Ana SayfaÇeviriYönetmen Andrey Tarkovsky ile “Stalker” üzerine

Yönetmen Andrey Tarkovsky ile “Stalker” üzerine

HABER MERKEZİ – Yönetmen Andrey Tarkovsky’nin, en derin arzuların gerçek kılındığı Oda’ya ulaşmak için üç karakterin “Bölge” adı verilen yere geçişini ve oradaki iç çatışmalarını yansıtan “Stalker” filmi, izleyiciyi arzu ve algı üzerine düşünmeye zorluyor. Stalker’ın kendinde bir tür nostalji hissini uyandırdığını söyleyen yönetmen, bir film yapma fikrinin nereden çıktığı sorusuna, “Görüntüler bir anda ortaya çıkıyor ancak sonra değişiyor; belki bilmeden, rüyadaymışçasına. Ve bazen eziyetle, amansızca bir şekilde tanınamaz, yeni bir şeye dönüşüyorlar” yanıtını veriyor.


Çeviri-Derleme: Tolga Er


Evler, müziğe dönüşen sesler, gerçek anılar ve fantastik görüntüler. Usta yönetmen Andrey Tarkovsky’nin yönettiği Stalker (İz Sürücü), izleyicileri algı üzerine yeniden düşünmeye ve insanlığa dair soruların daha derinine inmeye itiyor.

Filme adını veren İz Sürücü (Aleksandr Kaydanovskiy), eşinin itirazlarına rağmen insanları yasaklı ve bir o kadar da esrarengiz olan Bölge’ye gizlice götürerek yaşamını kazanıyor. Yaratılışına dair sadece spekülasyonların olduğu Bölge’ye ne insanların ne de hükümetin gitmesine izin veriliyor. Bölge’deki Oda, kendisini aramaya cesaret ederek oraya giden insanların en derin arzularını gerçek kılma gücünü elinde bulunduruyor.

Dünyevi arzuların gerçekleşeceği vaadi, Profesör’ü (Anatoly Solonitsin) ve Yazar’ı (Nikolay Grinko) yolculuk için cesaretlendirmeye yetiyor.

Film de, işte bu üçünün Bölge’ye olan yolculuğunu konu alıyor. “Rehber” olan İz Sürücü, Profesör ve Yazar’ı Bölge’ye götürmek için yola çıkıyor. Her zaman tehlikeli olan bu macera zaman geçtikçe bir itiraf ve üç taraflı bir çatışma halini alıyor.

Yönetmen Tarkovsky, hiçbir şeyi açık etmiyor ve izleyiciyi ne izlediği konusunda düşünmeye itiyor. Stalker, onlarca kez izlense bile her seferinde farklı anlamlar sunuyor.

Aşağıda okuyacağınız söyleşide ise yönetmen Andrey Tarkovsky, karakterlerin erişmeye çalıştığı Bölge’deki Oda’ya değiniyor ve bir film yapma fikrinin kendisinde nasıl oluştuğunu anlatıyor.

Andrey Tarkovsky

“Stalker” ne anlama geliyor?

İngilizcede “iz sürmek” fiilinden ve gizlice, sessizce yakınlaşmak anlamına geliyor. Kelime, filmde sınırları geçerek yasaklı Bölge’ye (Zone) girenlerin mesleğini belirli bir hedef doğrultusunda anlatıyor: Biraz çeteci veya kaçakçıvari. İz Sürücü, nesilden nesile aktarılan bir iş türü. Aslında bana göre izleyeciler sadece diğer iz sürücülerin varlığından değil, aynı zamanda yasaklı Bölge’nin de varlığından şüphe etmeli. Belki de arzularının gerçekleştirdiği bir yer olduğu bile sadece bir efsane. Veya bir espri. Veya belki de sadece başkahramanımızın bir fantezisi. Seyirciler için bu bir gizem olarak kalıyor. Arzuların gerçek kılındığı Bölge’deki Oda’nın varlığı, sadece filmin üç başkahramanının kişiliklerini keşfetmeye vesile olarak hizmet ediyor.

Bu filmi yapma fikri aklınıza ne zaman geldi?

Bana böyle bir soru soran ilk kişi değilsin Tonino (röportajı yapan kişi). Bu veya başka bir filmi yapma fikrine ne zaman mı kapıldım? (Bu soruya) Hiçbir zaman ilgi çekici bir cevap veremedim. Bir film fikri, bana her zaman çok sıradan ve sıkıcı bir şekilde, çeşitli yollarla, parça parça, daha çok banal aşamalarla geliyor. Yeniden hatırlamak yalnızca zaman kaybı olur. Ingmar Bergman verdiği bir röportajda, eğer doğru hatırlıyorsam, karanlık bir odanın zeminine düşen ışık demetini izlerken bir film fikrinin veya daha doğrusu bir film görüntüsünün aniden kendisine geldiğini söylemişti. Böyle bir şey bana hiç olmadı. Bittabi belli görüntüler bir anda ortaya çıkıyor ancak sonra değişiyor, belki bilmeden, rüyadaymışçasına. Ve bazen eziyetle, amansızca bir şekilde tanınamaz, yeni bir şeye dönüşüyorlar.

“Stalker”da hiç otobiyografik bir şey var mı?

Belki de Ayna (The Mirror) filminde olduğundan da fazlası var. Stalker filminde duyguları, hatta çok kişisel olan hatıraları bile kullanmak zorunda kaldım. Ayna filminde aktörlerin gerçek insanlara, sahnelerin de gerçek yerlere fiziksel bir benzerliği var. Stalker’da bir tür tuhaf nostalji hissini bende uyandıran daha çok an var. Mesela Yazar’ı ele alalım. Bana göre aktör Solonytsin, benim dediklerime oldukça titiz bir şekilde uydu.

Yazar genel olarak çok sevmediğim bir karakter olmamasına rağmen belli davranışlarında ve sesinin tonlamasında bazen kendi karakteristiklerimi, konuşma tarzımı görüyordum.



Stalker (1979)

Yönetmen: Andrey Tarkovsky

Oyuncular: Aleksandr Kaydanovskiy, Anatoliy Solonitsyn, Nikolay Grinko

Tür: Drama, Bilim Kurgu

Puanlamalar: IMDB: 8.1, Tomatometer: 100


Bu yazıda Eye for Film ve Nostalghia’dan yararlanılmıştır.