Ana SayfaYazarlarİbrahim AslanHDP’nin eş başkan adayları ve halkı temsil etmek – İbrahim Aslan

HDP’nin eş başkan adayları ve halkı temsil etmek – İbrahim Aslan


İbrahim Aslan


31 Mart’ta gerçekleştirilecek Yerel Yönetim Seçimlerine yaklaşık 2 ay kaldı. AKP-MHP ittifakı, CHP-İYİ Parti ittifakı, Saadet Partisi gibi sistemi var etmenin temsiliyetini ifade eden partiler, belediye başkan adaylarının büyük bir bölümünü açıkladı. Yapılan pazarlıklar sonucu söz konusu partiler arasında rant-talan piyasasına kimin adayının geleceği de pay edildi diyebiliriz.

Bu partilerin açıkladığı adaylar sizleri heyecanlandırdı mı bilmiyorum ama bende hiçbir heyecan yaratmadı. Son kertede bu partilerin hepsini -bazı tali yönleri hariç- bir kefeye koyabilirsiniz. Temsil ettikleri yer açık, üzerine fazla söz söylemeye de gerek yok. Bilen biliyor…

Gelelim asıl meselemize. Benim merakla beklediğim belediye başkan adayları değil belediye eş başkan adaylarını açıklayacak olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) idi. HDP de dün itibariyle özellikle Kürt il, ilçe ve beldelerinde belediye eş başkan adaylarının büyük bir bölümünü açıkladı.

Belediye eş başkan adayları içerisinde isimlerini bildiklerimiz, kamuoyunun tanıdığı ya da tanımadığı birçok kişi yer alıyor. Derdimiz isimler değil, öncelikle onu belirtelim. Ancak bu süreçte haklı bir davayı yürüttüğü için ağır bedellerle karşı karşıya bırakılan, eş genel başkanları, milletvekilleri, belediye başkanları, binlerce parti yöneticisi, üyesi ve sempatizanı tutuklanan, soruşturmalara maruz kalan, gözaltına alınan HDP’den belediye eş başkan adayı olanları isimlerine bakmaksızın cesaretlerinden dolayı tebrik ediyorum. Yine son üç yıldır her türlü saldırıya karşı ayakta duran, geri adım atmayan ve ezilenler-ötekiler için çalışma iddiasını sürdüren HDP’yi de tebrik ediyorum. Bu durum işin iyi yanı ve son derece önemli.

Ancak “dost acı söyler” tarihsel deneyimini esas alarak, gelelim asıl meselemize. HDP’den belediye eş başkan adayı olmak, milletvekili olmak ne anlama geliyor? “Halkı temsiliyet” için öne çıkanların önünde duran asıl görev nedir, ona bakalım.

HDP’den belediye eş başkan adayı olmak; makam-mevki-para-rant için değil ağır bir saldırı altında olan, tüm hakları elinden alınmak istenen bir halkın temsiliyetine aday olmaktır.

HDP’den belediye eş başkan adayı olmak; makam araçlarına, lüks bir yaşama aday olmak değil yıkılan Sur’u, Cizre’yi, Şırnak’ı, Silopi’yi, Nusaybin’i, Yüksekova’yı yeniden inşa etmektir.

HDP’den belediye eş başkan adayı olmak; kayyum atanan Kürt belediyelerinde adeta tarumar edilen, kimliğe dair, kadına dair, kültüre dair tüm kurumları yeniden var etmek ve bunlar için gecesini gündüzüne katarak çalışmaktır.

HDP’den belediye eş başkan adayı olmak; kayyumlarla birlikte daha fazla işsizliğe ve yoksulluğa mahkum edilen ve açlığı kullanılarak “terbiye” edilmeye çalışılan insanları için çalışma alanları yaratmak, bu insanların İş-Kur gibi kurumlarla kırılan onurlarını tekrardan tamir etmektir.

HDP’den belediye eş başkanı adayı olmak; hala çocuklarının kemiklerini arayan, çocuklarının kemikleri mezarlardan çıkarılan bir halkı temsil etmek ve o halk ile birlikte o mezarları yeniden inşa etmek ve Bekir Kaya gibi halkının acılarına gözyaşı dökebilmektir.

HDP’den belediye eş başkan adayı olmak; Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, İdris Baluken, Gültan Kışanak, Sebahat Tuncel, Nurhayat Altun, Ferhat Encü, Sırrı Süreyya Önder, Bekir Kaya, Aysel Tuğluk, Selma Irmak, Çağlar Demirel,… ve daha onlarca HDP seçilmişi, HDP yönetici ve üyesi gibi halkın çıkarları için parmaklıklar arasında yaşamak zorunda bırakılmaya aday olmaktır.

Ve HDP’den belediye eş başkan adayı olmak; fazla söze gerek bırakmayacak bir gerçeklikle gün gibi 77 gündür karşımızda durmaktadır. HDP’de halkı temsil iddiasında olmak halkının talepleri için, tecrit ve insanlık dışı uygulamalara karşı 77 gündür bedenini açlık grevine yatıran Leyla Güven olabilmektir. Kim iddia edebilir ki “Leyla Güven Meclis kürsüsünde konuşturulmuyor diye halkını temsil etmiyor” diye.

Bana sorarsanız, hukuk dışı bir şekilde cezaevinde tutulan, hakları elinden alınan Leyla Güven, 77 gündür temsilcisi olduğu halkın taleplerini, HDP’nin vekillerinin tamamından daha ileri düzeyde dile getiriyor. Söylediği söz, 5 yıllık vekillik dönemi içerisinde geçip gitmeyecek, halkın temsilci olmanın ne demek olduğunu tarihe not düşerek gösterecek.

Evet, HDP’den temsiliyet iddiasında olanlar, bunun için eş başkanlığa aday olanların önünde duran asıl konu açıktır. Neyi temsil edecekleri, hangi yükü taşıyacakları nettir. Eş başkan adayları belirlenirken mutlaka eksiklikler olmuştur, hatalar olmuştur, her şey yerli yerinde gibi bir durumun söz konusu olduğunu düşünmüyorum.

Ancak artık açıklanan belediye eş başkan adaylarının çıktıkları yol bellidir. Makam aracıyla gidilen düz asfalt bir yol değil, taşlı, dikenli, çamurlu, engebeli zor bir yoldur. Bu yolda düşenler, tökezleyenler, başka yollara sapanlar olacaktır. Bunu da reddetmiyorum ancak halkı temsil edecek olanlar bu zorlu yolu geçebilirlerse 5 yıllık dönem için değil gelecek için mazbatalarını halktan alacaklardır.

Zorlu yola aday olan ve bunu layıkıyla neticelendirecek olanların yolu açık olsun…