Ana SayfaÇalışma YaşamıTürk Telekom çağrı merkezindeki kadın işçiler anlatıyor: ‘Baskı had safhada’

Türk Telekom çağrı merkezindeki kadın işçiler anlatıyor: ‘Baskı had safhada’

HABER MERKEZİ – Türk Telekom çağrı merkezindeki çalışma düzenini anlatan kadın işçiler, psikolojik şiddetten mobbinge kadar çeşitli baskı mekanizmalarına maruz kaldıklarını söylüyor. İşçilerin aktardığına göre bu düzene karşı hak talebinde bulunanlar ise işten çıkarılıyor.

Türk Telekom çağrı merkezinde çalışan kadın işçiler, iş yerinde maruz kaldıkları baskıyı Evrensel’den Burcu Yıldırım’a anlattı.

Habere göre asgari ücret artı prim ile çalışan işçiler, mobbinge, tehdide ve emek sömürüsüne maruz kalıyor.

Psikolojik baskı ve mobbing

İşçilerden Fatma*, durumu “Stres sıkıntı had safhada” sözleriyle özetliyor ve “Aile hayatına da yansıyor bu durum. Özel hayatımızda en ufak bir şeyde parlama ile yaşadığımız stres su yüzüne çıkıyor” diye ekliyor.

Vardiyalı olarak çalışan Elif ise, işyerinde kendisini robot gibi hissettiğini söylüyor.

Haftalık değişen vardiyanın önceden haber edilmediğini, hasta olduğu için vardiyaya gelemeyenlere ücretsiz izin dahi verilmediğini aktaran Elif, devamla şunları kaydediyor:

“Rapor almak durumunda kaldılar ve bundan ötürü performans primleri gitti. Ücretsiz izin vermemek için de herkes topu birbirine atıyor. Şu anda bizim bir günlük rapor almamız 2 aylık prim almamamız anlamına geliyor. Mesela bu gibi durumlarda 10 günden az da rapor alamıyoruz. Hastalık, rahatsızlık gibi konularda hiç yardımcı olmuyorlar. Sabah 1 dakika geç kalınca, o sabah giriş yapılmıyor böylece performansı etkiliyor.”

Psikolojik baskıya da maruz kaldıklarını söyleyen Elif, “Sanki çıkınca başka hiçbir iş yapamayacakmışız gibi konuşuyorlar. Bir yandan kendimizi değersiz hissediyoruz bir yandan da yaşanan işsizlik nedeniyle torpille işe girmek için bekleyen bir sürü insan var” diye konuşuyor ve ekliyor:

“Yıllık iznimizi verirken bile yasal hakkımız değilmiş gibi davranıyorlar. Sanki bize hayrına izin veriyorlarmış gibi davranıyorlar. Neden böyle davrandıklarını sorduğumuzda ise isimlerimiz not alınıyor ve bir daha izin için gittiğimiz zaman daha da keyfi davranmakla tehdit ediyorlar.

“İşten atılan kişilerin özel eşyalarını bile toplamasına izin vermiyorlar. O an yerinden biri kalkarsa tutanak tutuyorlar. Bu şekilde olabilecek her şeyin önüne geçiyorlar ve insanların gözünü korkutuyorlar.”

Hak talebinde bulunanlar işten çıkarılıyor

Ayşe ise ücretlerin iyileştirilmesi için ve primlerinin yatırılmamasına karşı toplu olarak dilekçe verdikleri için işten atılmış.

14 yıldır çalışan Ayşe, 118, ADSL destek hattı, RTÜK iletişim hattı ve kurumsal birimlerde çalıştığını ifade ederek, “Bizi yüz kızartıcı suçtan attıkları için birçok hakkımızın da önünü kapamış oldular. Eğer davayı kazanmamış olsaydık ciddi sorunlar yaşayabilirdik, bu anlamda sicilimizi bozabilirlerdi. Ama dava sürecinde geçerli sebepleri sunamadıkları için açtığımız davayı kazandık. Sendikalıyız ama çoğunluk olmadığımız için işverenimiz kabul etmiyor” diyor.

Ayşe, son olarak “Bir de sendikalaşmanın önüne geçmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ufacık bir harekette başta kim varsa onu atıyorlar ve bu iş yıllarca böyle devam ediyor” diye ekliyor.


Haberde iş yerindeki koşullar nedeniyle işçilerin gerçek isimlerine yer verilmediği belirtilmiştir.
Previous post
Cari denge Kasım'da da fazla verdi
Next post
'İntihar etti' denilerek hastaneye bırakılan Gül Karataş'ın avukatları: Vücudunda şiddet bulguları var