Ana SayfaManşetFaşizme direnen, toplama kampından kaçmayı başaran Ondina Peteani’nin hikayesi

Faşizme direnen, toplama kampından kaçmayı başaran Ondina Peteani’nin hikayesi

HABER MERKEZİ – Onun hikayesi tersane işçiliğinden mücadele meydanlarına, tutsaklığa ve toplama kamplarından kurtuluşa dek uzanıyor. Tarihten Kadın Portreleri’nde bu hafta, faşist işgale karşı İtalya’da direnişin bayrağını dalgalandıran Ondina Peteani var.

“Irkçılığın her türlüsüne karşı; sosyal, kültürel, dini ayrımcılığa ve istismara karşı. İnatla; şimdi ve daima: Direniş!”

Ondina Peteani, İtalya’nın Trieste ketinde 26 Nisan 1925 tarihinden dünyaya gelir.

Faşizmin tüm karanlığıyla ülkesini sardığı bir dönemde büyüyen Ondina, mücadeleyle 1942 yılında Monfalcone’de tersane işçisi olarak çalışırken tanışır.

Antifaşist saflarda yerini alan Ondina, bölgede faaliyet gösteren Sloven Kurtuluş Cephesi partizanlarıyla birlikte 1943 senesinde Garibaldi Birliği’ni kurar. Burada ‘Nathalia’ kod adını alan Ondina, birlik için kurye olarak çalışır. Partizanlara yiyecek ve haber ulaştırır.

Ondina ilk tutukluluğunu 2 Temmuz 1943’te yaşar. Ve 8 Eylül’de müttefiklerle ateşkes yapılana dek cezaevinde kalır.

İtalya’nın Nazi Almanyası tarafından işgali sırasında faşizme karşı savaşımını sürdüren Ondina, önemli görevler üstlenir.

8 Haziran 1943 sabahı, Ondina ve arkadaşlarının evleri Naziler tarafından sarılır. Ondina buradan kaçar ve tutuklanmaktan kurtulur. Bu süreçte iki kez tutuklanır ancak ikisinde de kaçmayı başarır. Ta ki 11 Şubat 1944’e kadar.

Yeniden tutuklanan Ondina, Auschwitz toplama kampına gönderilir. Ardındanda Ravensbrück’e nakledilir.

Ravensbrück’ten özgürlüğe kaçış

Ravensbrück’ten sonra Berlin yakınlarındaki Eberswalde’deki bir fabrikaya çalışması için gönderilir. Lakin Ondina mücadelesini burada da sürdürür. Çalışmayı yavaşlatarak üretimi sabote eder.

1945 yılının Nisan ayının ortalarında Ravensbrück’e geri gönderilen Ondina buradan kaçmayı başarır ve Doğu Avrupa üzerinden İtalya’ya döner.

Ondina dönüşün kendisinde yarattığı heyecanı şöyle anlatır:

“Eve dönmek heyecan vericiydi, duyarlılığımı ve kaybedilen insanlığımı geri kazanmak için zamanım vardı, ilk geri dönenlerden biriydim. Temmuz ayının ilk günü, 1300’ü geçen üç ay. Bir kilometreyi, Avrupa’da dizlerini, köprüyü, yolu ve sağlam demiryollarını içermeyen bir yerde.”

Ancak faşist koşullardan kurtulan Ondina, orada yaşadıklarını yaşam boyu ruhu ve fiziğinde taşıyacaktır. Bunu da şöyle dile getirecektir: “Bir rüyanın ne olduğunu bilmiyorum ama 1944’ten beri kabusun ne olduğunu çok iyi biliyorum.”

Fakat içinde baş ettiği zorluklar onun çalışmalarını ve azmini durdurmaz. İtalya’da ebe olarak çalışan Ondina, İtalyan Komünist Partisi’ne de çalışır. Sosyalist gençlerin toplanacağı bir mekan yaratır. Ve yine gençler için yurt içi ve dışında yaz kampları örgütler.

Ondina, Reggio Emilia demokratik hareketinin üyeleriyle birlikte kurulan eski direnişçilerin oluşturduğu İtalyan Ulusal Partizan Derneği’nin de aktif bir üyesi olur. Bir sendikada bölgesel sekreterliğini üstlenir.

Arkadaşı Gian Luigi Brusadin ile birlikte sanatçılar ve yayıncıların uğrak noktası haline gelen Editori Riuniti bir ajans kurar. Burası komünist yayıncılar çevresinde etkin olur.

Bir dönem anoreksiya hastalığı da geçiren Ondina’nın sağlık sorunları yaşı ilerledikçe artar. Amfizem hastalığı ile mücadele eden Ondina, 1991’den itibaren evinden çıkamaz hale gelir.

Ondina nam-ı diğer Nathalie, 3 Ocak 2003’te Trieste’de yaşamını yitirir.

77 yaşında aramızdan ayrılan Ondina’dan geriye son anına kadar yaşattığı mücadele azmi ve kararlığı kaldı.


Bu portrede, Queen Of The Neighborhood Kolektifi’nin hazırladığı ve Zeynep Bursa’nın Türkçeleştirdiği “Devrimci Kadınlar” kitabından ve pinchetti.net sitesinden yararlanılmıştır.
Previous post
TSK bombardımanı sonrası Irak Kürdistanı’nda eylemler
Next post
Yönetmen Nadine Labaki'nin gözünden "Kefernahum"