Ana SayfaGüncel“Bugün 23 Nisan, neşe dolamıyor insan”

“Bugün 23 Nisan, neşe dolamıyor insan”

HABER MERKEZİ – İHD İstanbul Şubesi Çocuk Komisyonu, 23 Nisan vesilesiyle yaptığı yazılı açıklamada “sadece 23 Nisan’ın değil 365 günün çocuk bayramı olmasını” istedi. Çocukların cinsel istismara uğradığı, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği, eğitim hakkından mahrum bırakıldığının hatırlatıldığı açıklamada, “Hal böyleyken, maalesef neşeyle dolamıyor insan” denildi.

İnsan Hakları Derneği  (İHD) İstanbul Şubesi Çocuk Komisyonu, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” nedeniyle yazılı açıklama yaptı.

“Maalesef neşe dolamıyor insan” başlığıyla yayınlanan açıklamada, rutin 23 Nisan merasimleri eleştirilirken, çocuk istismarına ve ölümlere dikkat çekildi.

Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 25’inin çocuklardan oluştuğu ve Türkiye’nin BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin, Anayasa’nın ve Çocuk Koruma Kanunu’nun tarafı olduğu hatırlatılan açıklamada, çocuklara yönelik hak ihlalleri şöyle hatırlatıldı:

“Çocuklar cinsel istismara uğruyor. İş cinayetlerine kurban gidiyor. Suça itiliyorlar. Eğitim hakkından mahrum bırakılıyorlar. Emekleri sömürülüyor. Savaş nedeniyle göçe zorlanıyorlar, bombalarla katlediliyorlar, hapsediliyorlar.  Sokaklarda yaşamaya zorlanıyorlar ya da devlet koruması altındaki öğrenci yurtlarında yangınlara ya da cinsel istismara maruz bırakılıyorlar.”



Öldürülen çocuklar

İHD Diyarbakır Şubesi’nin 2017 yılının ilk 9 ayı için çıkardığı raporundaki veriler hatırlatılarak da mayın ve sahipsiz bombaların patlaması sonucu 6,  güvenlik birimlerinin silah kullanma yetkisini aşması sonucu 6, asker ve polise ait zırhlı araçların çarpması sonucu 8 çocuk olmak üzere toplam 20 çocuğun hayatını kaybettiği, ayrıca 9 çocuğun da yaralandığı vurgulandı.

1990’lı yıllarda gözaltına alınarak kaybedilen ve sokağa çıkma yasaklarında öldürülen çocukların durumuna da dikkat çekilen açıklamada, faillerin cezasız kaldığı belirtildi.

2 milyon çocuk işçi var

Açıklamada, DİSK Genel-İş Sendikası’nın 2017’de hazırladığı Türkiye’deki çocuk işçilerle ilgili rapora atıfta bulunularak, Türkiye’de 2 milyon çocuk işçinin olduğu kaydedildi.

Yine İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisinin verilerine göre de 2017 yılında 18’i 15 yaş altında olmak üzere en az 60 çocuk iş cinayetlerine kurban gittiği hatırlatıldı.

29 Kasım 2016’da Adana ili Aladağ ilçesinde, ilkokul çağındaki çocukların kaldığı öğrenci yurdunda çıkan yangının da anımsatıldığı İHD açıklamasında, 11 çocuğun hayatını kaybettiği, 24 çocuğun da yaralandığı ancak buna rağmen sorumluların hesap vermediği belirtildi.

Açıklamada çocuk istismarına da TÜİK verileri ile dikkat çekildi: “Son 6 yılda 2 bin 493’ü 15 yaş altı olmak üzere 18 yaş altı toplam en az 127 bin 928 çocuk zorla evlendirildi ve doğum yaptı. Karaman’da Ensar Vakfı’na bağlı evlerde kalan 45 çocuğa tecavüz edildiği ortaya çıkmasına rağmen vakıf ve failler korundu.”

Eğitime erişimdeki sorunlar

Türkiye genelinde çocukların eğitime erişimindeki sorunlar ve adaletsizliklerin devam ettiğinin kaydedildiği açıklamada, şu bilgiler aktarıldı:

“Kız çocuklar arasında liseye gitme oranı batı illerinde yüzde 79,26. Bu oran bölge illerinde yüzde 46,07’ye kadar geriliyor. Türkiye’de yaşayan eğitim çağındaki Suriyeli çocukların sadece 3‘te biri eğitim alabiliyor. Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamaya göre; sokağa çıkma yasakları sürecinde yaklaşık 300 bin çocuk eğitime erişemedi.”

“Neşe dolamıyor insan”

Adalet Bakanlığı’nın, 2 Ekim 2017 tarihli istatistiklerine göre 2 bin 828 çocuk tutuklunun bulunduğu belirtilerek, aynı faaliyet raporundaki bilgilere göre; 0-6 yaş aralığındaki 529  çocuk anneleriyle birlikte cezaevinde kalmak zorunda kaldığı vurgulandı.

Açıklamada, “ÜNİCEF’in, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü üyesi 41 ülkede çocuklar arasındaki fırsat eşitsizliğini incelediği raporda Türkiye İsrail’le birlikte son sırada. Ve hal böyleyken, maalesef neşeyle dolamıyor insan” denildi.

Sadece 23 Nisan’ın değil yılın 365 gününün çocuk bayramı olması için yetkililere seslenilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde ifade edilen tüm hakların çocuklar için kullanılabilir olmasını sağlamaya yönelik adımlar hızla atılmalı, can güvenliğine, eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe, barışa ve özgür yaşama ve sağlıklı gelişime ulaşamayan tek bir çocuk kalmamalıdır. Çocukların karşılaştığı tüm şiddet türleri ile mücadele etmek ve toplumsal bilinç oluşturmak için ‘Çocuklara Yönelik Her Tür Şiddeti Önleme Ulusal eylem Planı’ çocuk ve insan hakları örgütlerinin de görüşleri alınarak ivedilikle hazırlanmalı ve kamuoyuna açıklanmalıdır. Uluslararası standartların eksiksiz olarak iç hukuka yansıtılması için hızla mevzuat çalışması yapılmalı ve ‘Çocuk Hakları Temel Yasası’ çerçevesinde bütünlüklü bir yasa çalışması yapılmalıdır. Çocuk İşçiliği ile etkin mücadele kararlılığı yasal olarak ortaya konulmalı ve denetimlerle süreç yakından izlenmelidir.

Çocuğun cinsel istismarı önlemelidir. Türkiye’de çocuk ceza adalet sisteminin iyileştirilmesi ile ilgili uluslararası tavsiyelere uyulmalıdır. Çocuk cezaevleri ve çocuk koğuşları lağvedilerek çocukların kapatılarak cezalandırılması uygulamasına son verilmelidir. Küçük çocuğu olan kadın tutuklu ve hükümlülerin cezaları ya seçenek yaptırımlara çevrilmeli ya da adli kontrol şartıyla evlerinde cezalarının infaz edilmesi için çalışma başlatılmalıdır. Çocuk hapishaneleri yerine çocukların psiko-sosyal destek alacağı,  sanatsal-kültürel- sportif faaliyetler yürüteceği kültür ve spor merkezleri inşa edilmelidir. Çocukların eğitime erişimdeki sorunları giderilmelidir. Tüm bu süreçlerde çocuğun, çocuk örgütlerinin ve insan hakları örgütlerinin de görüşü alınmalı ve bu gruplar sürecin denetiminde de yetkilendirilmelidir.”