Ana SayfaÖzelMuhalefetin adresi sokaklar dün AKP’lilerindi! – Necla Demir

Muhalefetin adresi sokaklar dün AKP’lilerindi! – Necla Demir


İzlenim: Necla Demir


24 Haziran günü yapılan 2018 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri geride kalsa da tartışmalı sonuçlar bir önceki seçimlerde olduğu gibi uzun bir süre konuşulacağa benziyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur İttifakı’nın kazandığı yönünde açıklama yapan Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) ve açılmamış sandıklara rağmen Cumhur İttifakı’nı açık ara önde gösteren Anadolu Ajansı’nın manipülatif sonuçlarına (AA) ise tepkiler çığ gibi. Sabahın erken saatlerinde okullara ve sandıklara akın eden yurttaşlar da uzun bir aradan sonra Erdoğan’ın “gidici” olduğunda hemfikirdi. Tüm baskı ve ihlallere rağmen ölüm pahasına oylarına sahip çıkan ve bunu da seçimlere en yüksek katılım oranı ile ortaya koyan seçmenlerin büyük çoğunluğu sonuçtan memnun olmadı.

Sorgulamasız sokak eğlencesi!

Memnun olan ve bunu sorgulamasız sokak eğlencesine dönüştüren bir diğer seçmen kitlesi ise AKP-MHP seçmeni oldu. Kurulan Cumhur İttifakı ile çoğunluğu elde eden siyasi partiler tek başına seçime girseydi sonuç kendileri açısından hüsran olurdu. Öyle ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın balkon konuşmasını iptal etmesi ve “milletimizin verdiği dersi aldık bundan sonra…” diye başlayan cümleler kurmaya başlaması buna kanıt.

“Pat pat” patlayan silahlar…

Tercihini Cumhur İttifakı’ndan yana kullanan seçmenlerin resmi sonuçlar açıklanmamasına rağmen arabalarıyla sokaklara ve meydanlara çıkması ise alışık olduğumuz bir diğer tabloydu. Saatler süren kutlama kimi zaman yerini “Tekbir, Allah u Ekber” sloganlarına ve AKP’nin bayraklarının yanı sıra hilal bayraklarına bırakan “sokak eğlencesi”nin en dikkat çeken yanı da yediden yetmişine herkesin elindeki silahlardı. Sokak aralarında sıkılan kurşunların haddi hesabı olmazken tıkanan trafik de ayrı bir işkence olarak karşımıza çıktı. İşinden veyahut sandık başındaki görevleri biten yurttaşların evlerine dönmesini engelleyen ve kimi yerde de can güvenliğine kast eden anlayış ülkeye ne kadar barış, kardeşlik, birlikte yaşama ve demokrasi getirebilirdi? Aynı zamanda muhabir olarak saatler süren çalışma mesaisi ardından eve binmek üzere bindiğim dolmuşta gerilen yüzler, seçim sonuçlarına ilişkin ayaküstü yapılan yorumlar, trafikte daralan kalp atışlarına da tanıklık etmek bu mesleğin olmazsa olmazı olsa gerek. Hızını alamayıp metrobüs durağında bulunan güvenlik kabininde alabildiğince “AKP, AKP” diye bağıran ve buna karşılık “İstediğin kadar bağırabilirsin” cevabını veren güvenlik görevlisi, havaya sıkılan silahların sesleriyle ürken çocuklar karşısında tepkilerin “onlara bu yetkiyi veren kim acaba” sözleriyle dile getiren yurttaşlar akmak bilmeyen trafikte sinir kat sayısını da arttırıyordu.

Kimi halktan yorumlar…

Bireysel silahlanmanın bu kadar arttığı bir ortamda hangi güvenlikten bahsedileceği yönünde yapılan tespitler seçim sonuçlarının da önüne geçer cinstendi. Öte yandan “saraylarında” oturanlara karşı gecenin geç saatlerine kadar sokaklarda turlayanların sanki ertesi gün “ücretli köle” olarak işe gitmeyeceklermiş gibi davranıyor oluşu da bir diğer “halktan” yorumlar olarak karşımıza çıktı. Tam olarak neye sevindiğini anlamayarak sokaklara akın eden AKP-MHP seçmeninin görmemezlikten geldiği konuların başında da ekonomi geldi. Yeni bir sistemin inşa aşamasında olduğu ve bunun yansımasının ülkeye getirisinin ne olacağı, OHAL’in kalkıp kalkmayacağı, baskının artıp artmayacağı meselesi ise hayatın içinde kendilerine sordukları, dert yandıkları ama kısa bir süre sonra “unuttukları” kısacası bilinç kaybı yaşadıkları diğer konular.

Uzun süreceğe benzeyen tartışmalı konular…

Tüm bunların yanı sıra seçimin en çok merak edileni ise HDP’nin barajı aşıp aşmayacağı konusu oldu. Tüm baskı ve ihlallere rağmen HDP’nin barajı geçmesinin Türkiye demokrasisi açısından önemli olduğu belirtildi. Kürt ve batı kentlerinde alınan oy oranı ile 67 vekil çıkaran HDP’nin muhalefet çizgisini hangi evreye taşıyacağı da bir diğer merak konusu. Bununla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) aday olarak gösterdiği Muharrem İnce’nin resmi sonuçlar açıklanmadan kazananın Erdoğan olduğunu kabul etmesi yıllardır eleştirilerin odağında olan muhalefet anlayışı da çokça konuşulacak konuların başında geleceğe benziyor.

Kafamda deli sorular…

Tekrar 24 Haziran akşamına gelecek olursak… Toplumsal olaylara karşı duyarsızlıklarını her defasında koruyan AKP-MHP’li seçmen nasıl oluyor da sokakları yıllardır mücadele alanına çeviren HDP ve diğer sol sosyalist partilerin yöntemine başvuruyor? Mücadele alanı olarak her defasında sokağı işaret eden muhaliflere her türlü baskı unsuru ile alan bırakmamaya çalışan iktidar, nasıl oluyor da silahlarla gövde gösterisine müdahale etmeden müsade ediyor? Elbette ki sokak herkesin. Bu meşru ve haklı talepler ile güvenlikli bir hal ile bütünleştiğinde en doğru adres. Fakat bir günlüğüne 24 Haziran akşamında AKP’nin olan sokaklar ne yazık ki bu görüntüleri görmekten uzaktı.

Tüm bunlar gecenin ilerleyen saatinde eve doğru yol alırken düşünülesi konular ve kafamda deli sorular…