Ana SayfaManşetHasta tutuklular | “Engeller bürokratik, ATK resmi ideolojinin temsilcisi konumunda”

Hasta tutuklular | “Engeller bürokratik, ATK resmi ideolojinin temsilcisi konumunda”

HABER MERKEZİ – Hasta tutuklulara yönelik hak ihlalleri ve kötü muamelenin OHAL döneminden farklı olmadığını kaydeden Özgürlükçü Hukukçular Platformu Hapishane Komisyonu Eşsözcüsü Raziye Turgut, webiz‘de yaptığı değerlendirmede, hasta siyasi tutuklulara ‘çifte standart’ uygulandığını kaydetti. Turgut, hasta tutukluların karşılaştığı en büyük sorunun bürokratik engeller olduğunu kaydederek, ataması Adalet Bakanlığı’ndan yapılan Adli Tıp Kurumu’nun resmi ideolojinin bir kurumu olduğuna ve tek bilirkişi konumunda bulunduğuna vurgu yaptı.

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) raporuna göre Türkiye’de bin 154 hasta tutuklu bulunuyor. Bunlardan 402’sinin durumunun ağır olduğu belirtiliyor.

Özgürlükçü Hukukçular Platformu Hapishane Komisyonu Eş Sözcüsü Raziye Turgut, hasta tutukluların acilen tedavi edimesi ve sağlığa erişimi olması gereken kişiler olduğunu belirterek, bu kişilerin hapishanede barınmaması gerektiğini vurguluyor.

“Siyasi mahpuslar bastırılması gereken ve düşüncelerinin ifade edilmesine engel olmak istenilen” kişiler olarak görüldüğünü vurgulayan Turgut, bu tutukluların durumunun siyasi atmosfere göre farklılık gösterdiğini söylüyor.

Webiz‘de Sabiha Temizkan’ın konuğu olan Turgut, Olağanüstü Hal’in (OHAL) kaldırılmasına rağmen hapishanelerdeki hak ihlallerinin sürdürüldüğünü belirtiyor. Turgut, sıkça karşılaşılan sorunları şöyle aktarıyor:

  • Hasta tutukluların çoğu hastanelerden ‘hapishanede kalamaz’ raporu almasına rağmen Adli Tıp Kurumu’nun şerhi veya Cumhuriyet Başsavcısı’nın kararıyla nedeniyle tahliye edilmiyor.
  • Tutuklu sayısı hapishanelerin kapasitesinin çok üzerinde. Hijyenden yoksun bir ortam var.
  • Revirlerde uzman doktor bulunmuyor.
  • Revirden onay alınmasına rağmen hapishaneye ambulansla değil ring aracıyla götürülüyor.
  • Tutuklulara röntgen ve tomografide dahi kelepçe dayatılıyor.

“Adli Tıp Kurumu tekel konumunda” 

Turgut, hasta tutukluların karşılaştığı en büyük sorunun bürokratik engeller olduğunu kaydediyor.

Hasta tutuklu Sise Bingöl’ün durumuna değinen Turgut, Adli Tıp Kurumu’un bağımsız kişi olarak addedilmesine rağmen resmi ideolojinin bir kurumu olduğunu, tek bilirkişi konumunda bulunduğunu ve atamalarının Adalet Bakanlığı’ndan yapıldığını vurgulayarak şöyle diyor:

“Sise Bingöl’ün durumu da tam olarak bu. Eğitim araştırma hastanesinden ‘hapishanede kalamaz’ raporu almasına rağmen Adli Tıp Kurumu ‘cezaevinde kalabilir’ şeklinde bir rapor verdiği için tahliyesinin önüne geçiliyor. Ancak eğitim araştırma hastanelerinin ve bağımsız doktor ve uzmanlardan oluşan bir hastanenin raporu yeterli olabilmeli.”

“Sise Bingöl yaşlı ve çocuklarını tanıyamayacak durumda, dolayısıyla hapishanede kalması mümkün değil. Çıkması durumunda bu kişinin toplum için bir tehlike oluşturmayacağı da ortada. Ancak maalesef Adli Tıp Kurumu bağımsız ve tarafsız bir rapor hazırlamadığı ve intikamcı bir yaklaşım benimsediği için tahliyesinin önüne geçilmekte.”

Turgut son olarak, “Bu işkence ve kötü muamelenin karşısında durmalıyz, ses getirmeliyiz ve tüm mekanizmaları etkin hale getirebilmek için topyekün hareket etmeliyiz” çağrısında bulunuyor.


Programın tamamını aşağıdaki bağlantı üzerinden izleyebilirsiniz.


Twitter

Facebook

Youtube