Ana SayfaKadınMor Dayanışma ve Kampüs Cadıları: Başkaldırıyor, özgürlüğe kanat çırpıyoruz

Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları: Başkaldırıyor, özgürlüğe kanat çırpıyoruz

HABER MERKEZİ – Yaz kampında bir araya gelen Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları, yayınladıkları sonuç metninde, öfkeyi örgütleyip mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı. Açıklamada, “Patriyarkal kapitalizme karşı evlerden, mahallelerden, atölyelerden, sokaklardan, mutfaklardan, fabrikalardan, iş yerlerinden çıkıp başkaldırıyor, özgürlüğe kanat çırpıyoruz” denildi.

Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları üyesi kadınların “Özgürlük yanı başımızda, ellerimizde, kadınlar nerdeyse orada” sloganıyla yeni dönem örgütlülüklerine hız vermek ve kadın mücadelesini güçlendirmek amacıyla Balıkesir Gönen’de bulunan Kemal Türkler Eğitim ve Tatil Tesisleri’ndeki 3 günlük yaz kampının ardından bir sonuç metni yayınladı.

Açıklamada, ’24 Haziran’da gerçekleştirilen baskın seçimle tek adam rejiminin kurumsallaşmasının önünün açıldığı ve faşizme doğru yönelimin güç kazandığı’ ifade edildi.

16 yıllık AKP iktidarının “kadın düşmanı politikalarla” kadın kazanımları ve mücadelesini hedef aldığı vurgulanan metinde, kadın düşmanı söylemler ve ardı ardına çıkarılan yasalarla, erkek egemen politikalar sürekli daha geniş alanlara yayılıp derinleştiği kaydedildi.

‘Kadınların üzerindeki şiddet meşrulaştırıldı’

Kadınların üzerindeki her türlü aşağılama, baskı ve şiddetin toplum nezdinde meşrulaştırıldığı belirtilen metinde şöyle denildi:

“Bütün erkekler kadınları aşağılama ve şiddet kullanmayı kendi hakları olarak görüyor; taciz, şiddet ve cinayetler artarak sürüyor. Çıkarılmaya çalışılan son yasa tasarıları bunun en sıcak ve açık örneği. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı birleştirilip Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı’na dönüştürüldü. Artan çocuk istismarı ve cinayetlerinin arka planını irdelemek yerine ‘sonuca yönelik cezalarla’ yaşanan toplumsal çürüme örtbas edilmeye çalışılıyor. Kadın düşmanı yeni yasalarla, kadınlar evlere ve suskunluğa hapsedilmeye çalışılıyor. Kürtaj eylemlilikleri, Gezi direnişi, Özgecan isyanı, cinsel istismar yasasına karşı ortaya çıkan kadın tepkisi ve son olarak OHAL’e rağmen 8 Mart eylemlilikleriyle kadınlar, yeni bir süreci başlattı. Kadınların isyanının şehirlerin merkezlerinde yarattığı cesaret ve umut, yerellerde de yankı yarattı.”

‘Kadınların isyanını örgütlülüğe dönüştürme vakti’

Yerellerde ve şehir merkezlerinde mücadeleye hız verileceği vurgulanan metnin devamında şu ifadelere yer verildi:

“Bizler yerellerden yola çıkarak yayılıp çoğalan ve zenginleşen direnişlerin ve biriken öfkenin ve direnme eğilimlerinin içinde olmaya, yerel çabaları ortak bir direniş ağında toplamaya çalıştık. Artan öfkemiz ve biriktirdiğimiz deneyimlerle 3-4-5 Ağustos’ta Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları 3. Kadın Kampı’nı ülkenin pek çok yerinden, farklı hikayelerini heybesine toplayarak gelen kadınlarla gerçekleştirdik.

Kampa gelirken arkamıza bir yıl boyunca pek çok il, üniversite ve mahallede yaptığımız örgütlenme çalışmalarını aldık. Güçlendik, büyüdük ve erkek egemenlerin bizlere çizdiği sınırları aştık. Ev ev sokak sokak dolaşarak kampüslerde toplanarak dayanışmaya çağırdığımız kadınlarla ortaklaşarak yaptığımız paneller, söyleşi ve forumlar, atölyeler, bilinç yükseltme grupları, akademiler ve toplantıların bir ortaklaşma alanı olan bu kamp, aynı zamanda kadın mücadelesinde başka bir eşiğe işaret ediyor.

Baskı ve şiddetin arttığı bu günlerde sokaklardan asla geri adım atmayan kadınlar olarak iddiamız büyük ve gerçekçi. Bizi ezmek, taciz etmek ve tecavüze etmek hatta öldürerek yok etmek isteyenlere inat, bütün kadınlar özgürleşene ve yaşam alanlarımız bizim olana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz. Tüm farklılıklarıyla bir araya gelen 300’ü aşkın kadın, Balıkesir Gönen Kemal Türkler Tesisleri’nde gerçekleşen Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları 3. Kadın Kampında toplandı.

Sözde kalkan ama fiiliyatta devam eden OHAL koşullarında gerçekleştirdiğimiz bu toplanma ve yaşamı yeniden kurma iradesi, kadın özgürlük mücadelesinde ileriye doğru bir adımdır. İsyanın ve öfkenin örgütleyicisi olarak, patriyarkal kapitalizme karşı evlerden, mahallelerden, atölyelerden, sokaklardan, mutfaklardan, fabrikalardan, iş yerlerinden çıkıp başkaldırıyor, özgürlüğe kanat çırpıyoruz. Yaşamı ve özgürlüğü istiyoruz, kadın dayanışmasıyla kazanacağız. Şimdi kadınların isyanını örgütlülüğe, kadınların öfkesini iradeye dönüştürme vakti. Şimdi yaşamı, mahalleleri, sokakları, kampüsleri mora boyamak için Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları’nda buluşma vakti. Özgürlük yanı başımızda, ellerimizde, kadınlar nerdeyse orada.”