü rakamlara rağmen birçok uzmanın ise büyümenin sürdürülebilirliğini sorguladığını yazdı.

‘İş dünyası OHAL’i atlatamadı’

Financial Times’a konuşan, danışmanlık şirketi GlobalSource Partners’tan Atilla Yeşilada, özel sektör yatırımlarının çok düşük bir seviyeden yukarı doğru çıktığını, bu yüzden yükseliş yaşandığını belirtti.

Yeşilada, “Bu bir iyileşme ancak iş dünyasının OHAL’i atlattığını söylemeyiz” dedi.

FT, bazı yönetici ve uzmanların, en az 11 milyar dolarlık mal varlığına el konulan OHAL sürecinin, yatırımcılarda belirsizlik ve tedirginliğe neden olduğunu düşündüğünü de aktardı.

Büyüme ‘çok dengesiz’

Gazeteye konuşan ekonomist İnan Demir ise büyümenin yapısının ‘çok dengesiz’ olduğuna dikkat çekerek, “Büyümeyi kredi yönlendiriyor. Kredi büyümesi o kadar büyük ki yurtiçi talebi arttırıyor. Bu, ekonomideki en büyük dengesizlik” dedi.

Öte yandan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomi başdanışmanı Hatice Karahan, gazeteye yaptığı açıklamada, “Büyümenin, zor bir yıl olan 2016’dan sonra Türk ekonomisinin toparlandığını gösterdiğini” belirtti.

Karahan ayrıca, durumu “sağlam bir iyileşme” olarak tanımladı.

‘Büyüme tabii ki yanıltıcı, nedeni de baz etkisi’

BBC Türkçe’nin haberine göre Bilkent Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Refet Gürkaynak ise TÜİK’in yeni hesaplama sistemi yüzünden ‘yeni büyüme serisinin bir anlam ifade etmediğini’ dile getirdi:

Yeni büyüme serisi bir şey ifade etmiyor. Ya %11 büyümüyoruz, ya %11 büyüme ne demek bilmiyoruz. Geçmişte %5 büyürken hissettiğimiz refah artışı hissini şimdi %11 büyüdüğümüz söylenirken hissetmemek makul değil. TÜİK eski yöntemle de büyüme rakamlarını hesaplamalıdır.

Doç. Dr. Ümit Akçay da baz etkisine dikkat çekerek mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verinin daha önemli olduğunun altını çizdi:

%11 büyüme tabi ki yanıltıcı, nedeni de baz etkisi. Geçen aynı dönemde ekonomi küçüldü. O nedenle şimdiki büyüme yüksek çıkıyor. Bunu gidermek için “mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış” veriye bakmak gerek.

Sürpriz! 3. çeyrekte “mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış” veriye bakarsak:
-Büyüme 1.2 ile 2. Çeyreğin gerisine düşmüş durumda.
-Tarım -0.2 daralmış.
-İmalat sanayi -1.3 daralmış

‘Sürdürülebilir olmayacağı çok açık’

Ekonomist Evren Bolgün ise Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde çift haneli büyümeye devam edemeyeceğini söyledi:

Aslında, tek seferlik, hormonlu bir büyüme diyebiliriz. Bu siyasi bir tercihti; hükümet büyüme ortalaması yüzde 5’lerin altına doğru giderken, teşvik, yüksek büyüme, yüksek enflasyon, yükselen bütçe açığı kompozisyonuyla bunu gerçekleştirdi. Sürdürülebilir olmayacağı çok açık.