Ana SayfaManşet“ABD’nin çekilme kararıyla Türkiye’nin operasyon olasılığı daha da azaldı”

“ABD’nin çekilme kararıyla Türkiye’nin operasyon olasılığı daha da azaldı”

HABER MERKEZİ – ABD’nin çekilme kararı sonrası Trump “Türkiye kökünü kazıyacak” diyerek IŞİD’le “mücadelede” sorumluluğun Ankara’da olduğuna işaret etti. Ancak Ankara’nın gündeminde daha çok Fırat’ın doğusuna yani Demokratik Suriye Güçleri’nin denetimindeki alanlara operasyon var. Peki, Türkiye’nin IŞİD’le “mücadelesinin” sahadaki karşılığı nedir, ne olur? Türkiye üstlendiği ‘sorumluluğun’ altından kalkabilir mi? Fırat’ın doğusuna olası operasyon ne kadar gerçekçi ve mümkün? Ortadoğu uzmanları değerlendirdi.

Suriye’den çekilme kararını “IŞİD yenildi” sözleriyle gerekçelendiren ABD Başkanı Donald Trump, kararın ardından ise “IŞİD ile mücadeleyi bundan sonra Türkiye yapacak” dedi. Peki, bu “mücadelenin” sahadaki karşılığı nasıl olacak?

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “Suriye’nin neresinde olursa olsun bu temizliği yaparız” dese de uzmanlar, Türkiye sınırı ile IŞİD mensuplarının arasındaki mesafeye dikkat çekiyor.

Hâlihazırda IŞİD’in coğrafi hakimiyeti 30 kilometrekarelik bir alana yayılıyor ve örgüt Deyr ez Zor’un kuzeyindeki ceplere sıkışmış durumda. IŞİD’li sayısının ise 2500 civarında olduğu tahmin ediliyor.

Yani IŞİD unsurları ile Türk ordusu ve Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) arasında yüzlerce kilometrelik bir mesafe var.

“IŞİD değil, Türkiye’nin asıl hedefi YPG”

Fransız Haber Ajansı AFP’nin konuştuğu Washington’daki Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi isimli düşünce kuruluşundan Nicholas Heras bunun Türkiye açısından zorluklarına dikkat çekiyor.

Heras’a göre “Türkiye’nin elinde şu an itibariyla, Suriye’nin doğusunu elinde tutabilecek büyüklükte, tecrübede ve meşruiyette bir ÖSO gücü bulunmuyor. Böyle bir kuvvetin oluşturulması, ABD desteği ile bile olsa, uzun aylar sürecektir.”

Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü’nden Suriye uzmanı Doçent Fabrice Balanche de “Türkiye, kendi sınırında yer alan İdlib’deki El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir el Şam örgütünü bile ortadan kaldırmayı başaramadı. Nasıl olup da isyancılarla birlikte IŞİD’i ortadan kaldırabileceğini öngöremiyorum” diyor.

Britanya merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’dan Lina Khatib ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Trump’a elinde bir plan olmadan IŞİD’i ortadan kaldırma sözü verdiği görüşünde.

Khatib, Türkiye’nin bu noktadaki asıl amacının, “ABD’nin çekilmesi fırsatını kullanarak YPG’yi hedef almak” olduğu görüşünde.

“Türkiye’nin operasyon olasılığı daha da azaldı”

Peki Erdoğan’ın “birkaç güne gireceğiz” dediği ancak ABD’nin çekilme kararının ardından ‘askıya alındığını’ açıkladığı Fırat’ın doğusuna operasyon ne kadar mümkün?

Ortadoğu Uzmanı Mustafa Peköz, Trump’la yaptığı telefon görüşmesine dikkat çekerek Erdoğan’ın ABD askeri güçlerinin çekileceğini zaten bildiğini söylüyor.

“ABD’den açıklama gelmeden kendisi ‘ABD, YPG’ye desteğini çekmediği takdirde biz müdahalede bulunacağız’ açıklaması yaparak, iç kamuoyunda çok yönlü destek alma taktiğine yöneldi” diyor Peköz.

Ona göre “olası bir operasyon yapılmasının gündemde tutulması AKP açısından iç politikada çok etkili ve oy oranlarını pozitif olarak etkiliyor.”

“Ancak” diye ekliyor Peköz: “Bu sürecin Afrin’den farklı olduğunu ve hatta Türkiye’nin ABD çekildikten sonra operasyon olanaklarının çok daha fazla azaldığını belirtmek gerek.”

“Türkiye’nin ne ABD varken ne de ABD çekilme kararını açıkladıktan sonra Demokratik Suriye Güçleri’nin etki alanında olan Fırat’ın doğusuna yönelik bir operasyon yapma olasılığı sanıldığı gibi yüksek değil. Sınıra güç yığıyor, zaman zaman top atışları yapabilir, bazı bölgelere küçük giriş çıkışlar yapabilir ama kapsamlı bir operasyon yapması son derece zor.

“Türkiye’nin askeri olarak bu gücü var. Ama sorun askeri gücü olmasından çok bölgesel denklemin nasıl oluştuğu; Rusya, İran, Irak ve Esad rejimi Türkiye’nin bölgeye yeni bir operasyon yapmasına kesinlikle karşı. Fransa, Almanya, İngiltere operasyona karşı çıkıyor. İsrail-Suudi Arabistan da karşı çıkıyor.

“Türkiye’nin bütün bu dengeleri yok sayarak Demokratik Suriye Güçleri’nin bulunduğu alanlara operasyon yapması pek olası görünmüyor. Operasyonun, Türkiye’nin nispeten sürece dâhil olmaya başladığı denklemin bütünüyle aleyhine dönmesine yol açacağı açık.”

“Rusya ve İran onay vermez”

Rusya ve İran ile Demokratik Suriye Güçleri arasında görüşmelerin ‘kesintisizce devam ettiğini’ söyleyen Peköz, iki ülkenin Kürtlersiz bir çözüm sürecinin başarısız olacağını ve onlarla Esad rejim arasında ilişki kurduğunu söylüyor.

Peköz, “Suriye sorununu kısa sürede çözüme kavuşturmak isteyen Rusya-İran ikilisinin Türkiye’nin yeni operasyonlarına onay vereceğini sanmıyorum” derken, Rusya ve İran’ın Türkiye ile olan ilişkilerinin stratejik değil konjonktürel olduğuna vurgu yapıyor: “Ankara-Washington hattında olanlar Rusya-İran ilişkilerinin geleceği bakımından bize bir fikir verebilir.”

Türkiye’nin İdlib gerçeğinden kaçmasının mümkün olmadığını vurgulayan Peköz’e göre “Türkiye, İdlib gerçeğiyle yakın zamanda yüzleşmek zorunda.”


Bu haberi BBC Türkçe ve ANF’deki haber ve röportajlardan derledik.