Ana SayfaÖzelSAMER Koordinatörü Yüksel Genç son araştırmalarını anlattı: Kürt illerinde durum ne?

SAMER Koordinatörü Yüksel Genç son araştırmalarını anlattı: Kürt illerinde durum ne?

HABER MERKEZİ – Sandıkların taşındığı, güvenlik politikalarının had safhada olduğu 18 Kürt ilinde seçmenin nabzını tutan Siyasal ve Sosyal Araştırma Merkezi’nin (SAMER) koordinatörü Yüksel Genç sorularımızı yanıtladı. Son araştırmalarına dair verileri bizlerle paylaşan Genç, Kandil operasyonu gündemi ile seçmenin tedirgin edilmeye çalışıldığına dikkat çekerek bölgedeki seçmenin her şeye rağmen sandığa gitmekte kararlı olduğunu, HDP’nin 1 Kasım’a göre oylarını arttırdığını belirtti. Genç, Demirtaş’ın ikinci tura kalamaması durumunda HDP seçmeninin İnce’ye işaret ettiğini kaydederek, “Kürtler, CHP’ye verdikleri oydan daha fazlasını İnce’ye verecek” dedi.


Röportaj: Altan Sancar


24 Haziran seçimleri için özellikle bölge seçmeninin tavrının belirleyici olacağı sık sık dillendiriliyor. Yaptığınız son saha çalışmasına göre Kürt illerinden yükselen sesler neyi anlatıyor?

Bölge halkı sürecin başından itibaren bu sürece stratejik bir yaklaşım gösteriyor. Seçim kararı alındıktan sonra, halk süreci, “Kürtler, yeni Türkiye’nin neresinde yer alacak” konusunun tartışılacağı bir platform olarak değerlendirdi ve oyunu da buna göre konumlandırıyor. Halka göre, seçimde oylanan hükümetin kim tarafından kurulacağı değil, ağırlıkla talep edilen demokratik yeni Türkiye’den yana tavır alma dönemi. Dikkat edersek, halkın tercihi partilerin aday profilleri veya güncel küçük tartışmalara göre değişim göstermiyor. Halk, 24 Haziran’ı demokratik yeni Türkiye’nin kurulması için son kavşak olarak görüyor ve bunun kaybedilmesi ile uzun yılların da kaybedileceğine inanıyor. Açıkçası Kürtler, Türkiye’nin demokratikleşmesi sürecine son defa omuz vermek için oylarını stratejik olarak kullanmayı tercih ediyorlar.

Kürtler bu seçimde ‘kendine sahip çıkmak’ çerçevesinde bir motivasyona sahipler ve kendilerini bunun üzerinden tanımlıyorlar. Kürt seçmen ağırlıkla ‘Kendime oy vereceğim’ söylemini dillendiriyor. Kürtler son yıllarda hükümetin yürüttüğü politikalara olan tepkisini bu söylem ile dillendiriyorlar.

“Sandığa gitme kararlılığı kırılacak gibi durmuyor”

Oyların stratejik kullanılacağından ve günlük gelişmelerin etkilemeyeceğinden bahsettiniz. Peki gündemde olan Kandil operasyonu bu kapsamın dışında mı?

Bölge halkı, “Ben oy kullanmıyorum ve siyasal sisteminize dahil olmuyorum” diyebilir. Bölgede üç yıldır uygulanan, güvenlik adı altında yürütülen uygulamalar ciddi travmalara yol açtı. Tüm bunlara rağmen, bölge halkı belki de son defa eşit bir Türkiye için sandığa gidecek. Kandil operasyonu bu son motivasyonu kırar mı dersiniz, elbette ki etkileri olacaktır. Fakat bölge halkı bu tarz operasyonları ve bunların getirdiği maddi ve manevi yıkımları uzunca yıllardır yaşıyor ve halk olası operasyonun daha önce düzenlenen operasyonların başaramadığı bir şeyi yani Kürt sorununu çözmeyi başarmayacağını çok iyi biliyor.

AKP hükümetinin, operasyon yaparak halkın seçimlere katılımını bir biçimde engellemek istediği yönünde ciddi bir kanaat var ve buna ‘seçim operasyonu’ deniyor. Operasyon ile özel güvenlik bölgeleri kurulması ile sandık kurulmasının engellenmesi, sandık birleştirme gerçekleşebilir -ki bunlar sandığa erişimi engellemek için. Yine sandıkların silahlı güçler tarafından korunması ile silahlı bir vesayet kurulabilir -ki bu sandıklarda güvence ile oy kullanmak bölge halkı açısından zor olabilir. Ayrıca, geçtiğimiz yıl yaşanan yıkımlardan, Türkiye’nin Kerkük tutumundan ve son olarak Afrin’de yaşananlardan sonra bölge halkının “Sandığa gitmiyorum” demesi beklenebilir. Kaldı ki tüm bunlardan sonra bu eğilim mevcuttu ve giderek yükseliyordu, ancak eğilim tersine döndü. Kandil operasyonu ile de bu eğilim yeniden canlandırılmak isteniyor olabilir. Açık biçimde dile getirmek gerekir ki çok yıkıcı faktörler ortaya çıkmaz ve tutuklama furyaları geliştirilmezse sandığa gitme kararlılığı kırılacak gibi durmuyor.

Bölgede 18 ilde yaptığımız saha çalışmasına göre de “Sandığa gitmiyorum” seçeneğini dile getirenlerin oranı yüzde 1,1 olarak görülüyor. Daha önce bu oran yüzde 3 ila yüzde 4 bandında seyrediyordu, ancak bu dönemde oldukça düşük bir rakam ortaya çıkıyor ki bu da bizlere boykotun söz konusu olmadığını gösteriyor.

“HDP 1 Kasım’a göre oylarını artırmış durumda”

Sahada yürüttüğünüz çalışmalardan elde ettiğiniz verilere gelecek olursak. Partilerin son oy durumu nedir?

HDP’den başlayacak olursak, 18 ilde yaptığımız saha araştırmasına göre HDP 1 Kasım 2015 seçimlerine göre oylarını oldukça artırmış durumda. Son ankete göre, HDP yüzde 39’luk oy oranı ile bölgenin birinci partisi konumunda. HDP’yi yüzde 33,7’lik oy oranı ile AKP takip ediyor. Bölgede oy oranını oldukça küçük de olsa arttıran CHP’nin oy oranı ise yüzde 8,4 olarak ortaya çıkarken, MHP yüzde 4,7 olarak görünüyor -ki en ciddi oy kaybını yaşayan parti olarak ortaya çıkıyor. MHP’den kopan oyların büyük bir kısmı İYİ Parti’ye kayarken, küçük bir kısmı da AKP’ye kaymış durumda. İYİ Parti’nin bizim örneklem düzlemimizdeki oy oranı yüzde 3,7, Saadet Partisi’nin ise yüzde 1,5 oranında ortaya çıkıyor.

HÜDA-PAR’a ayrıca değinmek istiyorum, çünkü bu sürecin en şanssız partilerinden biri olarak önümüze çıkıyor. En stabil seçmene sahip olan partilerden biri olan HÜDA-PAR, yüzde 0,20 oranında bir oya sahip durumda. HÜDA-PAR’da ortaya çıkan düşüşün sebebi ise ittifaklar sürecini sağlıklı yürütememesi, Erdoğan’ın desteklenmesi kararının tabanın bir kısmında rahatsızlık yaratması olarak görülebilir. HÜDA-PAR’dan kopan seçmen ise ilginçtir ki HDP’ye dönük bir eğilim sergiliyor. Yani, AKP’nin Kürt sorununa ilişkin ürettiği söylemler, en bir araya gelmez denilen seçmenleri HDP ve HÜDA-PAR’ı bir araya getirmiş durumda. Yine kopan seçmenlerden bir kısmı da Saadet Partisi’ne doğru eğilim göstermiş durumda. Son olarak bölgede mevcut kararsızların oranı ise yüzde 6,6 oranında görünüyor ki bu durum, bölgedeki partilerin birincilik sırasını etkileyebilir, ancak büyük bir değişim yaratması beklenmiyor.

“Oydaşını en az kaybeden isim Demirtaş”

Cumhurbaşkanı adaylarına gelecek olursak, bölgede adayların oy oranları ne durumda?

Örneklem alanımızdan elde ettiğimiz verilere göre cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Selahattin Demirtaş yüzde 39’luk oy oranı ile birinci sırada iken, mevut cumhurbaşkanı Erdoğan ise yüzde 38’lik oy oranı ile ikinci sırada yer alıyor. Burada ortaya çıkan ilginç durum ise örneklem alanımızda 10 Ağustos seçimlerinde Erdoğan ilk sırada iken, yüzde 34 oy alan ve ikinci sırada bulunan Demirtaş ise oyunu 5 puan yükselterek ilk sıraya yerleşmiş durumda. Bölgede seçmenin hızlı biçimde teveccühünü kazanan aday Demirtaş olarak karşımıza çıkıyor.

Bölgede Muharrem İnce faktörünün yeri nedir?

İnce’nin oy oranı, CHP’nin bölgede aldığı oy oranından daha yüksek görünüyor. İnce 18 ilden elde ettiğimiz verilere göre yüzde 9,5 gibi bir rakam elde ediyor -ki bu CHP’nin elde ettiği orandan çok daha yüksek.

İnce konusu üzerinden başka bir hususa daha değinmek önemli ki o da adaylara oy verenlerin bir önceki seçimde kime oy verdiği ve parti tercihleri. İnce’ye oy vereceğini belirtenlerin büyük bir kısmı bir önceki seçimde yine CHP ve MHP’nin ortak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’na oy verenlerden oluşuyor. Yine HDP ve AKP’ye oy veren küçük bir seçmen grubunun da cumhurbaşkanlığı için İnce’ye oy verdiğini görüyoruz.

10 Ağustos 2014 tarihinde gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’a oy verdiğini belirtenlerin yüzde 83,30’u tekrar Erdoğan’a oy vereceğini belirtirken, geriye kalan yüzde 16,7’lik kitle ise diğer adaylara dağılmış durumda. Mevcut verilere göre değerlendirdiğimizde Erdoğan’ın seçildiği son seçime göre ciddi bir kayıp yaşadığını söylemek mümkün. Öyle ki bu rakamların karşısında 10 Ağustos 2014’te Demirtaş’a oy verdiğini belirtenlerin yüzde 93,4’ü yeniden kendisine oy vereceğini dillendiriyor. Rahatlıkla görüyoruz ki bir önceki seçime göre oydaşını en az kaybeden isim Demirtaş olarak karşımıza çıkıyor.

“Demirtaş ikinci tura kalamazsa HDP seçmeni İnce’ye işaret ediyor”

Ortaya çıkan ve detaylarını verdiğiniz mevcut tablo, HDP seçmeninin ikinci tur tutumu için neler söylüyor?

HDP seçmeninin ikinci tur için oldukça ketum bir tutum sergilediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. HDP’liler Demirtaş’ın ikinci tura kalmayacağı ihtimalini asla dillendirmiyor ve ikinci turda da kendi adaylarını destekleyeceklerini dile getiriyorlar. Ancak, “Demirtaş’ın ikinci tura kalmaması halinde kime oy verirsiniz?” sorusuna karşılık olarak ağırlıkla Muharrem İnce’yi işaret ediyorlar.

Kürt seçmen ikinci turda nasıl bir tutum belirleyecek?

Alanda bulunan kitlenin tüm siyasi partilere bir mesajı vardı ve orada buna uygun bir duruş sergilediler. Kürt seçmen, “Benim hassasiyetimi görün ve duygularımı anlayın, o zaman sizlere oy veririm” yaklaşımı içinde. “Kürt seçmen ikinci turda hangi adaya oy verir?” tartışmasına sahadaki yurttaşlar varolma ve kabul edilme payesi ile eğilimlerini belirliyor. Bu eğilimler içinde de mevcut cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ilk sırada görmediklerini rahatlıkla gözlemleyebiliyoruz. Kürtler Erdoğan ve partisinin kendileri açısından oynadığı rolü, inkarcı ve asimilasyona dayalı politikaların en üst düzeyi olarak görüyorlar.

Kürtler, CHP’ye verdikleri oydan daha fazlasını Muharrem İnce’ye verecekler, çünkü CHP’nin Kürt sorununa yaklaşımlarını reddediyorlar. Ancak aynı partinin adayına oy vererek de Kürt sorunun çözümü rolünü daha güçlü şekilde oraya yüklemeye çalışıyorlar.

Tam da bu noktada İnce’nin Diyarbakır’da gerçekleştirdiği mitingi ve ortaya konan mesajı nasıl değerlendiriyorsunuz?

HDP seçmeni ve Kürt sorununa duyarlı kesimlerin alanda olması oldukça önemliydi. Ayrıca alkışlanan noktalara dikkat etmek gerekiyor. İnce’nin dokunulmazlık açıklamaları, Kürt sorunu açıklamaları ve de Demirtaş sloganları alanda en çok alkış alan şeylerdi. Tüm bunlar CHP’ye önemli mesajlar içeriyor.

En önemli mesaj, CHP’nin Kürt sorunu için aldığı konuma karşı duruşu ifade etmesiydi. Mesajlardan bir diğeri, İnce şahsında CHP’ye Kürt sorunun çözümünü üstelenecek partilerden biri olma rolünü üstlenmesi istendi. Üçüncü mesaj, “Ben destek verirsem mecliste çoğunluk sağlanır, sen bana güven. Ama benim sana güvenmem için de sebep sun” çağrısıydı. Demirtaş’a özgürük talep eden sloganlar tam da bunun içindi. HDP seçmeni aynı zamanda CHP’ye ve seçmenine “Ben sizin adayınızı kucaklıyorum, siz de partimin barajı aşması için Batı’da dayanışma gösterin” çağrısı yaptı.

İnce’ye gösterilen ilgi aynı zamanda AKP ve Erdoğan’a da Kürt sorununda takındığı tutum nedeni ile bir mesaj içeriyordu. Kürt sorununa şiddet politikası ile yaklaşan AKP, Kürt seçmenden İnce üzerinden oldukça ince bir mesaj almış oldu. İnce, Kürt sorununu nasıl çözeceğine dair henüz pek bir şey söylemiş değil. İnce’nin “Barışacağız, büyüyeceğiz ve bölüşeceğiz”, “Meclis’te bu işi çözeceğiz” gibi genel söylemleri dahi Kürtlerde kabul gördü ve “Bir adım atarsanız, bin adım geliriz” mesajı verildi.