Ana SayfaDünya“Türkiye, Soçi’deki anlaşma sonrası İdlib’de El Nusra ile karşı karşıya gelebilir”

“Türkiye, Soçi’deki anlaşma sonrası İdlib’de El Nusra ile karşı karşıya gelebilir”

HABER MERKEZİ – ‘Ertelenen’ İdlib operasyonuna ve Erdoğan-Putin görüşmesi sonucu varılan anlaşmaya dair webiz‘de değerlendirmelerde bulunan gazeteci Fatih Aça, “Türkiye’nin bu erteleme ile ilgili verdiği tavizler neler, üstlendiği sorumlulukları yerine getirebilecek mi?” sorularına dikkat çekti. Türkiye’nin İdlib’de kullanabileceği güçler üzerinden hala masada olmayı planladığını belirten Aça’ya göre Ankara’nın İdlib içerisinde hala görüşebildiği gruplar var ancak kentte güçlü konumda olan El Nusra ile bu kontağı yok ve bu da tehlike arz ediyor: “Türkiye, Soçi’deki anlaşma çerçevesinde El Nusra ile karşı karşıya gelebilir.”

Suriye iç savaşının ‘son cephesi’ olarak değerlendirilen İdlib’de neler oluyor? Soçi’deki Erdoğan-Putin görüşmesi sonrası varılan mutabakatla beklenen operasyon ‘ertelendi’ ancak şimdi ne olacak? Anlaşmanın Türkiye açısından anlamı ne? Söz konusu anlaşmayı İdlib’deki cihatçı gruplar kabul edecek mi?

Tüm bu soruları, webiz’de Serpil Savumlu’nun konuğu olan gazeteci Fatih Aça değerlendirdi.

“İdlib selefilerin sıkıştığı son yer” diyen Aça, Soçi’deki Erdoğan-Putin görüşmesinden önce Türkiye’nin itirazlarına rağmen İdlib’e bir operasyonun yapılacağının varsayıldığını kaydederek, Tahran’daki görüşmelerde de Türkiye’nin ateşkes önerdiğini ama bunun kabul görmediğini hatırlattı.

Harekât ‘beklemede’

Pazartesi günü Soçi’de gerçekleşen temastan sonra ise İdlib’e dönük operasyonun Ankara’nın çabalarıyla ‘ertelendiğini’ belirten Aça, harekâtın şimdilik ‘beklemede’ olduğunu söyledi.

“Türkiye bu ertelemeyi hangi şartlarda kabul etti, bu erteleme ile ilgili verdiği tavizler ya da üstlendiği sorumluklar ne kadar, bunları yerine getirebilecek mi?” sorularına dikkat çeken Aça, İdlib’in Türkiye açısından önemine değindi.

“Türkiye El Nusra ile karşı karşıya gelebilir”

Türkiye’nin İdlib’de kullanabileceği güçler üzerinden hala masada olmayı planladığını, Ankara’nın İdlib içerisinde hala görüşebildiği gruplar olduğunu ancak kentte güçlü konumda olan El Nusra ile bu kontağının bulunmadığını söyleyen Aça, şöyle devam etti:

“İki tane yerel yapı var İdlib’de; biri El Kaide’nin Suriye uzantısı olan El Nusra, diğeri de Ahrar’uş Şam. Ahrar’uş Şam, Türkiye ile müzakereye açık. Ama El Nusra cephesi iç savaşın başından beri herhangi bir uzlaşıya yanaşmadı. O yüzden Türkiye’nin El Nusra üzerindeki etkisinin ne olacağını bilmiyoruz.

“El Nusra, İdlib’de hem Türkiye’nin sınırında bulunan yerlerde hem de İdlib merkezde güçlü şu anda. Dolayısıyla Türkiye’nin anlaşma çerçevesinde El Nusra ile de karşı karşıya gelme ihtimali var.”

Soçi’deki anlaşmada ‘ılımlı’ grupların burada kalacağı ‘ılımlı olmayanların’ ise bulunup imha edileceği şeklinde maddelerin olduğunu söyleyen Aça, “Sorun şu; Türkiye bu sorumluluğu üstlenmiş durumda. Ama bunu nasıl yapacağı belli değil” dedi.

El Nusra’nın söz konusu anlaşmaya olumlu tepki verme ihtimalinin çok fazla olmadığını da vurgulayan Aça, “Olası çatışmalarda buradaki TSK güçleri muhtemelen hedef alınacaktır” diye konuştu.

Soçi’deki mutabakat neydi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 17 Eylül’de Rusya’nın Soçi kentinde yaptıkları görüşmenin ardından düzenledikleri ortak basın toplantısında Suriye’nin İdlib vilayetinde hükümet ile silahlı muhalif grupların elindeki kesimler arasında ‘silahtan arındırılmış’ bir bölge kurulmasına karar verdiklerini açıklamıştı.

Putin ile Erdoğan’ın düzenlediği basın toplantısının ardından bir açıklama yapan Rusya Savunma Bakanı Sergei Şoygu da İdlib’e askeri bir operasyon düzenlenmeyeceğini söylemişti.

Buna göre ise şu maddeler kararlaştırılmıştı;

  • 15 Ekim tarihine kadar İdlib’de silahlı muhalif gruplar ile Suriye ordusu arasında 15-20 kilometre genişliğinde silahtan arındırılmış bir bölge kurulacak.
  • Putin tarafından “radikal düşünceye sahip” gruplar olarak nitelendirilen El Nusra gibi örgütler, oluşturulacak silahsız bölgeden çıkacak.
  • 10 Ekim tarihine kadar tüm silahlı muhalif grupların ellerindeki füze sistemleri, top ve tank gibi ağır silahları bölgeden çekilecek.

İdlib’de ‘silahtan arındırılmış’ bölge kurulmasına karar verilmesinin ardından mutabakata ilişkin Ankara, Tahran ve Şam’dan açıklamalar gelmişti.

İran Dışişleri Bakanı Zarif anlaşmayı, “Suriye’yi terörist artıklarından temizlemek için önemli bir adım” diye nitelendirmişti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu söz konusu bölgede sadece sivillerin kalacağını vurgulayarak, “terörist gruplar çıkartılacak” demiş ve TSK tarafından bölgeye asker takviyesi yapılması gerekliliğine işaret etmişti.

Suriye Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili de mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını söylemişti.


webiz’deki programın tamamını aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz:


webiz Twitter

webiz Facebook