Ana SayfaGüncelAdalet Bakanlığı’ndan yanıt yok: Serhat Tuğan’ın annesi son kez oğlunu görmek istiyor

Adalet Bakanlığı’ndan yanıt yok: Serhat Tuğan’ın annesi son kez oğlunu görmek istiyor

HABER MERKEZİ – 27 yıldır cezaevinde olan Serhat Tuğan’ın annesi Semiha Tuğan, günlerdir yoğun bakımda tedavi altında. Anne Tuğan, son kez oğlunu görmek istiyor. Tuğan’ın avukatı ve kardeşi Rojbin Tuğan, Adalet Bakanlığı’na yaptıkları başvuruya halen cevap verilmediğini söylüyor.

Serhat Tuğan, Hakkari’de 22 Temmuz 1991 tarihinde tutuklandı ve 27 yıldır cezaevinde bulunuyor.

Serhat Tuğan’ın annesi Semiha Tuğan ise günlerdir Hakkari Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi görüyor. Anne Tuğan, oğlunu son bir kez daha görmek istiyor.

Serhat Tuğan’ın avukatı da olan kardeşi Rojbin Tuğan, Adalet Bakanlığı’na dilekçe sunduklarını ancak kendilerine henüz herhangi bir cevap verilmediğini belirtti.

MA’dan Hamza Gündüz’e konuşan Rojbin Tuğan, annesinin hastanenin yoğun bakın ünitesinde kaldığını belirterek, “Annemin son yıllardaki tek arzusu oğlu ve onun gibi DGM (Devlet Güvenlik Mahkemeleri) mağduriyeti yaşayan binlerce insana bir kapı açmak, onları gündeme getirmek, onların yeniden yargılanması için bir yol bulmak oldu ama ruhu ve bedeni adalet peşinde, mahkeme ve cezaevi kapılarına ancak 27 yıl dayanabildi” dedi.

Annesinin sağlık durumunun kritik olduğunu belirten Rojbin Tuğan, şöyle devam etti:

“Tek arzusu ölmeden evladını son kez görmek ve ona adaleti getiremediği için helalleşmektir. Bunun için dün Adalet Bakanlığı’na bir başvuruda bulundum ama şu ana kadar herhangi bir yanıt alamadım. Dileğimiz Semiha annenin bilinci yerindeyken evladını son kez görmesi ve buna izin verilmesidir. Bu konuda vicdan sahibi bütün ülke insanlarında destek bekliyoruz.”

Öte yandan Twitter’da “#SerhataSemihaAnayıGösterin” hashtag’i ile konuya dair sosyal medya eylemi de yapılıyor.

Ne olmuştu?

Serhat Tuğan hakkında 1991’de eski TCK’nin 125. maddesine göre “ülke topraklarından bir kısmını devlet hakimiyetinden ayırmaya matuf silâhlı eylemde bulunmak” suçundan idam cezası istemiyle dava açılmıştı.

Diyarbakır 2 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi 1992 yılında “silahlı örgüt üyeliği” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına hükmetmişti. Dönemin Yargıtay 9. Ceza Dairesi ise 1994 yılında kararı bozarak, 125. maddeden ceza verilmesi gerektiğini ifade etmişti. Bunun üzerine Diyarbakır 2 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi de aynı yıl Tuğan’a müebbet hapis cezası vermişti.

Tuğan’ın avukatlığını yapan kardeşi Rojbin Tuğan, 2008 yılında başvuru yaparak yargılamanın yenilenmesini talep etmişti. Başvurusunda, Tuğan’ın hiçbir silahlı eyleme katılmadığı, bu nedenle örgüt üyeliği suçundan ceza verilmesi gerektiğini ifade etmişti. Ancak Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, talebi reddetmişti.

Adalet Bakanlığınca 2015’te yapılan başvuru üzerine yapılan incelemede, Tuğan’ın silahlı eyleme katıldığını iddia eden tanıklar, o tarihte baskı altında ifade verdiklerini anlatmıştı. Bir tanık da, iki köy korucusunun öldürülmesinden Tuğan’ın sorumlu olmadığını anlatmıştı.

Bakanlık da bu bilgiler ışığında “Sanık müdafiinin iddialarının yargılamanın yenilenmesi yolu ile değerlendirilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” kararını vermiş ve Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin 29 Ocak 2009 tarihli kararını bozmuştu.

Ancak mahkeme bu kararı dikkate almayarak yeniden yargılama talebini reddetmişti.

Adalet Bakanlığı ise 29 Temmuz 2016’da ikinci kez yeniden yargılama yapılmasına dair karar vermişti. Dosya halen Yargıtay 16. Ceza Dairesinde görüşülüyor.

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin iki kez yeniden yargılamayı reddetmesine dair başvuru dosyası da Anayasa Mahkemesi’ne taşınmıştı. AYM konuyla ilgili kararını henüz vermedi.


Bu haberde yer alan ‘Ne olmuştu’ bölümü bianet’ten alınmıştır.