Ana SayfaGüncel“JİTEM benzeri yeni bir yapılanma var, ilk icraatı ajanlaştırma”

“JİTEM benzeri yeni bir yapılanma var, ilk icraatı ajanlaştırma”

HABER MERKEZİ – Kürt nüfusunun yoğun olduğu kentlerde, 1990’lardaki JİTEM benzeri yeni bir yapılanmanın faaliyet yürüttüğü, “JİT” denilen şebekenin ‘yer söyle davan düşsün’ teklifi ile insanları ajanlaştırmaya çalıştığı iddia ediliyor.

1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerle anılan Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi (JİTEM) benzeri yeni bir yapılanmanın Diyarbakır’da faaliyet yürüttüğü öne sürüldü.

Mezopotamya Haber Ajansı’na göre JİTEM benzeri bu yapılanmanın adı “Jandarma İstihbarat Teşkilatı” (JİT).

“Lice’de ajanlık faaliyetindeler”

Ajansın aktardığına göre Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kendilerini JİT elmanı olarak tanıtan bazı kişiler, kırsal mahallelerde aileler ve muhtarlar üzerinden bazı yurttaşlara ajanlık dayatıyor.

Haberde; JİT elemanı olduğu öne sürülen sivil giyimli askerlerin, hakkında arama kararı bulunan ya da soruşturma açılan, yine davası olan veya yargılandığı davada hüküm giyen kişiler üzerinde ‘çalışma yürüttüğü’ öne sürülüyor.

Söz konusu kişilere ulaşılmadığında ise aile ve mahalle muhtarları aracılığıyla haber gönderilerek, istihbarat elemanı olmaları istendiği belirtiliyor.

“Yer söyle davan düşsün”

Bu kişilerin, PKK’lilerin yerini söylemenin karşılığında insanlara, daha önce haklarında açılmış soruşturma, dava veya kesinleşmiş cezanın düşürülmesini teklif ettiği de ileri sürülüyor.

Bu uygulamanın cezaevlerinde de yürütüldüğü iddia ediliyor.

“JİT” denilen şebekenin, cezaevinde tutuklu ya da hükümlü olan kişilerle görüşerek kendilerine yardımcı olmaları karşılığında haklarındaki cezaların düşürüleceği ve cezaevinden çıkarılacaklarını taahhüt ettikleri öne sürülüyor.

JİTEM hakkında

JİTEM, 1988’den 2005’e kadar geçen sürede yaşanan birçok faili meçhul cinayetten sorumlu tutuluyor.

JİTEM davalarını takip eden Diyarbakır’da öldürülen avukat Tahir Elçi,  2009 yılında bianet’e yaptığı açıklamada, JİTEM’in faaliyetlerine dikkat çekerek, “Silahlı suç örgütü olarak soruşturulmalı” diyordu.

Öyle ki Ergenekon davasının ikinci iddianamesinde JİTEM’in ev bombalayıp PKK bildirisi bıraktığı, yasadışı örgütle görüştüğü, anında infazlar gerçekleştirdiği, sivil silahlı timler kurduğu, sahte kimlikler yaptığı bilgileri yer alıyordu.

Kanıtlara dikkat çeken Elçi, JİTEM’in ‘birkaç kişinin işi olmadığını, üst düzey komutanların bilgisi dahilinde, emir komuta zinciri içinde kurulup hukuk dışı faaliyetler gerçekleştirdiğini’ söylüyordu.

Zaten JİTEM bünyesinde çalıştığını ya da JİTEM’le karşılaştığını dile getirenlerin tanıklıkları, örgütün varlığını ve hukukdışı eylemler gerçekleştirdiğini, “faili meçhul” diye bilinen birçok cinayetten veya zorla kaybetme eylemlerinden sorumlu olduğunu göstermişti.

Ahmet Türk 2009’da bir televizyon programında yaptığı konuşmada “Bölgede 17 bin faili meçhul cinayet yaşandı. Bunlar sivildi” demişti. Ancak bu sayıyı doğrulayacak herhangi bir rapor ya da veri tabanı hâlâ yok.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın verilerine göre, 1990 ile 2013 yılları arasında 1919 faili meçhul cinayet işlendi.  İnsan Hakları Derneği (İHD) ise bu rakamları eksik buluyor, sayının beş bin civarında olduğunu belirtiyor. Bu cinayetlerin çoğundan JİTEM sorumlu tutuluyor.

Previous post
Asıl, dayanışmamak suçtur - Akın Olgun
Next post
Af Örgütü'nden hükümete çağrı: Cumartesi Anneleri'nin toplanma hakkı korunmalı