Ana SayfaToplumsal CinsiyetEkmek ve Gül’den kadın atölyeleri: ‘Yeryüzündeki kadınların dönüştürücü hareketlerine bakış’

Ekmek ve Gül’den kadın atölyeleri: ‘Yeryüzündeki kadınların dönüştürücü hareketlerine bakış’

HABER MERKEZİ – Ekmek ve Gül grubu, 8 Mart kapsamında kadın atölyeleri düzenleyecek. Etkinliğin çağrısında “Erkek egemen toplumun çıktısı olan nefret, düşmanlık ve şiddetin yaşamlarımızı sardığı kıskaçtan kurtulmak için mücadele yollarını birlikte bulalım” deniliyor.

Ekmek ve Gül grubu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü programı kapsamında İstanbul Şişli’de kadınlarla buluşarak atölyeler düzenleyecek.

7 Şubat ile 7 Mart tarihleri arasında, 5 başlık altında düzenlenecek atölyeler ile kadınlar pek çok konuyu tartışabilecek.

Etkinlik her Çarşamba, saat 19.00’da Şişli’deki Nostalji Kitap Kafe’de gerçekleştirilecek.

Kadınlar tarafından gerçekleştirilecek etkinliğin çağrı metninde şu ifadeler yer aldı:

Zor günlerden geçiyoruz, zor, kasvetli, umut etmek için bile zorlandığımız günlerden. Şiddet, işkence, cinayet, tecavüz, taciz… Kadınlara dönük topyekûn bir savaş hali. Üstüne içine itildiğimiz ağır savaş koşulları… Peki bıkmadık mı her gün kadınların başına gelenleri, seyirci kalanları, hatta cezasızlıkla, adaletsizlikle bu saldırılara yol verenleri duymaktan? Yılmadık mı yaşam alanımızın daraldığı, giderek eve kapatıldığımız koşullardan? Gücümüzün nasıl da farkındayız oysa. Gelin yaşadığımız çağa, koşullarımıza ve yeryüzündeki kadınların birçok kıtadaki dönüştürücü hareketlerine bir göz atalım. Fransız kadınlarının insan hakları kavramının evrenselleşmesini sağlayan Fransız Devrimi’ndeki rolünü tartışalım. İşçi sınıfının iktidara geldiği sosyalist bir devrim olana Sovyet devrimi, sosyalistlerin iddia ettiği gibi ‘gerçek eşitliğin bir ütopya olmadığını kanıtladı’ mı gerçekten? Sosyalizm diyarında kadının durumu neydi görelim.

Bu topraklarda yaşanan Cumhuriyet Devrimi. Kimi devirdi, kimi iktidara getirdi ve bunun kadınlar için anlamı ne oldu? Seçme ve seçilme hakkı için kadınların nasıl bir mücadele içine girdiğini, hiç duymadıklarımızı öğrenelim. ‘Marksizm gerçekten cinsiyet körü müdür?’ sorusuna belli başlı Marksist kaynaklardan yola çıkarak cevaplar arayalım. Kadının tarihteki rolünü, ilkel komünal toplumdan bugüne toplumdaki konumunu, etkisini; memleketimiz için baş tartışma konusu olan laikliğin kadınlar açısından ne anlam ifade ettiğini hep birlikte tartışalım. Erkek egemen toplumun çıktısı olan nefret, düşmanlık ve şiddetin yaşamlarımızı sardığı kıskaçtan kurtulmak için mücadele yollarını birlikte bulalım…

Her birimizin evde, caddede, dolmuşta, iş yerinde, okulda, çocukluğunda gençliğinde yaşlılığında benzer süreçlerden geçtiğini, her birimizin teker teker bir mücadele ile hayata tutunduğunu tekrar hatırlayalım. Kadınların mücadelelerini, el ele vererek imledikleri tarihi anları bir kez daha görelim ve ne yapabileceğimizi bir kez daha düşünelim.

Atölye programı ise şöyle:

1. hafta – 7 Şubat Çarşamba

ÜÇ DEVRİMDE KADIN

Fransız Devrimi – Fulya Alikoç

Sovyet Devrimi – Olcay Geridönmez

Cumhuriyet Devrimi – Cevriye Aydın

2. hafta – 14 Şubat Çarşamba

MARKSİZM CİNSİYET KÖRÜ MÜDÜR?

Toplumsal cinsiyete Marksist kaynaklardan bakmak – Sevda Karaca

3. hafta – 21 Şubat Çarşamba

KADINLAR HEP İKİNCİL KONUMDA MIYDI?

İlkel komünal toplumdan bugüne kadının toplumsal konumu – Meral Gülşen

4. hafta – 7 Mart Çarşamba

ŞİDDET NEDEN VAR, NEDEN ARTIYOR?

Nefret, Düşmanlık ve Şiddet Kıskacında Kadın – Gülşah Kaya