Ana SayfaGüncel‘La Casa de Papel’in Profesör’ü: Dizinin içerdiği antikapitalist mesajla hemfikirim

‘La Casa de Papel’in Profesör’ü: Dizinin içerdiği antikapitalist mesajla hemfikirim

HABER MERKEZİ – La Casa del Papel dizisinde Profesör karakterini canlandıran oyuncu Álvaro Morte, dizinin içerdiği antikapitalist mesajla tamamen hemfikir olduğunu söyledi. ‘Dünyadaki zenginliklerin haksız şekilde bölüşüldüğünü’ belirten Morte, dizideki en sevdiği sahnelerden birinin Berlin’le birlikte ‘Bella Ciao’yu söyledikleri sahne olduğunu ifade etti.

İspanya tarihinin en büyük hırsızlık operasyonuna kalkışma hikayesini anlatan ‘La Casa de Papel’ dizisinin merakla beklenen 3’üncü sezonu için geçtiğimiz günlerde açıklama yapılmış ve 2019 yılında izleyici ile bulaşacağı belirtilmişti.

Tüm dünyanın dikkatini çeken dizide Profesör karakterine hayat veren oyuncu Álvaro Morte, Türkiye’nin polisiye dergisi 221B’ye konuştu.

Oyunculuğa başlama hikayesinden La Casa de Papel’e dahil olmasına dek pek çok soruyu cevaplayan Morte, Profesör rolü için “Onun derisine nüfuz etmek oldukça zorlayıcı bir deneyimdi ama zorlandıkça daha çok keyif aldım” değerlendirmesinde bulundu.

‘Hepimizdeki tutkulara sahip karakterler’

Senaryoyu ilk kez okuduğunda ortada gerçekten büyük bir iş olduğunu gördüğünü söyleyen Morte, dizinin bu denli sevilmesinin nedenini ise şöyle açıklıyor:

“Dizinin senarist ve yönetmenleri aksiyon sahneleri, duygusal sahneler ve eğlenceli sahneler arasında dört dörtlük bir denge sağlamayı başardılar… Herhangi bir kişinin rahatlıkla kendini özdeşleştirebileceği karakterler inşa ettiler. Hepimizdeki tutkulara sahip karakterler… Ayrıca kim, hiç kimsenin canını yakmadan kusursuz bir soygun gerçekleştirmek istemez ki!”

‘Dünyanın zenginlikleri haksız ve yanlış bölüşülmüş halde’

Morte, dizide kapitalizmin açıkça hedef alındığı ve kendisinin bu konuda ne düşündüğüne dair yöneltilen soru üzerine ise şu yanıtı veriyor:

“Dizinin içerdiği antikapitalist mesajla tamamen hemfikirim. Bence dünyanın zenginlikleri çok haksız ve yanlış bölüşülmüş halde. 21. yüzyılda halen açlık çeken insanların olmasını aklım almıyor; açlık çeken bir tek insan bile kalsa bunu aklım almaz.”


Röportajın daha fazlasına buradan , tamamına ise 221B dergisi Mart – Nisan sayısından ulaşabilirsiniz.