Ana SayfaManşetMor Çatı: İstismara af getirilemez, bir çocuğun evlendirilmesi şiddet eylemidir

Mor Çatı: İstismara af getirilemez, bir çocuğun evlendirilmesi şiddet eylemidir

HABER MERKEZİ – Mor Çatı, çocuk yaşta zorla evliliklere af getirmeyi öngören düzenlemeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Söz konusu düzenleme bir cezasızlık hali olduğu gibi çocuk istismarcılarına ve erken yaşta evlilik yanlılarına cesaret ve teşvik sağlamaktadır. Bir çocuğun evlendirilmesi şiddet eylemidir” ifadelerini kullandı.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, çocuk yaşta zorla evliliklerin cinsel istismar kapsamından çıkarılmasını ve bu suçtan yargılananlara af getirilmesini öngören düzenlemeye ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Cinsel istismarın her koşulda suç olduğu vurgulanan açıklamada, “Çocukların evlendirilmesi her koşulda suçtur” denildi.

Söz konusu düzenlemenin bir cezasızlık hali olduğu vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Söz konusu düzenleme bir cezasızlık hali olduğu gibi çocuk istismarcılarına ve erken yaşta evlilik yanlılarına cesaret ve teşvik sağlamaktadır. Bir çocuğun evlendirilmesi şiddet eylemidir. Cebir, şiddet ve tecavüz yoluyla zorla evlendirmeyi bir istisna olarak tanımlamak, cinsel istismar ve erken yaşta evliliğin her koşulda cebir, şiddet ve tecavüz içeren bir zorlama durumu olduğunu inkâr etmek demektir.”

‘Çocuk istismarını görmezden gelmeyi teşvik ediyor’

Ceza Kanunu’nda yer alan maddeye dikkat çeken Mor Çatı açıklamasında şu noktalara vurgu yaptı:

“Ceza Kanunu’na göre çocukların fiziksel, cinsel veya duygusal yönden istismarı hakkında ihbar yükümlülüğü tanımlanmaktadır ve bu ihbarda bulunmayan kişilere ceza düzenlenmektedir. Oysaki önerge, bu maddenin aksine çocuğun istismarı suçunda sadece faile değil, suça azmettirenler veya işlenişine yardım edenlere de ceza affı getirmeyi planlamaktadır! Bu durumun çocuk istismarını görmezden gelmeyi teşvik ettiği çok açıktır.

Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi’nin 14. maddesi gereği, devlet, faillerin değil, mağdurların kısa ve uzun vadede fiziksel ve psiko-sosyal iyileşmelerine yardımcı olmak üzere gerekli yasal veya diğer tedbirleri almakla yükümlüdür. Failleri cezasız bırakmayı değil, suça ilişkin etkin bir soruşturma, kovuşturma yapmayı ve asıl suçtan zarar görenin yanında olmayı hedeflemelidir.

Tecavüz ve istismarcıları cezasızlaştırmaya çalışmaktan derhal vazgeçilmeli, bu konuya ilişkin bir af düzenlemek yerine, çocukları cinsel davranışa yönlendiren, buna kolaylık sağlayan, teşvik eden ve zorlayan kişilerin cezalandırılmasına ilişkin düzenleme derhal yapılmalı, erken yaşta ve zorla evlendirme resmi ve dini nikahı da kapsayacak şekilde Ceza Kanunu’nda hiçbir yasal boşluğa yer vermeden suç olarak düzenlenmelidir!”