Ana SayfaÇalışma Yaşamı‘Sermaye saldırılarına işçilerin yanıtı fiili mücadele olmalı’

‘Sermaye saldırılarına işçilerin yanıtı fiili mücadele olmalı’

HABER MERKEZİ – İşçi sağlığı ve iş güvenliği talebiyle yapmak istedikleri basın açıklaması gerekçe gösterilerek açılan davada 4 yıl hapis cezasına çarptırılan Enerji-Sen Genel Sekreteri Süleyman Keskin, konu iş güvenliği olduğunda Çalışma Bakanlığı yerine Adalet Bakanlığı’nın devreye girerek ‘yaşama hakkı talep edenlerin cezalandırıldığı’nı söyledi. Keskin, ‘Sermaye saldırılarına karşı fiili mücadele’nin önemine de vurgu yaptı.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği talebiyle Beyoğlu Sosyal Güvenlik Merkezi önünde gerçekleştirilen protesto eylemi gerekçe gösterilerek açılan davada ceza alan işçiler arasında yer alan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Elektrik, Gaz, Su, Baraj Çalışanları Sendikası (Enerji-Sen) Genel Sekreteri Süleyman Keskin, sektördeki çalışma koşulları ile haklarındaki dava sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

webiz’de Kıvanç Eliaçık’ın sunduğu “Grev Gözcüsü” isimli programa konuk olan Keskin, Soma Katliamı ve Torunlar Center’daki iş cinayetleri ardından yapmak istedikleri basın açıklaması nedeniyle haklarında dava açıldığını söyledi.

“Gözaltı süreci ve dava ile karşıya karşıya kaldık. Üzerinden 4-5 yıl geçmesinin üzerinden işçi arkadaşlarımıza ertelemeksizin üç yıl dört ay, bana ise 4 yıl hapis cezası verildi. “

Keskin, bu süreçle ilgili kendilerine verilen mesajı ise şöyle özetledi:

“Çalışma Bakanlığı’nın devreye girip çözüm üretmesi yerine Adalet Bakanlığı’nın devreye girip yaşama hakkı talep edenlerin cezalandırıldığı bir süreçteyiz. Ben bu cezamdan onur duyuyorum.”

İş cinayetleri artıyor

Enerji-Sen Genel Sekreteri, sektördeki taşeronlaşmanın su, elektrik ve doğalgazın kamuda bulunduğu günlerden bugüne uzandığını vurguladı.

Bugüne baktığımızda işçi güvenliğinin hiçe sayıldığını, işçilerin yoğun emek sömürüsüne maruz bırakıldığını, ücretlere olumlu yansımaların görülmediğini belirten Keskin, yaşanan diğer sıkıntıları şu başlıklarla sıraladı:

  • İş kolundaki iş cinayetlerinde son 2-3 yılda yüzde 50’lik artış var
  • İki kişilik iş bir kişiye yükleniyor
  • Toplu iş sözleşmelerindeki kararlara uyulmuyor
  • Önceden kent fark etmeksizin her yerde aynı ücret alınırken,  şimdi ‘kadrolu’ bir çalışma düzenine geçildi ve asgari ücretin bir tık üzerindeki ücretle çalışıldığı koşullara resmiyet kazandırıldı

Keskin, ayrıca alınan iş güvenliği önlemlerinin yetersizliğini, “Eldivensiz çalışmak daha iyi olabilir. Yanmaz eldiven verilmesi gerekirken nalburlarda satılan ince eldivenlerden veriliyor. Son olarak porselen kontrol kalemi istiyoruz dedik, buna cevapları işçileri işten atmak oldu” sözleriyle anlattı.

‘Sermaye saldırılarına karşı fiili mücadele’

Bayburt gibi sendikal mücadelenin yoğun olmadığı kentlerde dahil olmak üzere birçok bölgede sendikal faaliyet sürdürdüklerini belirten Keskin, işçilerin emek sömürüsünün yanı sıra ‘onursuzlaştırma’yla da karşı karşıya olduğunu kaydetti.

Keskin, işçi sağlığı ve güvenliğinin yanı sıra işçilerin demokratik taleplerinin sendikalar için ana gündem maddesi olduğunu belirtirken, sermayenin saldırılarına karşı işçilerin hayatta kalma mücadelesinin de artık öne çıkan başlıklardan biri olduğunu söylüyor.

Keskin son olarak var olan toplu iş sözleşmelerine ek protokoller eklenerek durumun iyileştirebileceğini söylüyor.

“İşçiler var olan enflasyon karşısında ek ücret talep ettiğinde karşılık verilmiyor, ama yan yana geldiğimizde fiili mücadeleyle beraber bunlar hayata geçebiliyor ve bizim pratiğimiz de bunu gösteriyor.”


webiz’deki programın tamamını aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz.


Twitter

Facebook

Youtube