Ana SayfaGüncelÖzcan Alper: ‘Yıkıntılar Arasında’ ile bir hafıza oluşturmak istedim

Özcan Alper: ‘Yıkıntılar Arasında’ ile bir hafıza oluşturmak istedim

HABER MERKEZİ – Sur ve Cizre gibi kentlerde yaşanan yıkımın genç bir şairin gözünden anlatıldığı bir film, “Yıkıntılar Arasında”. Filmin yönetmeni Özcan Alper’e göre bu çalışma, bir sonraki nesillere dönük bir hafıza oluşturma çabası. Yönetmen Alper’in, filmin yapım sürecine yönelik değerlendirmelerini ve filmin esin kaynaklarından Basklı şair Jose Sarrionandia’ya dair anlatısını içeren Yeni Yaşam’daki röportajını yayınlıyoruz.


Röportaj: Neğşirvan Güner


“Yıkıntılar Arasında” animasyon filminiz Avrupa’nın önemli festivallerinden biri olan 66. San Sebastian Film Festivali’nde gösterildi. Neler söylemek istersiniz ?

Yıkıntılar Arasında, 66. San Sebastian Film Festivalinde diğer 12 filmle beraber uzun metraj film olarak gösterildi. Filmin çıkış noktası aslında Basklı şair Jose Sarrionandia’nın şiirlerinden esinlenerek oluşturuldu ve diğer bütün filmler de aynı şekilde sürgünde yaşayan bu politik yazarın yaşamından ve şiirlerinden esinlenilerek çekildi. Bu şair enteresan bir yazar aslında. Türkiye’de kitapları yok ama bize çok tanıdık gelen bir hikayesi var. 1970’lerin başında cezaevine giriyor, yaklaşık 15 yıl sonra cezaevinden, biraz da filmlere konu olacak şekilde müzik kolonlarının arasında gizlenerek çıkarılıyor.

Sonrasında ise bir sürgün ve kaçak olarak yurt dışında yaşamaya başlıyor. Şimdi ise Küba’da yaşıyor. Ama halen İspanya’ya gelemiyor. Bask özerk bölgesinin en çok tanınan şairlerinden biri. Şiirlerinde daha çok sürgünlük ve Bask halkının özgürlüğü ile dili üzerine yoğunlaşmış. Aslında diğer 12 yönetmenle beraber onun şiirlerine yoğunlaşarak bir film yapma teklifi onlardan gelmişti. Sonrasında filmin promiyeri San Sebastian’da yapılmak istendi. Festival’deki gösterimde doğal olarak seyircinin ilgisi de yoğundu çünkü Bask bölgesi için önemli ve iyi bir şair Jose Sarrionandia.

Kürt illerindeki yıkımı bir Kürt şairin gözünden anlatma fikri nasıl doğdu? 

Biz de süreçte içerideki bir tanıktan çok dışarıdan izleyen, gören konumdaydık. Sonra bu şairle ilgili bir film yapma teklifi gelince ve onun şiirlerini okuyunca, o dönem Sur, Cizre, Nusaybin gibi Kürt semt ve kentlerinde yaşanan yıkımı ve yaşananları anlatmak için çok uygun olduğunu düşündüm.

Onlara da filmi Kürtçe çekmek istediğimi söyledim. Öncelikle şair Jose Sarrionandia buna çok sevindi. Çünkü kendi de aslında yıllarca Bask bölgesinin özgürlüğünün yanı sıra ısrarla Bask dilinde yazmak ve Bask kültürünü yaymak için çaba sarf eden bir şair. Özellikle çekeceğim filmin Kürtçe olması, bu tarz bir meseleyi anlatıyor olması, onun da çok hoşuna gitti. Fikir ilk böyle doğdu. Biz de filmi çektik.

Daha çok uzun metraj filmlerinizle tanıyoruz sizi, ama bu kez kısa bir animasyon filmle karşımıza çıktınız.

Filmi Diyarbakır’da çekmeye karar verdim. Bu süreçte Gelecek Uzun Süre filmimi de orada çekmiştim. Tam da o ara Sur, Cizre ve Nusaybin gibi semt ve kentlerde ablukalar ve çatışmalar başlamıştı. Herkes gibi ben de şehre geldim lakin Sur’a giremedik. Sonra bir süre bekledim ama bunun kısa sürmeyeceği belli oldu. Sonrasında da gördük zaten, bütün kent komple yakıldı ve yıkıldı.

O  süreçte animasyon filmler yapan  arkadaşım Vrej’in önerisiyle filmi animasyon yapmaya karar verdim. Tabii bu süreç de hiç kolay olmadı. Düşündüğümüzden daha uzun sürdü. Yaklaşık bir yıla yakın bir süre gerekti filmi yapabilmemiz ve bitirebilmemiz için. Filmin özgün senaryosunu Diyarbakırlı olan ve orayı iyi bilen ve kendisi de Diyarbakırlı olan Murat Özyaşar ile birlikte Basklı şair Jose Sarrionandia’nın “Zor Zamanlar” şiirinden yola çıkarak yeniden yazdık.

Senaryoyu Lal Lelaş, Seyyidhan Kömürcü ve Özkan Küçük gibi kentte yaşayan birçok şair ve yazarla paylaştık, konuştuk. Süreçle ilgili binlerce fotoğraf arasından 100’e yakın fotoğraf seçtik. Bu fotoğrafların daha çok Sur, Cizre ve Nusaybin’de yaşanan bütün süreci anlatabilen kareler olmasına daha çok özen gösterdik. Özellikle şimdi için değil gelecekte ileriye dönüp bakıldığında, bu sürece dahil bir hafıza oluşması için de böyle bir yol izledik. Daha sonrada bu fotoğrafları da klasik boya resim tekniğiyle boyayarak bir biçim oluşturduk.


Bir şairin gözünden Kürt illerindeki yıkım: Özcan Alper’in yeni filmi ‘Yıkıntılar Arasında’


‘Yıkıntılar Arasında’nın Ermeni animasyon yönetmeni Vrej Kassouny’nin portresi