Ana SayfaGüncelDemirtaş duruşmada: Biz bu ülkenin paryaları değil evlatlarıyız

Demirtaş duruşmada: Biz bu ülkenin paryaları değil evlatlarıyız

HABER MERKEZİ – HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutuklu yargılandığı davada ilk kez duruşma salonuna getirildi. Demirtaş savunmasında “1,5 yıl içerisinde 3 bin HDP’li tutuklandı. HDP bir anda suç işleme kararı mı aldı? Yargı bir anda HDP hakkında karar mı aldı?” dedi. Mahkemeye “Biz bu ülkenin paryaları değil evlatlarıyız” diye tepki gösteren Demirtaş, kendilerine “Bunlar İmralı’dan talimat alıyor” şeklindeki iddialara da yanıt verdi. Mahkeme, Demirtaş’ın savunmasının uzun süreceği gerekçesiyle duruşmaya yarına kadar ara verdi.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutuklu yargılandığı davanın Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşması için tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nden Ankara’ya getirildi.

Sincan Cezaevi yerleşkesinde bulunan duruşma salonunda yapılan duruşmaya katılmak için sabah saatlerinden itibaren çok sayıda yurttaş cezaevi önünde toplandı.

Sarı basın kartı olmayan gazeteciler duruşma salonuna alınmazken, duruşmayı izlemek isteyen yurttaşlar için de 20 kişi sınırlaması getirildi.

HDP’nin yeni eş genel başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli de duruşmayı izledi.

Duruşmayı takip eden Özgürlükçü Hukukçular Platformu’nun Twitter hesabından aktardığına göre Demirtaş ilk olarak iddianamenin kabulüne ilişkin itirazlarını beyan etti.

Demirtaş, Anayasanın 83/2.’nci maddesini hatırlatarak Meclis kararı olmadıkça tutuklanamayacağını; ancak buna rağmen 15 aydır tutuklu olduğunu belirtti. Ayrıca mahkemenin bu denetimi de 15 ay boyunca yapmadığını ifade etti.

‘Bu kadar yayın Demirtaş uzaylıdır diye yazsalardı, herkes inanırdı’

Demirtaş, dokunulmazlıkların kaldırılması öncesindeki gazete manşetlerini tek tek mahkeme heyetinin dikkatine sundu. Demirtaş, “Şu kadar yayın Demirtaş uzaylıdır diye yazsalardı, herkes benim uzaylı olduğuma inanırdı. Dokunulmazlıkların kaldırılmasından önce medyaya taşınan manşetlerle bir algı operasyonu oluşturulmuştur” dedi.

Demirtaş savunmasında devamla şunları söyledi:

“Her gün kanunlar çıkarılıyor, Anayasa değişikliği yapılmaya çalışılıyor, milletin iradesi olan bizler de bu olanları bir hücrede izlemek durumunda bırakılıyoruz. Bizde izliyoruz, yargı da izliyor. Yargının cesaretli olması gerekiyor.

“1,5 yıl içerisinde 3000 HDP’li tutuklandı. HDP bir anda suç işleme kararı mı aldı? Yargı bir anda HDP hakkında karar mı aldı? Anayasa değişikliğini yapmak için HDP’yi kriminalize etmeleri gerekiyordu o nedenle usule uygun olmayan şekilde bizleri tutukladılar.”

Demirtaş savunmasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dokunulmazlıklarla ilgili sözlerini hatırlattı.

Bu sırada Mahkeme başkanı “Usule ilişkin itirazlarınızı açıklayın, başka konulara giriyorsunuz” diye müdahale etti. Demirtaş ise, “Dokunulmazlık bu kadar önemli, böyle olacaksa savunma yapmam o zaman. Dokunulmazlığı kaldıran Erdoğan’sa buna dair söz söylemem gerek” karşılık verdi.

‘Biz bu ülkenin paryaları değiliz’

İddianameyle ilgili de eleştirilerde bulunan Demirtaş, “Benim itirazlarımı dinlemeniz lazımdı. Biz bu ülkenin yurttaşlarıyız. Bu vatanın evlatlarıyız. Biz bu ülkenin paryaları değiliz. Adalet mülkün temelidir. Sarsılırsa mülk sarsılır. Yargıçların hukukun egemenliği ilkesini sonuna kadar savunması gerekir. Yapmazsanız sıkıntı olur. Yaparsanız ne olur yurttaş sıkıntı yaşar. Türkiye batmaz. Demokratik bir ülke olacak. Bunun için var gücümüzle çalışacağız. Bu suçu işleyenler yargı önünde hesap verecekler” dedi.

Demirtaş konuşmasının sonunda itirazları doğrultusunda yargılamanın durdurulması, düşürülmesi gerektiğini söyledi.

Mahkeme talepleri değerlendirmek için öğlen arası verdi.

Mahkeme başkanı ara verdikten sonra Demirtaş’ın çevresindeki jandarmalar ayağa kalktı ve Demirtaş’ın çevresinde ellerini birbirinin omzuna atarak bir çember oluşturdu. Duruma avukatlar ve siyasetçiler “Bu nedir? Çin Seddi mi kuruldu?” diye tepki gösterdi.

‘Bunlar İmralı’dan talimat alıyor’ iddialarına yanıt

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre duruşmaya verilen aranın ardından savunmasına devam eden Demirtaş, kendilerine hükümet yetkilileri tarafından yapılan “Bunlar İmralı’dan talimat alıyor” şeklindeki suçlamalara dair çok önemli açıklamalarda bulundu. Demirtaş, şunları söyledi:

“Şahsımla ilgili de özel bir hassasiyeti var. Sadece partimle ilgili değil. 2010 referandumunda partim boykot kararı aldı. Bizim üzerimizde ‘evet’ oyu verilmesi için baskı oluşturuldu. O dönemde partimin içinde olmadığı bir çözüm süreci vardı. ‘Oslo süreci’ olarak bilinen hükümet ve PKK yetkililerinin yüz yüze görüştüğü süreç. Anayasa teklifi sunuldu. Biz 2 şeye itiraz ettik. Birincisi kimlikle ilgili düzenleme olmamasına, ikincisi de HSYK ve yüksek yargıyla ilgili düzenlemelerdeki tehlikelere dikkat çektik. Diğer maddeler mavi boncuk olarak yer aldı.

“Boykot kararı aldık. Ne yaptılar biliyor musunuz? ‘Bunlar İmralı’dan talimat alıyor’ diyorlardı ya. Abdullah Öcalan’ın el yazısıyla Bakanın kendisi İmralı’dan yazı getirdi. Bana getirdi. Niye, referandumda hem parlamentoda hem dışarıda ‘evet’ oyu vermemiz için. İnkar ederlerse tanıkları burada dinleteceğim. Kabul etmedik. Hem yazıda öyle bir şey yok. Abdullah Öcalan’ın el yazısı. Defalarca adada, 8 defa ben İmralı’ya gittim. Yazı şu: ‘Partimiz hangi kararı verirse saygı duyuyoruz. Ama Anayasa değişikliği acaba yeni bir diyaloğun, çözüm sürecinin önünü açar mı, parti olarak değerlendirmenizi rica ediyorum.’

“Destekleyin ya da desteklemeyin demiyor. Bunu İmralı’nın talimatı diye hükümet getirdi. Bizim İmralı’dan talimat aldığımızı söyleyenler Öcalan’ın el yazısıyla getirdi. Kabul etmedik. Boykot tavrımızı sürdüreceğiz dedik, uzlaşı istiyorsanız diğer maddelerdi. HSYK ve dil kimlik ile ilgili değişiklikleri geri çekin dedik. Kabul etmedik.

“Majesteleri öfkelendi tabi, ‘Hani İmralı’dan talimat alıyorlardı’ demiş bakanlarına. Onlar da ‘bilmiyoruz vallahi’ demişler. Bizimle ilgili asıl kriz, o zaman başladı. Sen misin biz Oslo’da çözüm süreci yürütürken, benim Anayasa değişikliğimi desteklemeyen. Partimize karşı siyasi baskıyı başlatan bizatihi kendisidir.”

‘İmralı üzerinde adaylığımı geri çekme baskısı yaptı’

Bu sözlerinin devamında “Niye bu iddianameler siyasi saiklerle hazırlandı, niye benimle husumeti var anlatıyorum. Tanıklarını da dinleteceğim” diyen Demirtaş, devamında şunları söyledi:

“2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi. 2014’te de İmralı çözüm süreci vardı. Hiçbir şekilde Cumhurbaşkanı adayı olma talebim yoktu. Ama partim beni aday gösterme kararı aldı. Onur duydum. Ne yaptı, İmralı üzerinde adaylığımı geri çekme baskısı yaptı. Tanıkları var. Devlet adına görüşmeyi yürüten heyet, ‘Beyefendi (Erdoğan) çok rahatsız oldu adaylığınızdan, hem çözüm süreci yürütüyor hem niye aday oldunuz’ dedi. Biz kendisinin kölesi miyiz? Cevabım buydu. Biz demokratik siyaseti güçlendirmek için çözüm süreci yürütüyoruz. Biz PKK’ye silah bıraktırmak için uğraşıyoruz da HDP’ye siyaseti bıraktırmak hedefler arasında değil. Biz demokratik siyasette güçleneceğiz deyince niye rahatsız oluyor? Çözüm sürecinin ruhuna bu aykırıdır.

“Kampanyasının ortasında, gene tanık dinletebilirin, şu anda yüksek bürokraside görevli birisi geldi ve ‘beyefendi çok rahatsız’ dedi. ‘İkinci tura kalmamım kendisi açısından ne yararı var, çözüm sürecini hiç mi düşünmüyor.’ Çünkü anketler yüzde 10’un üzerinde gösteriyor beni, diğer aday Ekmelettin İhsanoğlu beklenen oyu alsaydı, ikinci tura kalıyordum. Cevabım aynen şu oldu: Kendisine söyleyin demokratik siyasete inanıyoruz. Demokratik bir şekilde de çalışmamızı yürütüyoruz. Bunun çözüm sürecine nasıl aykırı olduğunu iddia edebilir. Ben aday oldum son güne kadar da kampanyayı en güçlü şekilde yürüteceğim.

“İnanamıyorum, niye uğraşsın ki koskoca cumhurbaşkanı bir siyasetçiyle niye uğraşsın. Uğraşır, uğraşacak çok şey bulur. 7 Haziran seçiminde parti olarak seçime girmeyelim diye İmralı üzerinden bize baskı yapmaya kalkıştılar. Devlet İmralı Heyeti; ‘Çözüm sürecine aykırıdır’ dedi. ‘20-25 milletvekili neyinize yetmiyor, bağımsız girersiniz’ dedi.

“Niye AKP’ye 400 milletvekili lazım. Tek başına Anayasa değiştirecek. Bir gün sonra HDP, PM kararı olmamasına rağmen parti olarak seçime gireceğini açıkladı. Partim 7 Haziran’da parti olarak seçime girmeliydi. Doğru yaptı. PM de hemen ardından oy birliği ile bu kararı aldı. Çünkü kendisi engellemeye çalışıyor. Kandil’in, İmralı’nın talimatlarıyla Demirtaş şunu yaptı diyenler, bana bunları yaptırmaya çalıştılar.”

‘Bu nasıl bir ironi?’

Demirtaş, verilen aranın ardından savunmasına devam etti. Savunmasının bu bölümünde Gülen cemaatine yönelik HDP grup toplantılarında yaptığı eleştirel konuşmalarının bir bölümünü hatırlatan Demirtaş, yargıya yönelik eleştirilerini de dile getirdi:

“Benim dosyama bakan 5’inci heyetsiniz. Niye size verdiler onu da bilmiyorum. Neden buraya geldi bilmiyorum. Neden 2’ye zorla getirildi, 2 kabul etmedi bilmiyorum. Biliyorum da şu aşamada bilmiyorum diyeyim. Birazdan detaylarıyla anlatacağım niye olduğunu. Çünkü sizler parlamentoyu bombalamış adamları yargılıyorsunuz. Aynı heyet parlamentonun üyelerini de yargılıyor. Bu nasıl bir ironidir?”

Duruşma yarın devam edecek

Demirtaş’ın savunmasının uzun süreceği gerekçesiyle mahkeme, duruşmaya yarın devam etme kararı aldı. Duruşma yarın saat 9.30’da devam edecek.


HDP Basın Bürosu tarafından paylaşılan Demirtaş’ın savunmasına şuradan ulaşabilirsiniz: I. BÖLÜMII. BÖLÜM