Ana SayfaCezaevleriCezaevinde Kürtçe kitaplara ‘iç güvenlik’ yasağı, mektuplara engel

Cezaevinde Kürtçe kitaplara ‘iç güvenlik’ yasağı, mektuplara engel

HABER MERKEZİ –  Elazığ Cezaevi’nde kalan tutuklular, “iç güvenlik“ gerekçe gösterilerek Kürtçe kitapların kendilerine verilmediğini aktardı. Ancak cezaevindeki ihlaller bununla sınırlı değil, çıplak arama dayatmasından kelepçeli muayeneye kadar birçok ihlal söz konusu.

Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde kalan tutuklular yaşadıkları hak ihlallerine dair hazırladıkları raporu gönderdi.

Raporu bir mektup aracılığıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi’ne ulaştıran tutuklular, hak ihlallerine dikkat çekti.

Mektupta dikkat çekilen ihlallerden biri ise Kürtçe kitap yasağı.

Aktarılan bilgilere göre Kürtçe roman, hikaye, şiir kitapları tutuklulara verilmiyor. Gerekçe ise ‘iç güvenlik’ meselesi.

Kürtçe kitaplar için ayrıca ‘tercüman parası’ isteniyor. Tutuklulara göre bu uygulamalar ile Kürt diline yönelik özel bir yasak uygulanıyor.

“Ayrıca kitap alımında  ‘güvenlik gerekçesi’ kota sınırlaması da var. Harita niteliği taşıyan tarih atlası, siyasi, fiziki atlas ve benzeri nitelikte olan kaynaklardan yararlanmamıza izin verilmiyor. Yine içeriye verilen sözlük, dini kitaplar ve müzik kitapları da kota kapsamına alınmıştır.”

Tutuklular kitaplara dönük diğer yasakları da bu sözlerle aktarıyor. Ancak cezaevindeki ihlaller bununla sınırlı değil;

  • Havalandırma geç saatte açılıyor ve tutuklular bu nedenle gün ışığını göremiyor
  • Sportif faaliyetleri yasak
  • Tutukluların kurs, hobi gibi gelişimlerini sağlayacak hakları engelleniyor
  • Koğuşlarda hareketsiz kalan tutuklularda çeşitli rahatsızlıklar oluşmuş
  • Çıplak arama dayatması var, kabul etmeyenler tekli hücrelere konuluyor
  • Kelepçeli muayene dayatılıyor
  • Askeri düzen ve tekmil dayatması var
  • Kürtçe gelen ve gönderilen mektuplara gerekçesiz olarak el konuluyor, Türkçe mektuplar ise aylarca bekletiliyor

Elazığ Cezaevi’nden gönderilen bu mektup da dahil onlarca mektubu işleme alan İHD, konuya dair TBMM İnsan Hakları Komisyonu’na ve Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne başvuruda bulundu.