Ana SayfaKadınMarcos’un “Zapatista’nın kalbi” dediği bir kadın devrimci: Comandante Ramona

Marcos’un “Zapatista’nın kalbi” dediği bir kadın devrimci: Comandante Ramona

HABER MERKEZİ – “Zapatista’nın kalbi” diyerek uğurladı onu yoldaşı Marcos. Tarihten Kadın Portleri’nde bu hafta EZLN’nin yedi kadın gerillasından biri, mücadeleyi kırsaldan kente taşıyan, nam-ı diğer ‘küçük devrimci’ Comandante Ramona var.

“Biz buraya dünyayı değiştirmek için toplanmadık. Mütevazi bir önerimiz var; yeni bir dünya yaratmak.”

Comandante Ramona 1959 yılında Meksika’nın dağlık bölgesinde yer alan Chiapas’ın Tzothil topluluğunda dünyaya gelir.

Maya Kızılderililerinin kabilesinde doğan Ramona, yaptığı nakış işlerini turistlere satarak geçimini sağlar. Ve Ramona’nın siyasete yönelmesi de böyle olur. Çünkü emeğin gaspını, bu yoksul ve adaletsiz düzenin mücadele vermeden değişmeyeceğini bizzat kendi deneyimleyerek anlar. Üzerinde yaşadıkları topraklarda yetiştirdikleri ürünleri ihraç etmeye zorlanan ve yüzde 60’ı yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya olan bir halkın içinde şekillenir Ramona’nın karşı çıkışı.

Şekillenen fikirleri yatağını bulur ve Ramona mücadeleye atılır.

Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu’na (EZLN) katılan Ramona mücadeledeki kararlılığını şöyle özetler: “Mücadele ederek ölmenin açlıktan ölmekten çok daha iyi olduğuna inanıyorum.”

Sömürü ve eşitsizliğe karşı giriştiği kavgada Ramona, kadın haklarına da ayrı bir özen gösterir. Kadın özgürlüğünün sömürüye karşı verilen mücadeleden bağımsız olmadığının bilincindedir. Kız kardeşleri ile bu konuda tartışıp, fikir alışverişi yapmayı da kendine misyon edinir.

Kavganın komutanı Ramona

Kavga içindeki soluksuz mücadelesiyle gerilla komutanı olan Ramona, EZLN’yi yöneten Gizli Devrimci Yerel Komite’nin yedi kadın komutanından biridir.

1 Ocak 1994 günü Zapatistalar’ın, Chiapas’ın önde gelen yerleşim yerlerini almak için başlattığı taarruzun da en önünde yürüyen isimlerden biri olur.

Bu çıkış devletin yoğun şiddetiyle karşılaşır ve yaklaşık 150 kişi yaşamını yitirir. Lakin bu hiçbir şeyin sonu olmaz, kadınlı erkekli bu tabur kavganın ateşini yakmıştır artık.

Hareketin yaklaşık üçte biri kadınlardan oluşsa da kadınlar genellikle yemek yapma, güvenlik, dikiş, silah imalatı ve örgütlenme gibi alanlardan çalışıyordu. Ramona’nın komutanlığı bu ezberleri bozan adımlardan sadece biri olur.

EZLN’nin devrimci hukukunun bir parçası olan Kadınların Devrimci Yasası’nın oluşumuna büyük bir katkıda bulunur Ramona. Bu yasanın başında gelen maddeler şunlardır:

  • Çocuk sayısına karar vermek
  • Adil bir ücret karşılığı çalışmak
  • Devrimci mücadeleye ve topluluk çalışmalarına katılmak
  • Siyasi görev ve askeri rütbe sahibi olmak
  • Sağlıklı bakım
  • Partnerini seçebilmek
  • Evliliğe zorlanmamak
  • Fziksel istismar ya da tecavüze boyun eğmemek

Şu anda belki basitmiş gibi görünen – lakin hala çoğu madde için mücadele etmek zorunda kaldığımız – kurallar o dönem için keskin bir karşı çıkıştır.

Yani Ramona yalnızca Meksika hükümetine baş kaldırmaz erkek egemenlerin kendileri lehine koydukları kurallara da baş kaldırır.

Hükümet ile görüşen ilk Zapatista temsilcisi

Ufak tefekliği nedeniyle kendisine ‘küçük devrimci’ lakabı takılan Ramona, 94 isyanın ardından Şubat ayında Meksika hükümetiyle yürütülen ilk barış görüşmesine katılır. Ramona bu görüşmeye katılan ilk Zapatista temsilcisi olur. Daha sonra 12 Ekim 1996’da Ulusal Yerli Kongresi’nin kurulmasına yardım etmek için Mexico City’e gider.

Kadınlar için örnek bir figür haline gelen Ramona, Yerli Halklar Ulusal Kongresi’ne katıldığında tüm kadınlar tarafından “Todos somos Ramona” (“Hepimiz birer Ramona’yız”) sloganıyla karşılanır.

Yerli topluluklardaki kadınlarla birlikte çalışma yürüten Ramona, kadınların sözlerini söylemesi için emek verir. Kadınların o dönemki talepleri arasında doğum klinikleri, gündüz bakım merkezleri, mısır değirmenleri, kadınlar için eğitim okulları ve sürdürülebilir küçük işletmeler oluşturmak için destek ve malzeme bulmak da yer alıyordur.

Marcos ve Ramona

Kadınlar kavgada

Kadınların mücadeleye katılımINdan mutluluk duyan Ramona, onların kendi içlerinde yaratacağı devrimin de öncüsü olur.

“Kadınlar, eğer bu mevcut kötü durum değişecekse, kendi katılımlarının çok önemli olduğunu anladılar. Her ne kadar tümü dahil edilmemişse de, silahlı mücadeleye kadınlar da katıldı. Adalet aramanın başka yolu yoktu ve bu kadınların çıkarınaydı.”

Ramona’ya önce kanser teşhisi konur, ardındansa 1996 yılında bir böbrek nakli ameliyatı geçirir. Hastalık dönemlerinde de elinden geldiğince mücadelesini sürdürür.

Neoliberalizme karşı birleşik bir muhalefet hattı örmeyi ve Meksika genelinde örgütlü bir direniş inşa etmeyi hedefleyen ‘Ötek Kampanya’ isimli miting için çalışmalar yapar.

Ramona Meksika’da gerçekleştirilen bir konferansta talep ve amaçlarını bir kez daha anlatır:

“Meksika’nın bizleri insan olarak dikkate almasını, saygı göstermesini ve onurumuzu tanımasını istiyoruz. Bizsiz bir Meksika’nın asla olmayacağını birlikte haykırmak için buraya geldik.”

Ve konuşmanın ardından salon katılımcıların tek bir sözüyle yankılanır: ‘Ramona, Ramona, Ramona!’

‘Nasıl direneceğimizi biliyoruz’

Kadın mücadelesinin mihenk taşlarından Ramona’nın, 11 Mart’ta Meksika’daki UNAM Üniversitesi’nden öğrencilere gönderdiği mesaj da bir manifesto niteliğindedir:

“Biz herkes için bir Meksika’yı istiyoruz onlarsa sadece birkaç kişi için. Biz barış içinde yaşamak istiyoruz, onlar için en iyimiz ölü olan.

Biz nasıl direneceğimizi biliyoruz, bunların devam etmesine izin vermeyeceğiz.

Bizim tarafımızda adalet var.

Kazanacağız ve hepinizle bir Meksika inşa edeceğiz.”

‘Bir gün değişecek’

Ramona, 6 Ocak 2006 tarihinde Meksika’daki San Cristobal yakınlarında, böbrek yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi.

Ramona’yı ‘Zapatista’nın kalbi’ olarak nitelendiren Zapatista lideri Subcommandante Marcos ömrünce birlikte mücadele ettiği yoldaşını şu sözlerle uğurladı:

“Dünya, kendisi için gerekli kadınlardan birini, Meksika, ihtiyacı olan savaşçı kadınlardan birini ve biz, kalbimizin bir parçasını kaybettik.”

Ramona’nın ardından ise yenilmeyen inancı, bitmeyen umudu ve kadınlara fısıldadığı mücadelesi miras kaldı.

“Umudumuz, bir gün durumumuzun değişeceği ve biz kadınların saygı, adalet ve demokrasi içinde muamele göreceğidir.”


Kaynaklar: Devrimci Kadınlar – Queen Of The Neighborhood Kolektifi (Çeviri:Zeynep Bursa)