Ana SayfaGüncelGün Matbaacılık davası: Üç çalışan tahliye edildi

Gün Matbaacılık davası: Üç çalışan tahliye edildi

HABER MERKEZİ – Kayyum atanan Gün Matbaacılık’ın 21 çalışanı hakkında açılan davanın ikinci duruşmasında üç kişi tahliye edildi, matbaa sahibi Kasım Zengin’in de aralarında bulunduğu sekiz kişinin ise tutukluğuna devam kararı verildi.

Kayyum atanan Gün Matbaacılık sahibi Kasım Zengin’in de aralarında bulunduğu 21 matbaa çalışanın yargılandığı davanın ikinci duruşması İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmada, Kasım Zengin ile çalışanlar Cemal Tunç, Erdoğan Zamur, İhsan Sinmiş, İrfan Karaca, Kazım Göçer, Mahmut Abay, Mehmet Emin Sümeli, Musa Kaya, Mürsel Demir ve Polat Arslan hazır bulundu.

Tutuklu Uğur Selman Kelekçiler ise Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gördüğü için duruşmaya katılamadı.

Çok sayıda avukatın katıldığı duruşma, Mahkeme Başkanı’nın uyarılarıyla başladı. Mahkeme Başkanı, “Eski beyanlarınız var. Tekrara girmeden söyleyeceğiniz bir şey varsa onları söyleyin” dedi.

Çalışanlar tahliyelerini talep etti

Bunun üzerine söz alan matbaa çalışanı Erdoğan Zamur, “Hala neden tutukluyum? Onu sormak istiyorum. Hukuksuzluğun bir an önce bitmesini istiyorum. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.

Musa Kaya da matbaada çırak olarak çalıştığını ifade ederek, tutukluluğunun hukuksuz olduğunu dile getirdi. Kaya, “9 aydır içerideyim. Son duruşmaya gelen annem ve babam kaza geçirdi. Biraz hukuk, biraz adalet olmalı” diye konuştu.

Matbaa çalışanı Polat Arslan da “Muhasebeden sorumlu olduğum belirtiliyor. Matbaaya alınan malzemeyi iş sahibi alıyor. Gazeteleri Yay-Sat dağıtıyordu. Benim bir sorumluluğum yok” dedi.

‘Yayınları Kültür Bakanlığı’na sunuyorduk, uyarı bile almadık’

Gün Matbaacılık sahibi Kasım Zengin ise savunmasında, matbaada her türlü yayınları bastıklarını dile getirerek, şöyle konuştu:

“Bir şekilde vergi dairesine kaydımız var. Sigorta mükellefidir, Sanayi ve Ticaret Odası mükellefidir. Çıkardığımız ürünleri her gün bu kurumlara iletiriz. Bir iş yeridir. Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı’nın verdiği sertifikanın sahibiyiz. Bu sertifika matbaa için çok önemlidir. Bu şekilde bandrollü kitap basabiliyoruz. Her ay çıkardığımız yayınları Kültür Bakanlığı’na sunuyoruz. Bugüne kadar bastığımız kitaplardan kaynaklı herhangi bir uyarı yapılmış bile değildir. Tüm kitaplar için bakanlık ISBN numarası verir. Bütün matbaalarda bu şekilde işler. ISBN numarası olması izinli olduğunu gösterir. Bastığımız herhangi bir yayında onayın olmadığı bir yayın basmadık.”

Her gün bastıkları yayınları Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı’na ve Valiliğe teslim ettiklerini de dile getiren Zengin, “En büyük sorumluluğumuz budur. Cumhuriyet Savcılığı’na, İstanbul Valiliği’ne ve Kültür Bakanlığı’na tüm yayınlarımız ulaştırıldı. Bu belgelerin hepsi mevcuttur” dedi.

Gazetelerin süreli yayınlar olduğunu hatırlatan Zengin, “Gazetelerin içeriği bizi ilgilendirmez. Gazetelerin belli bir yayın politikası vardır. Gazeteyi çalışanları kendisi hazırlar. Hazırlanan sayfalar bize gelir. Yanlış bir bilgi, fotoğraf ya da suç teşkil eden bir durum varsa buna biz bakmayız. Para kazanmak için elimizdeki yayınları en iyi şekilde basmaya çalışıyoruz. Bastığımız yayınları da Cumhuriyet Savcılığı’na göndeririz” ifadelerini kullandı.

‘Bu operasyon tarihte bir ilk’

Zengin, “Bir matbaanın tüm çalışanlarının gözaltına alınarak, tutuklanması tarihte bir ilktir. Benim mal varlığıma el konuldu. Birçok yerde borcum oluştu. Tutukluluğumun devam etmesi durumunda bu mağduriyetimiz devam edecektir” diyerek savunmasını sonlandırdı.

Verilen öğle arasının ardından tutuklu Kazım Göçer’in savunması ile devam edildi. Göçer, savunmasında “Kürtçe dil bilgisi kitabının basımını yaptığım iddia ediliyor. Ben Kürtçe bile bilmiyorum. Kitaba ilişkin herhangi bir toplatma kararı da bulunmuyor” diyerek, hakkındaki suçlamaları reddetti.

Göçer’in ardından sanık avukatları savunma yaptı.

Avukatların savunmasının ardından iddia makamı mütalaasını açıkladı.

Savcı, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağını öne sürerek, sanıklar ve avukatların tahliye taleplerinin reddedilmesini talep etti.

Üç çalışana tahliye

Mahkeme heyeti ise verdiği ara kararında tutuklu sanıklardan Mürsel Demir, Polat Arslan ve Kazım Göçer’in tahliyelerine karar verdi.

Mahkeme heyeti diğer sanıklar Cemal Tunç, Erdoğan Zamur, İhsan Sinmiş, İrfan Karaca, Kasım Zengin, Mahmut Abay, Mehmet Emin Sümeli ve Musa Kaya’nın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.

Mahkeme, yine Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gören Uğur Selman Kelekçiler’in Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine de karar verdi.

Duruşma, 14 Ocak 2019 tarihine ertelendi.

Dava hakkında

Gün Matbaacılık davasında, matbaa sahibi Kasım Zengin’in de aralarında bulunduğu 21 kişi yargılanıyor.

Matbaa hakkında hazırlanan iddianamede kayyum atanmasının gerekçesi olarak, matbaanın bastığı 110 kadar yayın için toplatma kararı verilmesi ve gazete, kitap ve dergilerin yazar, genel yayın yönetmenleri ve eser sahipleri hakkında devam eden davalar gösteriliyor.

Bir diğer gerekçe ise Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin TSK’nin Afrin’e operasyonunu eleştirel bir şekilde manşetine taşıması ve bu gazete nüshalarının Gün Matbaacılık tarafından basımının yapılması oldu.

85 sayfalık iddianamenin 60 sayfasına yakınında Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin 20 Ocak 2018’den sonra çıkan nüshaları yer alıyor.

İddianamede, matbaada basılan “Zimanê Kurdi” isimli Kürtçe dilbilgisi kitabı için de “sözde Kürtçe dil bilgisi” ifadelerine yer verilerek suçlama konusu yapılıyor.


Bu haber Mezopotamya Ajansı’ndan derlenmiştir.