Ana SayfaManşet‘Devlet istismarcıyla empati kuruyor, vakaların çoğu yargıya yansımıyor’

‘Devlet istismarcıyla empati kuruyor, vakaların çoğu yargıya yansımıyor’

HABER MERKEZİ – Cinsel istismar suçunu işleyenlere af getirilmesine ilişkin yasa tasarısının ‘istismara teşvik’ anlamına geldiğini belirten HDP Milletvekili Züleyha Gülüm, istismar vakalarının yalnızca yüzde 15’inin adli mercilere yansıdığını söyledi. Mor Dayanışma’dan Arzu Küçük de ‘devletin istismarı önleyici yasalar  yapmak yerine fail ile empati kurduğunu’ dile getirdi.


Haber: Pelin Özkaptan


Çocuk yaşta zorla evliliklerin cinsel istismar kapsamından çıkarılmasını ve bu suçtan yargılananlara af getirilmesini öngören düzenleme, iktidar tarafından yeniden gündeme getirildi. Söz konusu düzenleme 2016 yılında Meclis gündemine taşınmış, kadınların tepkisiyle geri çekilmişti.

Bu kez yeniden gündeme taşınan önerge, çok sayıda kadın ve LGBTİ örgütünün tepkisiyle karşılaştı. Kadınlar bu düzenlemenin yasalaşması halinde istismarın önünün açılacağı görüşünü savunuyor.

Peki düzenleme ne anlama geliyor ve halihazırda geçerli olan yasaların uygulanabilirliği ne durumda? Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili avukat Züleyha Gülüm ve Mor Dayanışma üyesi Arzu Küçük değerlendirdi.

‘Devlet istismarcıyla empati kuruyor’

Böylesine bir düzenlemenin ‘istismarcıyla empati kurmak’ anlamına geldiğini söyleyen Arzu Küçük, “Ne olursa olsun bu çocuk istismara uğramış ve hayatı elinden alınmıştır. Devletin görevi istismarcılarla empati kurmak değil, istismarı önlemek ve cezalandırmaktır” dedi.

Söz konusu düzenlemenin istismarın önünü açacağını vurgulayan Küçük, “Küçük yaşta bir çocuğun evlendirilmesi bir istismardır. Ve devletin tüm kurumları bu kişileri cezavinden çıkarmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

‘İhbara giden polis, düğüne katıldı’

Arzu Küçük

“Önleyici yasalar çıksa bile bunun uygulayıcılarında sorun var bizim ülkemizde” diyen Küçük, bu duruma ilişkin şu örneği paylaştı:

“Adana’da 14 yaşında zorla evlendirilen bir çocuğun komşusu bize ulaşarak ihbarda bulundu. Biz de durumu polise bildirdik, olay yerine giden polis düğün mevlüdüne katıldı. Sosyal medyada bu olay görünür olduktan sonra çocuk koruma altına alındı. Ve bize ulaşan komşular oradan taşınmak zorunda kaldı. Yani istismarcı değil, bunu ortaya çıkaran kişiler yer değiştirmek zorunda kaldı.”

Kadınlara ‘yan yana duralım’ çağrısı

Küçük, çözümün çok yönlü olduğunu kaydetti ve “Bir yandan caydırıcı yasalar diğer yandan ise toplumun dönüştürülmesi, ataerkinin geriletilmesi ve kadınların güçlendirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Kadınlar cephesinde bu tasarıya karşı ciddi bir hazırlık olduğunu söyleyen Küçük, şu çağrıyı yaptı:

“Kadınlar ve LGBTİ’ler yan yana durmaktan, mücadele etmekten geri durmasınlar. Mevzu edilen bizim ve çocukların hayatı. Biz mücadele etmediğimiz sürece bunlarla karşılaşmaya devam edeceğiz. Toplumda var olan erkek egemenliğini yıkmak ve dayanışmak için yan yana durmaya ihtiyacımız var.”

‘İstismar vakalarında ciddi bir artık var’

Züleyha Gülüm ise düzenlemenin ilk olarak 2016 yılında gündeme getirildiğini hatırlatarak, o tarihten bu yana istismar vakalarında artış yaşandığını söyledi:

“2016’da bunu Meclis’e getirdiklerinde, komisyonda bile tartışmadan direk bir değişiklik önergesiyle gittiler. O günlerde bu suçtan yargılananlara dair açıklanan rakamlar 300-500 arası iken sonraki süreçte 3 bin, bugün ise 10 bin gibi bir rakamdan bahsetmeye başladılar. Düzenlemeye göre istismarcıyı azmettiren ve yardım edenler de bu kapsamda ele alınacak. Yani ‘af’fedilecek. Bu sayı bize gösteriyor ki bu tartışma başladığında sayı giderek artmaya başlamış. Ve çocuk yaşta zorla evlendirmelerde artış yaşanmış.”

‘Adli mercilere yansıyan vakaların yüzde 15’i

Züleyha Gülüm

Toplumsal baskı nedeniyle pek çok istismar vakasının şikayete dahi geçmediğine dikkat çeken Gülüm, “İstismar vakalarının adli mercilere yansıyan oranı yalnızca yüzde 15” dedi.

“Çocuğu fail ile evlendirmek istismarın sürekli hale getirilmesi anlamını taşıyor” değerlendirmesinde bulunan Gülüm, düzenlemenin istismarı ‘teşvik edeceğini’ ifade etti.

Çocuklar için ayrı bir bakanlık kurulması gerektiği önerisinde bulunan Gülüm, şunları söyledi:

“Çocuklarla ilgili meseleye bütünlüklü bir bakış gerekiyor. Mesela çocuklara özgün bir bakanlık olmalı, Çocuk hakları bakanlığı gibi. Çünkü çocuklarla ilgili konular şuraya buraya sıkıştırılabilecek bir mesele değil. Çocukların tüm sorunlarına eğilmesi gereken bir mekanizma oluşturulmalı. Meclis’te bunun için uğraşıyoruz lakin iktidar sadece kendi sözünü duyuyor.”

‘Düzenleme hemen Meclis’e getirilebilir’

Düzenlemenin Meclis’te hızla geçirilmeye çalışılacağına işaret eden Gülüm devamla şunları aktardı:

“Bu süreç çok hızlı ilerleyebilir. Şubat’ın 20’si gibi Meclis seçim nedeniyle kapanacak dolayısıyla iktidar bunu bir ‘seçim yatırımı’ olarak görüyorsa Şubat’ın ilk haftası da Meclis gündemine getirilebilir. Çocukların hayatını seçim yatırımı yapamazsınız. Bu çok vahim bir durum. Bir çocuğun hayatı bile sizin tüm seçimlerinizden önemlidir. “

Previous post
Süleymaniye'ye uçuşlar yeniden başlatılıyor
Next post
HDP'li vekile "neden konuşmadın" fezlekesi