Ana SayfaGüncelNusaybin Davası’nın ilk gününde ‘Paris Komünü’ ile savunma

Nusaybin Davası’nın ilk gününde ‘Paris Komünü’ ile savunma

HABER MERKEZİ – Nusaybin’de, sokağa çıkma yasakları sırasında tahliye edildikten sonra tutuklanan 50 kişinin yargılandığı davanın ikinci duruşmasında ilk gün tamamlandı. Yarın devam edilecek duruşmada ‘özyönetim’i savunan sanıklar, yapılan yargılamanın ‘adil olmadığını’ söyledi. Tutuklu sanıklardan İsmail Yılmaz, “Biz özyönetim direnişi ışığını Paris Komünü’nden aldık” dedi. Sanıklardan İbrahim Halil Ildız ise, “Bizim davamızdaki yargılama adil değildir. Bu şartlar altında ne avukatlarımızı ne de dosyalarımızı görebiliyoruz” diye konuştu.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının devam ettiği 26 Mayıs 2016 tarihinde tahliye edildikten sonra tutuklanan 50 kişinin yargılandığı davanın ikinci duruşmasının ilk günü sona erdi.

Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü binasının duruşma salonuna çevrilen bölümünde yapıldı.

Yargılama için Tokat, Elazığ, Mardin ve Siverek’teki cezaevlerinde bulunan tutuklular duruşma salonuna getirildi. Yapılan kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmada savunmalara geçildi.

‘Özyönetim direnişi ışığını Paris Komünü’nden aldı’

İlk olarak Elazığ T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan İsmail Yılmaz savunma yaptı. Marksist-Leninist Komünist Parti (MLKP) üyesi olduğunu belirten Yılmaz, “Kendi kaderlerini tayin etme haklarını elde etmeleri için Kürt halkına destek verdiğini” söyledi ve Kürt halkı üzerinde uzun bir süredir ciddi baskıların olduğunu ifade etti.

Yılmaz, “Özyönetim, belki bugün kazanmamıştır. Paris Komünü 70 gün sürmüştü. Biz özyönetim direnişi ışığını Paris Komünü’nden aldık. Bugünkü özyönetim direnişlerinin ışığı da yarınların ışığı olacaktır” diye konuştu.

“Burada yargılanması gereken sistemdir” diyen Yılmaz, mahkemeden adalet beklentisi olmadığını söyledi.

Bir diğer MLKP üyesi olan Süleyman Göksel Yerdut’un savunmasıyla devam eden duruşmada, yapılan yargılamanın ‘adil’ olmadığı savunuldu.

‘Ne avukatlarımızı ne de dosyalarımızı görebiliyoruz’

Verilen aranın ardından duruşma, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nden getirilen tutuklu Akar İkba’nın savunması ile devam etti.

Kürtlerin üzerinde baskı olduğunu vurgulayan İkba’nın savunmasının ardından savunma yapan İbrahim Halil Ildız, ilk ifadelerinin hepsinin işkence altında alındığını söyledi.

Ildız, aynı baskıların devam ettiğini belirterek, savunmasını şöyle sonlandırdı:

“Bize işkence eden polislerin bugün burada yargılanması gerekiyordu. Burada onları teşhir etmiştik. Bizim davamızdaki yargılama da adil değildir. Bu şartlar altında ne avukatlarımızı ne de dosyalarımızı görebiliyoruz. Mahkeme heyetinin adil bir şekilde yargılanmamız için bu işleyişe müdahale etmesi gerekir. Eğer hukuka göre değil iktidara göre yargılama yaparlarsa yarın bir gün onlar da mahkum edilecektir. Zamanın havasına ve iktidarına göre hareket edenler şimdi pişman olmuş durumda. Bunu size hatırlatmak istiyoruz. Siz de unutmayın.”

Bu savunmayla birlikte ilk gün tamamlanırken, duruşma yarın devam edecek.

Ne olmuştu?

Kentteki yasaklar sırasında 76 kişi tahliye edildikten sonra gözaltına alınmış ve 17’si çocuk 67 kişi 19 ayrı suçlama gerekçesiyle tutuklanmıştı.

Tutuklanmanın üzerinden 19 ay geçtikten sonra 17 tutuklu çocuk, hazırlanan iddianame kapsamında 9 Ocak’ta Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkmıştı. Çocuklar çıkarıldıkları mahkemede yaptıkları savunmada kendilerine yapılan işkenceleri anlatmıştı. 10 Nisan’a ertelenen ikinci duruşmada ise aileler ve basın mensupları salona alınmamıştı.

Diğer 50 kişi ise 16 Ocak 2018’de ilk kez Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkmıştı. Günlerce süren duruşmada, sanıklar işkenceyi anlatıp, demokratik özerkliği savunmuştu.


Bu haber MA’dan kısaltılarak derlenmiştir.