Ana SayfaGüncelAydın Engin: Siyasal İslam kazandı, demokrasi kaybetti

Aydın Engin: Siyasal İslam kazandı, demokrasi kaybetti

HABER MERKEZİ – Cumhuriyet gazetesi yazarı Aydın Engin, bugünkü köşesinde seçim sonuçlarını yorumladı. “Siyasal İslam kazandı, demokrasi kaybetti” başlıklı yazısında Engin, tanımını yaptığı Türkiye’deki siyasal İslam’ın bundan sonraki adımlarına dikkat çekti. Yazıdan bir bölümü paylaşıyoruz.

***

Artık sayılarla, seçim hileleri ile, kampanyanın eşit koşullarda yürümediği gibi mazeretlerle oyalanmanın ne yeri var, ne anlamı.

Ancak seçimin sonucu ve anlamı üstünde uzun uzun durmak gerek.

Bu Tırmık’ın başlığını yineleyeceğim. Önümüzdeki günlerde de yineleyeceğim:

Siyasal İslam kazandı, demokrasi kaybetti.

Bu yakıcı, yaşamsal önemde bir sonuçtur.

Siyasal İslam” çok yönlü ve derinliği olan bir kavram. İdeolojik, sınıfsal, kültürel ve ekonomik bir dizi özellik taşıyor ve bu özelliklerin tümü de demokrasiyle çelişik..

Siyasal literatürde henüz “siyasal İslam” kavramı yeterince derin analiz edilmedi, literatürde çok önemli bir kavram olarak kullanım yaygınlığı kazanmadı.

Çok kişi kestirme ve yüzeysel bir yargı ile “Ha evet, Mısır’daki Müslüman Kardeşler hareketi ya da Lübnan’daki Hizbullah ya da İran’daki mollalar rejimi” diyor ve bununla yetiniyor.

Hayır o kadar değil.

AKP’de örgütlenmesini, Reis’inde sözcüsünü ve “İmam”nı bulan Türkiye siyasal İslamı, benzerlerinden çok temel bir eşikle ayrışıyor:

Türkiye Siyasal İslamı küresel sermaye ile tam bir bütünleşme içinde. Üstelik bir “üvey çocuk” gibi kalmaya da niyetli değil. Gereğinde kafa tutuyor, Rusya ile siyasal ve askeri işbirliği yapıyor; Körfez sermayesi de denen Arap sermayesi ile kucaklaşıyor ve Afrika’nın ve Asya’nın derinliklerinde kendine yedek pazarlar arıyor.

Maastricht kriterleriyle yetinmeyip bir de Kopenhag kriterlerini Türkiye’nin önüne koyan AB’yi de gerekirse silkip atabileceğinin sinyallerini veriyor. Tabii AB, Maastricht’e bakan gözünü açıp, Kopenhag’a bakan gözünü kapatırsa sorun kalmaz.

Türkiye siyasal İslamının ülke içinde bundan sonraki adımlarına gelince…

Bu ülkenin ve bu ülkedeki şaşı, kör, topal da olsa ağır aksak yürüyen demokrasinin karabasanı tam da bu noktada somutlanıyor.

Eğitimde ekilmesine başlanan ve bundan böyle daha da yoğunlaşacağına kuşku duyulmaması gereken “dindar ve kindar nesiller” yetiştirme hedefi bu karabasanın ileride yaşanacak sonuçlarını doğuracak.

Keza yurttaş iradesiyle yapılan yasaların değişebilirliği, yanlışsa düzeltilebilirliği karşısında tartışılamaz, değiştirilemez semavi yani dinsel yasaların ağırlığı artacak, bu ise demokrasinin son kırıntılarını da silip süpürecek.

***

Bu yorucu gecenin yakıcı anlamı tam da bu işte:

Siyasal İslam kazandı, demokrasi kaybetti.


Yazının tamamına BURADAN bakabilirsiniz.