Ana SayfaGüncelBM’den Türkiye’ye ‘OHAL’i derhal kaldır’ çağrısı: İhlaller devasa boyutlarda, Kürtlerin tarihsel mirasına zarar veriliyor

BM’den Türkiye’ye ‘OHAL’i derhal kaldır’ çağrısı: İhlaller devasa boyutlarda, Kürtlerin tarihsel mirasına zarar veriliyor

HABER MERKEZİ – OHAL’in “devasa hak ihlallerine” yol açtığı belirtilen BM raporunda Türkiye’ye “OHAL’i derhal kaldır” çağrısı yapıldı. Raporda Kürt kentlerinde ağır insan hakları ihlalleri yaşandığına dikkat çekilerek, “Bunlar arasında öldürme, işkence, aşırı güç kullanımı ve Kürtlerin evleri ile kültürel mirasına zarar verilmesi de bulunuyor” ifadeleri yer aldı. Dışişleri Bakanlığı’ndan da BM’nin çağrısına yanıt geldi.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, bugün açıkladığı raporunda Türkiye’ye “OHAL’i derhal kaldırma” çağrısı yapıtı.

28 sayfalık raporda Olağanüstü Hal’in (OHAL) “devasa insan hakkı ihlallerine yol açtığı” belirtildi.

Raporu İsviçre’nin Cenevre kentinde bir basın toplantısıyla duyuran Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad El Hüseyin, Türkiye’nin OHAL’i derhal kaldırması ve tekrardan hukukun üstünlüğünü sağlaması gerektiğini söyledi.

Raporda, ”OHAL’in rutin şekilde uzatılması yüz binlerce kişiye karşı çok geniş kapsamlı, derin çaplı insan hakları ihlallerine yol açtı” ifadeleri yer aldı.

18 aydır devam eden OHAL’de yaklaşık 160 bin kişinin tutuklandığı, 152 bin memurun işten atıldığı, bunların çoğunun “keyfi şekilde yapıldığı” kaydedilen raporda öğretmenler, akademisyenler, yargıçlar ve avukatların işlerinden edildiğini ya da yargılandığı, gazetecilerin tutuklandığı, medya organlarının kapatıldığı, web sitelerine erişimin engellendiği sıralandı.

Raporda şu ifadeler yer aldı:

“Çok sayıda ve çok sıklıkla çıkarılan KHK’ların herhangi bir ulusal tehditle bağlantısız olması, olağanüstü yetkilerin hükümete yönelik her türlü eleştiriyi ve muhalefeti bastırmak için kullanıldığına işarete eder gözüküyor.”

Kürt kentlerindeki ihlallerin araştırılması için çağrı 

Raporda ayrıca işkence ve gözaltında kötü muamele iddialarına ilişkin belgelere yer verildi.

Kürt kentlerinde sokağa çıkma yasakları ve sonrasında devam eden operasyonlarda yaşanan hak ihlallerine dikkat çekilen raporda söz konusu ihlaller şöyle yer buldu:

“Türkiye’nin güneydoğusunda güvenlik güçleri devasa ve ciddi insan hakları ihlallerini sürdürüyor. Bunlar arasında öldürme, işkence, aşırı güç kullanımı ve Kürtlerin evleri ile kültürel mirasına zarar verilmesi de bulunuyor.”

Öte yandan söz konusu bölgede “ciddi ve büyük çapta” olarak nitelendirilen insan hakları ihlalleri ve suistimallerine dönük suçlamaların soruşturulması için çağrı yapıldı.

Örgütün yüksek komiserinin bölgedeki insan hakları durumunun tarafsız, bağımsız ve doğrudan değerlendirilmesi için serbest ve tam erişim çağrısı yaptığı belirtildi.

‘300 gazeteci gözaltına alındı, yasaklı site sayısı 100 bini geçti’

Raporda yer alan verilerden bir kısmı ise şöyle:

  • 152 bin kamu görevlisi işten atıldı, bazıları gözaltına alındı
  • Özel şirketlerde 22 bin 474 kişi işten atıldı
  • 4 bin 200’den fazla yargıç ve savcı görevden alındı, 570 yargıç tutuklandı, bin 480 yargıç soruşturma geçirdi, 79 yargıç uzun dönemli hapis cezası aldı, 34 hukuk derneği veya bürosu kapatıldı
  • Aralık 2017’deki İçişleri Bakanlığı verilerine göre 159 bin 506 kişi OHAL kapsamında gözaltına alındı
  • 300 gazeteci gözaltına alındı
  • Aralık 2017’de çocuklarıyla birlikte hapsedilen kadın sayısı 600’e yaklaştı
  • STK ve basın kuruluşlarının da dahil olduğu bin 719 kuruluş hükümet tarafından kapatıldı
  • 166 basın kuruluşuna el koyuldu
  • Yasaklı site sayısı 100 bini geçti
  • Sadece Temmuz 2016’da iptal edilen pasaport sayısı 50 bini aştı
  • Kürt illerindeki 263 gözaltı işleminde işkence yaşandı

Dışişleri’nden yanıt

Birleşmiş Milletler’in Türkiye’ye yaptığı OHAL’i kaldırma çağrısına Dışişleri Bakanlığı’ndan yanıt geldi.

Dışişleri’nden yapılan yazılı açıklamada, BM’nin raporu için ‘terör örgütlerinin propagandalarıyla birebir örtüşen asılsız iddialar’ ifadeleri yer aldı.

“Bu kabul edilemez bir durumdur” denilen açıklamada, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne suçlamalarda bulunulurken, çağrının kabul edilemeyeceği belirtildi.